www.bursadameydan.com
Kolay bir eylem:
Suçu isnat et, ispata ne gerek!
Hakkınızda tek kelam eden, hain ilan edilirse…
Yalnızlık kaderiniz olur, suçlu ise bizim oğlanlar olur değil mi?
Şimdi isimler üzerinden değil, genel olarak değerlendirelim isterim…
Kişi gazeteci; radyosu var, belki televizyonu da var, yada araştırma şirketi sahibi, internet gazetesi de olmuş olabilir ve yanında birkaç kişi de çalıştırıyordur elbet.
Ve geçimini buradan sağlıyor. Yine, sizin/bizim tabirimizle, bizden biri.
Yazısını yazacak, reklamını/ haberini yapacak, hakkında anket ve araştırma yapıp paylaşacak ve bu geliri ile helalinden çoluk çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayacak. Dolayısı ile çalacağı ilk kapı; bizden dediği, kendinden bildiği kişi yada kurumlar olur değil mi? bununda bir yolu yordamı var.
Ve karşısında olanın yalnızca çamur atmasından korktuğu için sürekli desteklerde, kendine yakın olanı ihmal ederse… İşte o zamanda kendi çanağına tükürmüş olur ki, yaşadığımız bu günler kaçınılmaz olur. En yakınına aldıkların satar seni ilk önce.
Mecburen, bu ihmal edilen; yani bizim dediğiniz kardeşiniz, karşı taraf ile çalışacak, ama bu seferde “bizi sattı” ile hain ilan edersiniz onu.
Oysa yola çıktıklarınızla, aynı düşüncenin ve siyasi yapının mücadelecisi olarak yapacak çok işler başarı ile gerçekleşebilirdi. Ancak niyetine bile girilmedi.
Yine de onu görmezden gelerek asıl ihaneti kendisinin yaptığı, görmezden gelinir oldu.
Kendi teşkilatının emektarını çalıştırmaktan daha ahlaki görülmüş, taş atanın çocuklarına referans olmuşlardı. Bu yapılacaksa uzaktan bekleme gelen taşları...
Hangi niyetle senin kurumunda çalıştırılır bilir misin? Senin çalışmalarına destek olacağına inanırmısın? Sonra hakkınızda bir sürü mahrem bilgiler duyar, okur öğrenirsin. Haksızda değiller yani.
Sana ne kadar kaybettirdiler düşünebilirmisin? İçten içe kuruturlar seni bilesin.
Onlar “ kendilerinin lehine uyguladıkları eşitlik ilkelerine ve siyasi ayrışma yapmıyoruz” teranelerine gerçekten inanıyorsanız, dününü çarçabuk unutan balık hafızalısınız derim.
Bugün sana en derinden vuran, çamur atan, bataklık insanları, yarın senin desteğinle en yakınında olursa, o çamurcu parazitleri kazandığını zan-edersin ancak ve çamur atmaların sonunu getiremezsin desteğini çektiğin zaman.
Oysa o kurumlar siyasi yerlerdi, o yapıda olması gerekenler, kendi hizmet anlayışına uygun olanlardan olmalıydı…  Yani seni o makama çıkaranları unutup,  karşı tarafa şirin görünmeye çalışarak kaybedersin dostlarını ve asıl ihanete sen çanak tutarsın o vakit.
Yine kendi hür iradenizle işe aldığınız kişiler üzerinde siyasi bir seçim yapsanız, biliniz ki, kaybedersiniz! Yani kendinden çok başkalarını kattın ekibine. İşte bunun adı ihanet olur, bu kadar net! Bu bir dönemlik hezeyan değildi elbet, birazda derin.
Hoş bizim diye baş tacı ettiklerimizin, bize ettikleri düşmanın yaptığından hafif değildir ya! Ağzımız alışmış işte bizim oğlanlar demeye… Onların içerisinde öyleleri var ki; kırdığı ceviz bini geçmedi değil ve diğerlerinden kalır yanları da yok.
Azıcık sırtı sıvazlanan, allame cihan zanneder kendini, diğerleri zaten hep öyle! Onları da biliriz.
Kimseye diyet borcu olmayan ve yaşananlara şahit biri olarak yazdım bunları.
Onun için derim ki, yola çıktıklarını iyi bilecek ve yolun sonuna kadar devam edebileceksen ekibine katacaksın. Yok, eğer yolda buldukların ile değiştirenlerden olursan, yolunu da kaybedersin, dostunu da!
Yaşanılan süreç, tamda budur…
Yola çıkılanlara sahip çıkamamak ve yolda bulduklarını baştacı etmek!
Sonra bir başına terk edersin onca iltifatları…
İdare ve yönetimde başarı, ancak iyi bir ekip ile olur, bir tane çürük, tüm ekibin bozulmasına ve kötü anılmasına sebeptir. Bir başına iyi, hatta çok iyi olman, çok zaman kifayetsiz kalır.
Ve ezcümle: Ekibinle anılırsınız vesselam.
Ya yüceltilirsiniz, yada yerin dibine sokulur, insan içine çıkamazsınız.
Hâsılı kelam, kendi adamına sahip çıkmak,  iyi bilenen, özü/sözü bir adamlarla ekip kurmak ve geçmişin vukuatlı parazitlerinden arınmak zorundasınız.
Yazanın, çizenin, düşünenin ve size geçmişten dost olanın, sizi eleştirmeleri zorunuza gitmemeli, öz eleştiriyi özümsemelisiniz. Sizin tartışılmaz olmanız size kaybettirir.
Değilse: Yolunuz, yeriniz ve sonunuz bizden uzak; gözünüzü boyayan, sizi fütursuz yücelten, kandırıp ihanetin dibine vuranlarla bir olsun der, işimize bakarız.
Zaten bunca laf kalabalığını kanaat önderi olarak yapmadık. Hep kardeşi olduk bu siyasi yapının, ağabey olarak görev yapmadık ve taliplisi’ de olmadık. Amma onca yaşanmış tecrübeden ders alıp, dostlarımıza aktarıp, uyarmaktır muradımız.
Günün sözü: Silgi kullanmadan resim çizme sanatına, “Hayat” denilmektedir.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner111