www.bursadameydan.com
Bursa Ticaret ve Sanayi Odasın da yapılacak meslek komitesi seçimlerini ve kent ekonomisine yön verecek Başkan yönetimin çalışmalarını değerlendirirken, BTSO seçimlerinde “çamur siyaseti” ifadelerini kullanmıştım.
Kızılca kıyamet kopmuş..
Aslında benim ifade etmek isteğim, BTSO’da bugüne yapılanları ve yapılmak istenenleri herkesin kendi özgür ifadesiyle değerlendirmesini sağlamaktı.
Çünkü; ülkenin geldiği nokta ortam da buna müsait.
Unutmayalım ki, Türkiye, ekonomi de olduğu gibi demokratik anlamda da ciddi atılımlar yaptı.Hak ve özgürlükler, hukuki anlamda güvence altına alındı.
Bu çalışmalar şu anlama geliyor;
Taraftarı olduğumuz bir sivil toplum örgütünün, bir partinin,bir insanın hatasını görüp eleştirebilmeli, hatta gerekirse yanlışlarından dolayı verdiğimiz desteği bir süreliğine de olsa geri çekebilmeliyiz.
Bu davranış bana göre en büyük demokratik ferdi ve milli refleks olur.
"Bu benim fikirdaşım, şu benim partilim, şu benim hemşerim, o benim derneğim" demeden, hissiyat boyutlu düşünceler mutlaka bir kenara bırakılarak hareket edilmeli.
Herkes yanlış yapabilir,ancak herkes yaptığı yanlışla yüzleşme cesaretini de gösterebilmeli.
Etik değerlerle bağdaşmayan işler ve davranışlar içinde olanlara karşı ortak tepki ortaya konulmalıdır.
Yazının yayınlanmasının ardından tahmin edemeyeceğiz kadar arayan insanların arasında BTSO Başkanlığına aday olduğunu açıklayan İlhan Parseker’de vardı…
Uzun yıllardır Bursa siyasetinden tanıdığım Parseker, kendisinin demokratik olmayan hiçbir davranışın içinde yer almayacağını ifade ederek aynen şunları söyledi:
“BTSO üyeleriyle bir hareket başlattık. Bu hareket siyasi bir hareket değildir.Geçmişte olduğu gibi bu günde bazı insanların ismi kullanılarak güç kazanılmaya çalışılmıştır.Bizim her zaman devlet büyüklerine saygımız vardır.Her zamanda Türkiye Cumhuriyetinin kurumlarıyla birlikte çalışırız.Onların adını kullanarak böyle bir hareket içine girmemiz mümkün değildir”
Anlaşılan süreç uzun, sabırlı olup beklemek lazım..
BTSO’daki seçim süreciyle ilgi olarak önceki gün kaleme aldığımız yazının ardından İçişleri Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden de Bakan Soylu adına açıklama gönderildi.Açıklamada da Bakan’ın isminin bu süreçte kullanılmasına tepki gösterilerek, belli bir amaca yönelik olarak hikayeleştirilen olaylarla Bakan’ın herhangi bir alakasının olmadığını vurgulandı.
Aslında benzer tepkiyi de biz buradan göstermiştik.
Bursa’daki iş insanlarına yön veren BTSO gibi kurumun kaderini belirleyecek seçimlerin, Demokratik ortamda,belden aşağı vurmadan,sükunet içinde yapılmasıyla yine BTSO kazanacak,Bursa kazanacaktır.
Buradan bir kez daha ifade etmeliyim ki,iş çevrelerinden bugün yoğun destek alan İbrahim Burkay, BTSO’da çıtayı yükseltmiştir.Benim demek istediğim,Farklı yollarla suçlama yaparak insanları “zan” altında bırakmak haksızlıktır,adaletsizliktir.
Sisli kar bulutlarının arkasına saklanarak,belden aşağı atış yapmanın da bu süreçte hiçbir anlamı kalmamıştır.Bu yola tevessül edenler hayal kırıklığı yaşayacaktır…
Bütün mesele,gülle dikeni, kuzuyla kurdu, iyiyle kötüyü birbirine zarar verdirmeden yaşatmaktır.
Bunlardan birini yok etmek tabiatın dengesini bozmak olur.
Bütün mesele,Peygamberimizi bile öldürmeye gelen zalim Ömerlerin kellesini kesip, hapse atıp yok etmek değil, onları adil Ömerler yapmaktır.
Anadolu’da bir atasözü vardır
Öfke gelir göz kızarır
Öfke gider yüz kızarır
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner92