www.bursadameydan.com
Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyi ile Fırat’ın doğusuna yapmayı planladığı askeri harekâtın başlaması an meselesi.
Şimdiye kadar ABD’nin ayak sürtmesinden dolayı harekât bir türlü başlatılamıyordu.
Türkiye uzun süredir bütün diplomatik yolları denedi ama sonuç alamadı.
Bu konuda ABD son derece samimiyetsiz davrandı.
Bunun üzerine Türkiye, gerekirse tek başına bu harekâtı yapacağını ilân ederek adeta meydan okudu.
ABD mesajı almıştı.
Son olarak Erdoğan’ın başkan Trump ile yaptığı telefon görüşmesinden sonra ABD geri adım attı.
ABD tarafından yapılan açıklamada; harekâta ve güvenli bölge konusuna destek vermeyeceklerini ama engel de olmayacaklarını açıkladılar.
Bu konuda nötr bir tavır takınacaklarını dile getirdiler.
Ama bu ABD’ye güvenilmez.
Şimdiye kadar tırlar dolusu silah gönderen ABD’nin tekrar el altından silah göndermeyeceğini kim garanti edebilir?
Bununla birlikte Türkiye’ye bir sorumluluk yüklemeyi de ihmal etmediler.
O da; bölgede geçen iki yıl boyunca yakalanmış olan 10 bin civarındaki DEAŞ’lı teröristten de bundan böyle Türkiye’nin sorumlu olacağı konusu.
Bu konuda herhangi bir anlaşma olamamasına rağmen bu belayı Türkiye’nin başına sarmak istemeleri konusunda da temkinli davranmak gerekiyor.
Bunun hemen akabinde de ABD askeri birlikleri bölgeden çekilmeye başladı. Çünkü harekâtın şimdiye kadar başlatılamamasının altında yatan en önemli sebep Türk askerleri ile ABD askerlerinin karşı karşıya gelmelerinin istenmemesi olmuştur.
Şimdi bu engel de kalktığına göre harekâtın başlaması an meselesidir.
 ***
Fırat’ın doğusundaki YPG/PKK varlığına yönelik askeri operasyon Türkiye açısından kaçınılmaz hâle gelmişti.
Türkiye’nin güvenliğine yönelik saldırılarda bulunan bu örgüt ile mücadele sadece yurtiçi ile sınırlı olamaz.
Anadolu’nun güvenliği buralardan başlıyor.
Yurtiçinde olduğu gibi sınırların dışında da mücadele edilmesi terörle mücadelenin vazgeçilmez bir unsurudur.
Türkiye bu çerçevede gerek Irak ve gerekse de Suriye topraklarındaki terörist unsurlara karşı operasyonları zaten gerçekleştiriyordu.
Sonuç olarak Türkiye, Türkiye sınırlarının ötesindeki terör örgütlerine operasyon yaparak bu bölgeye barış ve huzur getirmeye çalışıyor. Terörden arındırılacak bu bölgenin belli kısımlarına Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin yerleştirilmesi yoluyla sırtındaki bu ağır yükü de hafifletmeyi düşünüyor. Bu konuda mülteci sorunundan ciddi şekilde etkilenen Avrupa’nın desteği de çok önemli olacaktır.
Umalım ki bu sefer Avrupa, terör örgütlerine destek verme yolunu değil de mülteciler için güvenli bölge oluşturmayı hedefleyen operasyona destek vermeyi tercih eder.
 ***
Bu konuda iç siyasete baktığımızda ise CHP’nin o her şeye karşı muhalif tavrını bu konuda da görmek mümkün.
CHP tarafından yapılan açıklamada, Mehmetçiklerimizin neden oralarda şehit düşecekleri konusu sorgulanmakta, Ortadoğu bataklığına girmememiz ileri sürülmektedir.
Ama terör belasından nasıl kurtulacağımız konusunda en ufak bir fikirleri yoktur.
Çünkü zamanında HADEP’lileri TBMM’ne sokan CHP olmuştur.
 ***
Türkiye geldiği nokta itibarı ile istediği zaman istediği yere askeri harekât yapabilecek güce ulaşmıştır.
ABD’nin ve diğer ülkelerin çabaları da nafile bir uğraş olmaktan öteye geçemeyecektir.
İşte gördünüz; ABD Türkiye’nin gücünden ve Türk askerinden çekindiği için kendi askerlerini tıpış tıpış geri çekmiştir.
Harekât olacaktır.
Velev ki birileri istemeseler de…
 
 
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.