www.bursadameydan.com
Darbeler söz konusu olunca gayet zengin olan bir tarihimiz var. Her yükselişe geçildiğinde durmamız gereken yeri gösteren güçler oldu, olmaya devam ediyor. 15 Temmuz darbe girişimin en acı tarafı kendileri tankla, tüfekle ilerleyen canilerin kendi halkına ateş etmesi, tankları üzerine sürmesiydi.
15 Temmuz 2016 Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde Fetullahçı Terör Örgütü’ne mensup bir grup askerin darbe girişimiyle karşı karşıya kaldığımız bir geceydi. İstanbul’da Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi köprülerinin işgaliyle başlayan süreç TRT’de zorla bildirim okutulmasıyla devam etti. TBMM’yi ve Külliye’yi bombalama, MİT, Genelkurmay Başkanlığı, Özel Harekat Komutanlığı, belediyelere, kamu kurumlarına, birçok yayın kuruluşuna işgal edilmeye çalışıldı. Darbeyi önleme amacıyla 249 vatandaşımız şehit oldu.
Bu milletin bütünlüğünü istemeyenler Gezi Parkı olaylarında birleştiler, 17 – 25 Aralık sürecinde ilişkileri iyice ayyuka çıktı. Montajlanan tapeleri okurken pek bir mutluydular. Bunların hepsi kabul edilirdi ama 15 Temmuzda yaşadığımıza “Kontrollü Darbe Girişimi” denmesi şehitlerimize ve gazilerimize karşı büyük hadsizlikti. Her fırsatta Batı’nın istekleri dillendirenler, kuklası olanlar bunu söyledi hadi onların çıkarları makam, mevki peki bu milletin içinden çıkanlar 15 Temmuz’u nasıl kontrollü darbe olarak nitelendiriyor. Tüylerimiz diken diken olmadı mı havuzda abdest alıp şahadete koşanlar karşısında, tanklara karşı elinde bayrağı ile koşanlara, eşini, annesini, çocuğunu evinde bırakıp vatanı kurtarmaya gidenlerin karşısında. Üzerlerine kurşun sıkılırken gül bahçesine gider gibi zalimin üstüne koşanlardan olmak istemedik mi?  Tank kullanmayı bilmeden, tanklar kullanılmadı mı o gece. Tarlasında mahsulünü yakarak uçakların kalkmasına engel olunmadı mı? Ömer Halisdemir şehit olacağını bile bile yürümedi mi o koridordan. Bunlar sıradan duygularla yapılabilir mi? Vatan, millet, bayrak, Allah aşkıyla dolan insanların yapabildiğini, bu duygulardan yoksun olanların aklı havsalası alamıyor. Bu büyük destana şahidiz unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu milleti esir alamazlar, bu millete boyun eğdiremezler. Bu millet feraset sahibidir, kendinden olmayanı kabul etmez. Abdulkadir Duru’nun dediği gibi “Başka milletlere özenen, özendiğinin köleliğinden kurtulamaz” bu kafada olanların gözlerine perde inmiş, şirazeleri kaymış. Ümidimizi kesmeyiz biz doğru yolda ilerlediğimiz sürece kabul etmek mecburiyetinde kalacaklardır.
Bizim sahibimiz Allah’tır, gücümüzü aldığımız tek yerdir. Başka güç, başka inanç, başka yol bilmeyiz. Her girişimlerini hüsranla sonuçlandırırız. Bizi durduramazlar, biz yüzyıl önceki ayarlarımıza döndük kendi milletimden başka millet, kendi bayrağımdan başka bayrak, kendi devletimden başka devlet kabul etmiyorum. Bizden kültürümüzü, değerlerimizi çalanlara inat, birliğimizle dimdik ayaktayız çok şükür.
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner111