www.bursadameydan.com
Bildiklerimizle yol almaya çalışıyoruz. Öğrenmek istiyoruz, okuyoruz, uzmanları dinliyoruz
ama hayatımızı değiştiremiyoruz. Bir süre idare ediyoruz sadece. Sonra bir bakıyoruz aynı
bunalımın içindeyiz. Geçtiğimiz gün bir tanıdığımla sohbet ederken yakaladım yaptığı
uygulamanın bir süre idare ettiğini fakat gerçek çözüm olmadığını hayatının, düşüncelerinin
yine eskisine döndüğünden bahsediyordu. Yaşam standartlarımızı yükseltmek, olumsuz
düşüncelerden kurtulmak hepimizin arzusudur. Daha mutlu, daha huzurlu, daha etkisiz bir
hayat istiyoruz. Yeni bir şeye başladığımızda bir anda iştahımız kabarıyor fakat devam
edemiyoruz. Çünkü gerçek amacımızın ne olduğunu bilmiyoruz. Şu an okuduğum kitapta
“Sonsuz hayatın seyrinde her şey maksattır, insan amaçtır” diyor. Amacın anlamını
saygıdeğerliğin tümü olarak açıyor. Peki hayatımızı kime, kimlere karşı saygıdeğer olmak için
geçiriyoruz? “Hayatın seyrinde her şey maksattır” yani elde etmek istediğimiz maddelerin
tümüdür. Aslında bize hizmet etmek için var olanlara kendimizi adamamızı anlatıyor. Almak
istediğimiz ev, araba, elbise, iyi bir iş, elde etmek istediğimiz maddi şeyler. Bunlar için
sinirlendiğimiz, üzüldüğümüz, hayal kırıklığı yaşadığımız zamanlar olmuyor mu? Yani bizim
yaptığımız şey canımızı sıkıyor. Neticesinde hepsini bulanda, üretende insan ama bizler onun
altındaymışız gibi davranıyoruz. Asıl amaç insanın rahatını sağlamakken, elde etmek
istediklerimiz gösteriş yapmak için kullanmaya geçmişiz. İyi bir çevre edinmek için arkadaş
edinmişiz, dışlanmamak için kendimize sevgili bulmuşuz, ne kadar başarılı desinler diye
çalışmışız, bulunduğumuz ortama yakışmak için giyinmişiz ve daha bir sürü sebebimiz olmuş
kendimizi madde ile beğendirmeye çalışmamızın. Bütün yüzeysel ilişkilerimizin içinde
kendimize olan samimiyetimizi kaybetmişiz.
Bizim amacımız madde kazanmaya kalkınca kendimiz olmaktan vazgeçiyoruz aslında.
Yaptığımız işi kendimiz için yapmak, giydiğimiz elbiseyi kendimiz için giymek, sevdiğimiz
kişilere dayanmadan, beklentiye girmeden sadece bizimle oldukları için beraber olmak,
olması gerektiği gibi değil olmak istediğimiz gibi olmak amacımız olsun.
İnsanın amaçlığı, tüm maddeye hakim olması, yönetmesinden gelir. Bizler maddenin peşinde
koşarak onlara muhtaç olduğumuz hissi ile hareket ediyoruz. Umurumda değil diyoruz ama
geçemizi gündüzümüzü maddi kaygılarla geçiriyoruz. Yani bizim ürettiğimizi kendimizden
üstün tutuyoruz. Madde yaşam standartlarımızı oturtmakta önemli rol oynar ama gecemizi
gündüzümüzü düşüncelerle geçirip, kendimizi “zengin olursam beni sayarlar, onlar gibi
davranmazsam ya da giyinmezsem dışlanırım” sözleriyle kandırırsak büyük sıkıntı. Bunun
kimse farkına da varmayabilir ama kendi içimizde kendimiz çok büyük bir bunalımın içinde
değil miyiz? Amacımızı belirleyelim. Kimse için değil kendimiz için. Bize yakışan hal
hareketlerle yani her şey bize özgü olsun. O zaman gerçekten ne istediğimizi bulacak sadeliğe
doğru ilerleriz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner92