www.bursadameydan.com
Seçime artık sayılı saatler kaldı.
Heyecan giderek doruk noktasına erişmiş durumda.
Başta Büyükşehir olmak üzere ilçelerdeki başkanlık yarışı AK Parti ile CHP arasında geçecek.
Alinur Aktaş AK Parti adayı olarak, Mustafa Bozbey  ise partisi CHP adayı olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışının baş aktörleri olarak toplumun her kesiminden oy almak için gece gündüz demeden çalışıyor.
Her iki adayda, projeleri, taahhütleri, verdikleri söz ve ziyaretleriyle, seçmenin gönlünü almaya çalıyor.
Bu çaba seçim yasaklarının başlayacağı son 48 saat kalana kadar şüphesiz kesintisiz devam edecek.
 Bu yarışın arka planında ise MHP, AK Parti ile yola çıkarken, İP doğrudan, Saadet ve HDP de harici destekleriyle CHP cephesinde yer almakta.
Elbette bir kez daha detaylı anlatacak değilim.
Alinur Aktaş açıkladığı her biri Bursa’nın geleceği açısından son derece iddialı projelerinin hemen hepsi gerek mali-bütçeleme portresi gerekse bilimsel teknik ve teknolojik donanımlarıyla planlanmış olması kamuoyundan kabul gördü ve çok beğenildi.
Başkan Aktaş’ın siyasi ve insani kişiliği, kısa sürede Bursa’da gerçekleştirdiği hizmetler, vatandaşa dokunan samimi anlayışı ile her kesimin gönlünde özel bir yer edinmiş durumda.
Merkez kabul edilen ilçelere bakıldığında,
Mustafa Dündar, kendi deyimiyle “Ustalık döneminde” girdiği yarışta yılların verdiği tecrübe ve hizmetleriyle hayata geçirdiği dev projeleriyle artık bir armada.
CHP’nin kalesi olan Nilüfer’de Necati Şahin iddialı çalışıyor, sonuca da çok yakın bir görüntü veriyor. Oktay Yılmaz ise  “Belediye İşi Gönül İşi” anlayışı ile başlatılan hizmet seferberliğinde Yıldırım’ın yeni güler yüzü olarak takdir topluyor.
Gelinen bu noktada, tablo giderek netleşmiş görünüyor.
Zira;                                                                                     
Sokaklar, meydanlar,
siyasi çevrelerdeki  kulisler,
medya organlarında çıkan haber ve köşe yazılarındaki yorumlar,
Seçmenin (vatandaşın) algısında oluşan tercih ve karar bu netleşmenin ana paritelerini bize sunuyor.
Dahası;
Siyasi kişiliğine ve samimiyetine güvendiğim CHP’li bir dostumun bir cümlesi aslında her şeyi anlatıyor olması bakımından anlamlı.
CHP’li dostum özel bir sohbetimizde dedi ki;
 “…Biz çok iyi bir çıkış yaptık, çıtayı yükselttik. İyi bir aday ile iyi bir rüzgar estirdik, ama arzuladığımız hedefe erişmemiz yine de sıkıntılı”
Dostum bu görüşünü perçinlemek için ise daha kısa bir cümle ekledi sözlerine;
AK Parti Bursa’da nasıl olsa bunu da kazanır
Söylediği şu, Bursa’da toplum ve seçmende AK Parti’nin kazanacağına dair özellikle Başkan Alinur Aktaş’ın şahsında güçlü bir algı ve izlenim olduğuna vurgu yaptı.
Bu görüşe yazarınız olarak ben de katılıyorum.
Oysa “Martın sonu Bahar” sloganıyla sahaya inen muhalefet cephesinin baş aktörü CHP’de hayal esintileri devam ediyor.
“Bursa artık AK Parti’nin kalesi değil”
“Bu seçimlerde iktidar ilk kez kaybedecek”
Hayal perdesini biraz daha genişleten muhalefet
“AK Parti ve Cumhur İttifakı Bursa dahil büyük kentleri kaybedebilir” 
Noktasına kadar taşımayı da ihmal etmiyor
AK Parti’nin ise 16 yılda 12 seçim zaferi kazandığını unutuyorlar.
Bursa yerel seçim verileri bunun en güzel örneklerini sergiliyor.
AK Parti Yerel yönetim zaferlerine 2004 yılında en yakın rakibi gösterilen CHP’nin aldığı 16,1 oy oranının 3 katı olan yüzde 45,7 oy ile başladı. Bunu 2009’da yapılan yerel seçimlerde mevcut oyunu da artırarak yüzde 47,30 seviyesine çıkarmayı başaran AK Parti, son yerel seçim olan 2014’de yine oy oranını 3 puan daha artırarak yüzde 49.52 oy seviyesiyle yenilmezliğini bir kez daha kanıtladı.
Bu veriler gösteriyor ki,
AK Parti Alinur Aktaş ile çıktığı Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışında pazar günü yapılacak seçimde bir kez daha, hem hizmet çıtasını hem de oy oranını yüzde 50’nin üzerine taşıyarak ezici ve erişilmez bir rekora imza atacağını söylemek müneccimlik olmaz. 
 

AK Parti’nin seçim zaferlerinde büyük ölçüde yerel yönetimlerde ortaya koyduğu hizmet odaklı vizyon etkili olmakla birlikte, muhalefet partilerinin alternatif bir belediyecilik anlayışı geliştirememesi de ciddi bir rol oynamaktadır.

 
İşte AK Parti, 2002'de başlayan hem genel hem de yerelde iktidar olma zaferleriyle taçlandırdığı başarı öyküsü:
 
14 Ağustos 2001’de Recep Tayyip Erdoğan genel başkanlığında kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi seçimlere ilk defa 3 Kasım 2002’de girdi. O günden bu yana 5 genel, 3 yerel, 3 referandum, 1 cumhurbaşkanlığı seçimi dahil 12 seçim boyunca başarı grafiğini yükselterek korumayı başardı.
Bursa muhalefet kanadı 16 yıldır AK Parti karşısında ciddi bir varlık gösteremedi.
Bugün bile, sandıkların seçmenin önüne konulmasına saatler kala muhalefet bir yandan AK Parti’nin Alinur Aktaş ile çıktığı 4. zafer yolculuğunda kaybedeceğini hesap ederek ömür tüketirken, öte yandan böyle bir rüyanın düşlerini görmekle meşguller.
CHP’li dostumuzun ciddi uyarısını hatırlatarak,
Muhalefetin yol haritasını hazırlayanlara,
“Hayal kurmayın, artık gerçekleri görün”
Demenin tam zamanıdır.
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner111