www.bursadameydan.com
FLAŞ HABER

10 Kasım 2020 Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk başkomutanımızın bedeninin aramızdan ayrılışının 82 yıl dönümüydü. Onu yıllarca anarken anlayan büyük Türk milleti, anlamak istemeyenlerin yanlış yolda olduklarını, bir gün onlar da başlarını taşa çarptıklarında onun ilke ve inkılâplarını anlayacaklarını sabırla bekledi. Çünkü ulu önder hayatında iken şu sözlerini inanarak ve geleceği görerek söylemişti. 

“Türk Milletinin karakterine en uygun rejim cumhuriyet rejimidir. Benin naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ancak Cumhuriyet ilel ebet payidar kalacaktır” 

Onun devrimci, ilerici düşünceleri dünyada takdir toplarken ülkemizde bazı manda, saltanat özlemcileri tarafından manevi huzuru saldırılara maruz kalmıştır. 

Çok şükür ki vefatının 82 yıl dönümü ülke genelinde ve dış temsilciliklerimizde mevcut virüse rağmen törenlerle anılmış, manevi huzurunda onu anlayarak saygı duruşunda bulunuldu. Cumhurbaşkanlığı köşkündeki anma töreninde Sayın Cumhurbaşkanın konuşmasında, onu tam unvan ve adları soyadı ile anması bu millet uyanıyor dedirtti bana. 

Neyse ulu önderi birkaç cümle ile andıktan sonra geçelim mutlulukların paylaşıldıkça çoğaldığı bölüme. 

        Dile kolay Tam 28 yıl sonra özgürlüğe kavuşmak. Ancak bunu gidin de o yılları yaşayanlara sorun bakalım bizim dile kolay dediğimiz yıllar o kadar kolay geçmiş mi? 

Hasretliğin ne olduğunu bilen birisi ve onlarla bunu yaşayan birisi olarak o anıları Nasrettin hocanın damdan düşen varsa aranızda o gelsin benim yanıma sözü ile anlatmak yeter. 

        Yıl 1992 Şubat ayının 25 -26 sına bağlayan gece. Gözü dönmüş ermeni askerleri Hocalı kasabasını basarlar.82 çocuk,106 sı kadın toplan 613 Azeri Türkünü çeşitli insanlık dışı işkencelerle katlederler. 

Dünya sesizdir. Çiçeği burnunda Azeri devletinin bu güçlere karşı koyacak askeri yapılanması yeterli değildir. Ne yazık ki zaman Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri olaylara iki devlet arasında olan olaylar olarak değerlendirmekle yetinmiştir. 

Biz bir millet iki devletiz diyen Haydar Aliev 12.12.2003 yılında bir millet iki devlet sözüne karşılık Türkiye den beklediği sıcaklığı göremeden vefat eder. 

Bu katliam ve Azerbaycan toprağı olan Karabağ bölgesi 30 yıl Ermeni işgali altında kalır. Yavaş, yavaş iktisadi ve askeri gücünü kazanmaya başlayan Azerbaycan devlet yöneticileri ve tarafsız insan hakları kuruluşları Kara bağ ın Azerbaycan toprağı olduğunu, Ermenilerin bu topraklardan barışçı yollarla çekilmesini ister. Batı dünyası ve Ermeni yönetimi bu çağrılara kulak tıkar. 

Türkiye deki Azeri Türk dernekleri Özellikle Bursa da kurulu olan uzun yıllar başkanlığını yapan Sayın Handan Askeran Ton hanımefendi yönetimi, gazeteci yazar Sayın Eşref Uzundere yıllar boyu bu mezalimi ve işgalin sona ermesi için ülke genelinde protesto yürüyüşleri, paneller düzenlenmesine öncülük etmişlerdir. BAL-GÖÇ yönetimleri de bu acıları yakından bildikleri için onlarla dayanışma içerisinde bulunduk. 

Bu zulmün bir gün gelecek son bulacağına olan inançlarını hiç yitirmemişlerdi. İşte o gün geldi ve 30 yılı aşkın Karabağ daki kara baskı son buldu. Masa başında yumruğu masaya sert vuran kazanacaktır. O yumruk Azeri kardeşlerimizin yumruğu olacaktır. ZFERİNİZ KUTLU, GAZANIZ MUBAREK OLSUN CAN AZERBAYCAN GARDAŞLARIMIZ… 


 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner123

banner124