www.bursadameydan.com
bursa haberleri:
Turgay Erdem'le dobra dobra

Ercan Akyıldız-Necmettin Özdemir


-Sayın başkan, CHP beş dönemdir, Nilüfer’de belediye başkanlığı kazanıyor. 31 Mart yerel seçiminin ardından Mustafa Bozbey Bursa Büyükşehir’e aday olunca, siz de başkan seçildiniz.Sizinle birlikte Nilüfer’de ne değişecek? İlerleyen günlerde nasıl bir başkan göreceğiz. Olmazsa olmazlarınız var mı? Öncelikleriniz nedir?
Öncelikle çok teşekkür ediyorum. Geldiğiniz ve ziyaret ettiğiniz için. Sizleri ağırlamak gerçekten, bizim için onur kaynağı. Aynı zamanda, yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Evet sayın Bozbey’den sonra başkan seçildik. Bu dönemde, asıl amacımız sayın Bozbey’i büyükşehirde başkan görmekti. Ama maalesef az bir farkla kaybettik ve onu orada göremedik. Umarım bundan sonraki süreçte, yine aynı türdeki bir çalışmayı gerçekleştirip, Bursalılar gereken ilgiyi sayın Bozbey’e gösterir. Bundan sonraki süreçte, inşallah o günleri tekrar görürüz.
BİR SİSTEM VAR NİLÜFER’DE
Tabi 15 yıldır Nilüfer’de çalışıyoruz. Nilüfer’de aslında yapılacak çok fazla bir çalışma yok. Neden? Bir sistem var Nilüfer’de. Yani bu 15 yıldır benimle devam eden, 20 yıl da Bozbey’le devam eden bir sistem var. Bu sistematik çalışma içerisinde, yapılacaklar belli. Her şey belli. Neler yapacağımız, hangi dönemde nasıl hizmetler vereceğimiz ile ilgili çalışmalarımızı çok ciddi bir şekilde ele alıyoruz. Diğer belediyelerle kendimizi kıyasladığımız zaman, gerçekten Nilüfer Belediyesi’nin çok önemli yerlerde olduğunu, ben kendim de görüyorum . Aynı zamanda dışarıdan gelen belediyelerdeki arkadaşlarımızdan da olumlu tepkiler alıyorum.
ÖNCELİĞİMİZ ÇOCUKLARIMIZ
Yapacak çok şeylerimiz var tabi ki… Yani bu her şeyi yaptığımız anlamına da gelmesin. Çünkü, daha çok yapacağımız şeyler var. Bizim bu dönem de ola çıkarken, söylediğimiz hedeflerin başında öncelik çocuklarımız. Çocuklarımızla ilgili olan kısımda, onlara hizmet vermeye çalışcağız. Sonra gençlerimiz ve yetişkinlerimiz. Onlar için de çalışmaya devam ederek bir süreç yaşatacağız Nilüferlilere. Nilüferlileri gülümsetmeye devam edeceğiz. Bizim bu sloganımız aslında çok güzel. Bazen bana da diyorlar sen yakıştın buraya, sürekli gülümsüyorsun diye, evet gerçekten ben gülmeyi, gülümsemeyi çok seven bir insanım. İnşallah bu gülümsemeyi tüm vatandaşlarımızla beraber yaşarız.
HER MAHALLEYE KREŞ
Çocuklarımız için, yeşil oyun alanlarının artırılmasıyla ilgili hedeflerimiz var. Kreşlerle ilgili çalışmalarımız var. Bizim hemen hemen, bir çok mahallemizde kreş çalışmaları hedefimizde. Hatta Ekim ayı içerisinde, kısmetse açacağız. Gençlerimizin barınma ihtiyaçlarıyla ilgili yurt çalışmalarımız var. Yine bir kız yurdumuzu gerçekleştirdik. Devam eden bir projeydi bizim için onu bitirdik. Bu ay onu da kısmetse, açıp faaliyete geçireceğiz.
OLGUN GENÇLİK MERKEZİ
Yetişkinler için var çalışmalarımız. Özellikle emekli olanlar için, güzel alanlarımız var. Biliyorsunuz ki, Olgun Gençlik Merkezi adını verdiğimiz, bir projemiz var ve bu projemizi emekliler son derce beğeniyor. Ve bir gün vaktiniz olursa, birlikte gidelim, görmenizi isterim. Oldukça güzel, o yaş grubu için, insanların nasıl aktiviteler içerisinde bulunduklarını ve ne kadar mutlu olduklarını görürsünüz. Biz görüyoruz, çünkü… Onlarla ilgili yeni bir alanda ortak bir çalışmamız var. Onu da bu yıl içerisin de tamamlayacağız.
KÜLTÜR SANATLA İLGİLİ EKSİKLİKLER
Yani Nilüfer’de, kültür ve sanatla ilgili aslında eksiklerimiz var. Geçen gün tiyatro festivalimizin de tiyatro yılıyla ilgili bir açılışımızı yaptık . Festivali öyle bir yıla yayacağımızı deklere ettik. Ama aslında Nilüferlilerin sahne ihtiyacı var, üç sahnemiz olmasına rağmen. Şimdi o sahneleri arttırma hedeflerimiz var.
MÜJDAT GEZEN VE FETHİYE
İşte Müjdat Gezen sahnemiz vardı, kültür merkezimizle ilgili çalışmayı, Bursa Barosu’yla gerçekleştirdik. Artık son noktaya geldi. Bir taraftan Uludağ Üniversitesi ile 2020 yılında yatırım yapacağız. Böylece İlahiyat Fakültesi’nin olduğu yere, Fethiye Kültür Merkezi’nde. Belki 2020 yılında üniversite ile yapacağımız, bir yatırımla biz de herhalde kullanabiliriz, kendilerinin de yorumları vardı… Kendileri yatırım yapamazlarsa biz belediye olarak, yatırım yapabileceğimizi ifade ettik.
BORÇ ÖDERKEN ÇABA
Yani proje havuzumuz, proje arşivimiz çok fazla. Sadece kaynaklarımızı biraz daha, iyileştirmemiz gerekiyor. Belediyelerin şu anda üzerinde, ciddi bir ekonomik baskı var. Etki var. Bir çok belediye borçlu, bizim de borcumuz var. Ama ödeyemeyeceğimiz, bir borç değil. Bizdeki borçlar diğer belediyelere nazaran, daha iyi şartlarda. İşte, bir taraftan borç öderken, bir taraftan da yeni yatırımlar yapmak için çaba sarf edeceğiz.
-Sayın Başkan göreve geldikten sonra sizin camiada da bir algı oluştu ve benimde çok yakın arkadaşlarım var.Bir tasfiye sürecine gidip, belediyede Bozbey’in ekibini tavsiye ederek, kendi ekibinizi oluşturduğunuz söyleniyor. Yalçın Işık gibi isimlere yeniden görev verilmemesi gibi… Bu hareketiniz kamuoyunda ‘tasfiye süreci olarak değerlendirildi’ bu süreçle ilgili düşünceleriniz. Gerçekten tasfiye sürecine gittiniz mi?
Hayır hayır asla değil. Böyle bir süreç olmadı. Şunu şöyle değerlendirmek lazım. Ben 15 yıldır sayın Bozbey’le beraberim. Ekibindeydim ve ekibin en önemli parçasıydım. Yani Bozbey’ den sonra nerdeyse gelen benim, birbirimizle çok iyi paylaşan, iyi bir dostluğumuz olan, hala da dostluğumuz devam ediyor zaten. Bir idareci, bir yöneticiden ziyade, bir dostlukla yürüttüğümüz bir süreç vardı bizim. Ben bu dostluğun içersinde , o bundan, şu bundan diye ayırt etmem mümkün değil.
FARKLI GÖZLÜKLERLE
Yani bir yeni yönetim anlayışı ortaya koyduğumuzda, yeni arkadaşlarımızla beraber bunu yeniden değerlendirip, biraz daha motive edelim, bir durağanlık olduğunu zaten herkes söylüyordu, genel olarak birkaç senelik. Her şey o kadar kanıksanmış ya da rutin giden şeylerden ziyade, biraz daha dışarı taşıp farklı gözlüklerde, farklı gözlerde bakıp, farklı heyecanları tadan arkadaşlarla yola devam etmekti bizim derdimiz. Yoksa Yalçın da benim çok yakın arkadaşım. Hala meclisteki görevini sürdürüyor. Diğer başkan yardımcısı arkadaşlarımızla da herhangi bir problemiz yok. Gelen arkadaşlarımızda onlardan daha az yetenekli değil. Yani onların da bu konuyla ilgili yapmış oldukları, deneyimli çalışmaları ve kariyerleri var.
-Sayın Bozbey’le aranız nasıl? Bozuk olduğu söyleniyor. Bu duruma da açıklık getirebilir misiniz?
Gayet iyi. Herhangi bir sorunumuz yok. Biz gayet iyi dostuz. Ara ara, kırgınlıklarımız oluyor gibi insanlar arasında söyleniyor. Bu konuşmalar bana da gidip geliyor ama benim komiğime de gidiyor. Geçen gün hata kendisine konuştuğumuzda, herkes konuşuyor ama bir biz konuşmuyoruz dedim. Bu yoğunluk arasında, konuşalım dertlerimizi anlatalım diye. Yoksa o bana telefon ediyor, ben ona telefon ediyorum. Ama gerçekten bu aralar da yüz yüze görüşemiyoruz. Çünkü o da çok yoğun , bende yoğunum. Bir yaz tatiliydi o bir yerde, ben bir yerdeydim. Derken ara ara etkinliklerde bir araya gelebilip konuşabiliyoruz. Yoksa böyle bir küslüğün olması mümkün değil zaten.
-Peki Büyükşehir’i neden kaybettiniz? Bozbey ve ekibi kazanacağına çok inanıyordu?
Büyükşehir’i neden kaybettik? Onun bir sürü nedeni var aslında. Birincisi örgütsel olarak iyi çalışmadık.Onun sıkıntısı var. Bizim partiyle belediyeler arasındaki ilişkiler arasında biraz sıkıntılar oluyor.Sayın Bozbey’in de bu tür şeyleri olmuştur yıllardır. 20 yıllık partiyle belediye arasındaki ilişkileri pek fazla birbiriyle karıştırmamıştır. Bu ilişkilerde biraz geride kalmıştır. Partinin aslında, bu işlerle yoğun olması ve ilgi göstermesi girmesi gerekiyordu.Bir tercihte şöyle dedik aslında sade parti üzerinden değil de partiler üstü bir propaganda çalışması yapalım, Bozbey’in ismi var zaten bunun üzerinden biraz gidelim diye düşündük. Partide buna göre desteklesin diye bir öneriyle çıkmıştık yola. Bu süreç aslında iyi gitti. Bizim bütün araştırmalarda biz çok iyi idik ve öndeydik. Bizzat kendi yaptığım araştırmalar içerinde gayet iyi idik.
ALGIYLA İLGİLİ
Nilüfer’de zaten kuşkumuz yoktu. Yüksek bir oranda oy alacağımızı biliyorduk. Ben her toplantıda, zaten yüzde 62 dedim. Gerçekten de yüzde 62 aldık. Birazda bu işte algıyla ilgili olan kısımda AK Parti’nin getirmiş olduğu bir algı sonucunda, vatandaşlarımızın son anda sandıkta niyetlerini gösterdi. Biraz da HDP ile olan ilişkiler, PKK bağlantıları gibi böyle basın üzerinden yaygınlaştırılan, bizim listeler içerisinde de ittifak içerisinden olduğumuz yönünde, yayınlar yapılınca, bu algıların bizi etkilediğini düşünüyorum açıkçası.

-Her şeyi sorabilirsiniz dediniz. Rahat konuşuyoruz. Şimdi CHP Kongre süreci yaklaşıyor.Nilüfer Belediye Başkanı olarak sizin tavrınızda tabi ki önemli. Kimi destekleyeceksiniz Ya da sizin destekleyeceğiniz bir aday olacak mı?
Ben siyasette de belediye başkan adaylığım sürecinde de ve ondan sonraki 6 aylık süreç çerisinde de partiyle olan ilişkilerimi mümkün olduğu kadar samimi bir şekilde tutmaya çalıştım. Sonuçta seçildiğimiz bir partimiz var. Bu parti içerisindeki hiyerarşiyi son derece doğru bir şekilde uygulamaya çalıştım, yürütmeye çalıştım. Yine burada da aynı şeyi yapacağım. Seçimlerde, asla hiç bir tarafta olmayacağım. Herkesin gönlünde bir şey vardır. Mutlaka seçime gideceksin, bir oy hakkınız vardır. O oyu bir aday lehine, kullanacaksın. Ama benim kime kullanacağımı hiç kimse bilmeyecek.
TARAF DEĞİLİM
Son derce demokratik bir şekilde. Kim aday olursa olsun, o adayların hepsiyle ilgili çalışmaları içerisinde yer alacağım. Meclis üyeliği adaylığında da böyle oldu. Mesela tartışmalar yaşandı parti içinde. Ben İl Başkanlığına da diğer bütün yetkililere de dedim. ‘Benim için adayın kim olduğu önemli değil. Ben bütün adaylarla rahatlıkla çalışırım. Bunun seçimini yaparken lütfen bazı kriterlere dikkat edin’ diye uyarılarımı toplantılar içerisinde söyledim. Gördüğünüz gibi çok da fazla yer almadım. Gerçekten de benim hiç kimseyle bir sorunum olacağını düşünmüyorum. Meclis üyeleri arasında da, adaylar içerisinde de öyle. Ne İl de nede İlçe de bir taraflığım olmayacak.

 
-Son günlerde Bursa kamuoyunda çokça konuşulan, hata basında zaman zaman yer alan bir ‘Villa’ meselesi var. Sayın başkan, bu villa size ait midir? Size ait olmadığını biliyorum,belediye kayıtlarından da çıkardık.Bir yakınıza mı aittir? Aitse bu villa ile ilgili gelinen süreç nedir? Şunu da açık açık söyleyeyim ben bu villanın yıkılmasına karşıyım.Şayet yıkılacaksa, vicdanları rahat edecekse, Bursa’da ki bütün kaçak binaların yıkılması gerekiyor.Çünkü bu milli bir servettir. Aynı şekilde bunu EKER Park’ın orada da bir metre yüksek diye binayı yıktılar ve temelden kazdılar. Şimdi bunu belirtikten sonra bu villanın durumu nedir? Nilüfer sınırında olduğu için söylüyorum. Siz de bakmışsınızdır evraklara,bu konuya artık bir açıklık getirir misiniz?
Evet bu konu kamuoyunda çok fazla tartışıldı.Hatta talihsiz bir şekilde, Bursa Büyükşehir Belediye meclis gündemine de geldi. Gündem dışı olarak geldi. Tabi bu durum üzüntü verici bir durum. Bana ait olmayan.Tanıdığım mı? Evet tanıdığım. Hepimizin bununla ilgili tanıdığımız var. Ama kesinlikle benim değil. Gittim mi? Gittim. Ziyaretine gittiğim, bahçesinde oturduğum zamanda oldu tabi. Ama benimle hiç bir ilgisi olamayan bir yapı. Ve tarihsel olarak ta baktığımız zaman gerçekten 2017 den önce başlanıp, 2018’de imar barışından faydalanarak yapılan bir yapı.
-İmar barışından faydalanmış mı? Baktınız mı?
Tabi bizzat evrakları gördüm.İmar barışından faydalanan bir yapı. Bunu imar barışında faydalanırken veriyorsunuz, bakanlığa beyan ediyorsunuz. Bakanlıkta bunu inceliyor. İmar barışına gittiğinizde, yapı kayıt belgesini size gönderiyor. Ankara’dan geliyor. Hatta ve bütün incelemeler Ankara tarafından yapılıyor. Dolayısı ile herhangi bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Ama birilerin bir algısı üzerine, bir iki kişinin yani kim olduklarını da biliyorum, hangi amaçla yaptıklarını da biliyorum.
Bunun üzerine çalışan AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Ufuk Ay, seçim sürecine giriyor. Bu konuyu seçim sürecinde gündeme getiriyor Bunu rahatlıkla söyleyebilirim…
Bakın, biraz önce sizin röportajınıza gelmeden önce, bir mahkemeden geldim. Yine 8 sene önce, yönetimde olan bir arkadaşımızın yapmış olduğu bir ihbar üzerine yapılmış olan bir mahkemeydi. Gelenlerin anlattığı şeyler, herkesin kimi şikayet ettiği belli olmayan, bir dava üzerinde algılamalar var. Böyle şeyler var… Yani siyaseten bazı insanların üzerine gidip işte bu böyledir vs diye, algı operasyonu yöneten bir kesim var. Şunu da söyleyeyim, bunlara karşı doğru tespitler olduktan sonra bana karşı hiç bir sakıncası yok.
YETKİLİ BAKANLIK
Yani diyorum ya Nilüfer Belediyesi olarak biz o binanın kaçak olup olmadığını tespitini yapmadık. Çünkü Bakanlık bununla ilgili affını çıkartıp ve demiş ki ben bu yapıyı af kapsamı içerisinde alıyorum. Buyurun bu da yapı kayıt belgesi diyip göndermiş. Şimdi, vatandaşa o süreç içerinde ihbar oldu. Biz gittik ve zabıt tuttuk yani mühürledik. Aynı zamanda, çağırdık ve tebligat yaptık. Dedik ki bu yapıyla ilgili ihbar var. Lütfen bize gelin diye. Ertesi gün vatandaş geldi .Tebligatımız üzerine, yapı kayıt belgesini gösterdi. Yapı kayıt belgesini gösterdikten sonra bizim orda yapabileceğimiz bir şeyimiz yok.
Zabıtta tutsanız bile yasa demiş ki “Zabıt tutarsanız, vatandaş zabıt tutma bedelini ödemek zorunda değil” yani bu bedeli ödemeyecektir vatandaş. Orada siz gidip, tespit yapmışsınız eğer yasal olarak bu yapı kayıt belgesi varsa artık sizin belediyenin kesmiş olduğu bedeli ödemek zorunda değil. Ödeyemez diye. Bütün bunları yapan kurum, ilgili bakanlık. Daha sonra, bu olaylar olup ta bize bildiriler falan gelince, bizde bakanlığa dedik.
UFUK AY YAZMIŞTI
Tekrar belediyeye bu konuyla ilgili Sayın Ufuk Ay yazmıştı. Bu binayla ilgi şu böyledir vs…diye. Basında çıkan haberleri de koymuş ve içeriğine de tabi Google ve yandex’ten alınmış fotoğraf koymuş. Şimdi, Google ve yandex’ten konulan fotoğrafların mahkemeler tarafından, hukuk tarafından hiç bir geçerliliği yok. Bununla ilgili Yargıtay kararları var. O zaman biz bu durumlarda tatmin olmadık. Bakanlığa soralım diye. Çevre Şehircilik Bakanlığı’na yazı yazdık. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bununla ilgili yorumlarında, bu böyledir ya da şöyledir, yasaldır diye de demedi.
SÜREÇ YARGIDA
Bakanlık İl Şehircilik Müdürlüğü’ne attı yazıyı. Burada da İl’den de bir yazı geldi. Şu şu tarihli alınmış olan yapı kayıt belgesi iptal edilmiştir diye ama arkasında hiçbir gerekçe yok. Yani şundan dolayı, şu fotoğraftan dolayı gerekçe asla yok. Şimdi buna göre mal sahibine biz tebliği ettik.Yapı kayıt mahkemesiyle ilgili bunla ilgili binanın yıkılmasıyla ilgili zaptını gönderdik. Bu karar üzerine mal sahibi mahkemeye baş vuracak. Mahkemeyle ilgili süreç devam ediliyor sonuçlar daha elimize ulaşmadı. Ama küçük duyumlar aldım, mahkeme tekrar Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne sormuş ve şimdi bunun cevabını bekliyoruz.
-Yani zamanında bu binaya yapı kayıt belgesi alınmış sayın başkan. Sonra sebebi bilinmeyen bir nedenle bu kayıt iptal edilmiş doğru mudur?
Tabi alınmış . 2018 Ağustos ayında alınmış. Bakın şöyle açıklayım size, İmar Barışı 2018 Haziran ayında çıkmış mal sahibi 2018’in Ağustos ayında imar barışından faydalanarak kaydını yaptırmış. 2 ay sonra yapı imar barışından faydalanıyor. Öyle bir binanın 2 ayda bitmesi mümkün mü? Hadi ufak tefek değişiklikleri sonradan yapmıştır. Yani 2 ay içerisinde yapıyorsunuz ve imar barışına sokuyorsunuz… Mümkün mü? Bakanlık bunu görüyor. Hava fotoğrafından tutunda ince tespitlere kadar. Buna istinaden veriyor.
ASLA GERİYE BAKMAYACAĞIZ
Şimdi buradaki haksızlığı bir defa gidermek lazım. Bakın elimde bunlarla ilgili belgeler var. Bizim daha önceden, 2018’de tespitini yapıp zabıt tuttuğumuz Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden gelen bir yazıda diyor ki; “31. 12. 2017 tarihinden sonra yapıldığına ilişkin, somut deliller elde edilemez ise, yapının bu tarihten önce yapıldığının kabulü gerekmekte olup, bu bağlamda alınan yapı kayıt belgesinin geçerli bir belge olduğu kabul edilecek. Yapı 12. Madde hükümlerinden faydalanabilecektir. “ denilmektedir. Yine net bir şey yok. Yani yararlanabilir ya da yaralanamaz demiyor. Yine topu taca atıyor. Üstelik sabit bununla ilgili, 2018 yılında onların da dediğine dayanarak, bizim arkadaşlarımız da yerine giderek fotoğraf çekmişler ve yapılmış. Bunlarla ilgili belki , kısa zaman içerisinde 30- 40 tane benzer dosya var. Bende şunu diyeceğim bunlara, o zaman arkadaşlar bende güvenmiyorum yapı kayıt belgisine verilme sürecine. O zaman bende gönderiyorum Çevre ve şehircilik İl Müdürüne, bunlara gereken neyse yapın diyeceğim. Madem birini yıkıyoruz o zaman hepsini yıkın diye. Bu durum sadece Nilüfer’le ilgili olanlar. Osmangazi, Yıldırım, 17 tane ilçede de bu durum var. Bakın bunların içerisinde kaçak yapılmış fabrikalar var. Hepsi bu aftan faydalanıyor. Bunların tek tek tespitleri var. Hangi tarihle yapıldığıyla ilgili. Madem bir tarih koyduk ve dedik ki artık bu tarihten itibaren asla geriye bakmayacağız, bundan sonra önümüze bakacağız. Bundan sonra önümüzde kaçak bina yapılmasın diyeceğiz, bütün belediyeler olarak.
Sayın başkan bu konuda sizinle aynı düşünüyorum. Eğer vicdanların rahat etmesi için, Adaletli düşünüyorsak, bu bina yıkılacaksa tamamının yıkılması doğru olandır. Burada sizinle aynı fikirdeyim ve burada bir siyasi rant elde edilmesini isteyen birilerinin gayretleridir diye düşünüyorum.
Sadece ilçe başkanımı söylüyordur bilmiyorum . Ama, böyle bir algının oluşturmasına hiç gerek yok. Bakın ben mimarlar odasından geliyorum. Yıllardır kaçak yapılarla ilgili mücadelede, hep ön planda oldum. Hep çıktım kamuoyunda bunu tartıştım. Hisseli parseller satılırken, bundan 20 sene 30 sene önce bunlarla ilgili mahkemelere başvurdum. Ben bir mimarım. Bir kaçak yapının korunmasına gerektirecek hiç bir şeyin içinde yer almam. Olmam yani. Kaçaksa gerçekten yıkılsın. Hiç umurumda değil. Gider ben kendim yıkarım. Bunların tespiti yapıldığı taktirde.
CİDDİ BİR KİRLİLİK VAR
Ama lütfen, bir kişi üzerinden ya da benim üzerimden, böyle bir algı yaratılmasın. Seçimler bitmiştir, artık bunlarla ilgili algı oluşturulmasın. Şimdi hizmet zamanı, hizmet yapacağız insanlara… Turgay Erdem’i yıpratalım bu şey üzerinden. Kim kimi yıpratıyor? Kimin yayınladığı da belli olmayan bir video ya da gösteri, o insanları da bir tartmak lazım. Hangi amaçla yaptıklarını da bilmek lazım. Bu konuyla ilgili çok ciddi bir kirlilik var. Sosyal medya tarafından, bir tarafta da medya grupları içerisinde de var. Kusura bakmayın… Bu konuyla ilgili özeleştiri de yapmamız gerekiyor. Anladığım kadarıyla, doğru bir yayıncılık politikasıyla izleyen, tarafsız bir politika ile izlemeye çalışan kişileri de, bir başka tarafa da koymak lazım. Bir tarafta yanlı bir yayın yapan medya grupları var Bursa’da. Bunu sadece kalemlerini başka şekilde kullanmak için yapanlar var. Bunları da belki kendi aranızda ayırabilirsiniz.
-Sayın başkan eğer bu şekilde düşünüyorsanız, her iki tarafta da bu şekilde insanlar var. Ayrıca başka meslek grupları içerisin de de var.
Ben de her iki taraf için de söylüyorum zaten.
-Hükümetin almış olduğu karar doğrultusunda kentsel dönüşümde yavaşlatıldı ve geçtiğimiz hafta deprem oldu. Kentsel dönüşümün yavaşlatılması, önümüzdeki süreçte sıkıntı yaratacağı benziyor. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir? Büyükşehir’le bu konuyla ilgili sorun yaşıyor musunuz? Çünkü hükümetin almış olduğu bir karar var. Bir de bu arada sorayım, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’la aranız nasıldır? Sizin burayla ilgili götürdüğünüz konularda çözüm bulabiliyor musunuz?
Evet ciddi bir deprem oldu. Telsizlerle dolaşıyoruz. Her an için hazırlıklıyız. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’la aramız gayet iyi. Benim hiç bir sorunum yok. Sayın Alinur Aktaş’la geçen dönem ki İnegöl Belediye Başkanıyken ve daha sonrası Büyükşehir Belediye Başkanı olarak atandığı meclisten seçildiği zamanda dahil ilişkilerimiz son derece iyiydi. 31 Mart seçimlerinde de adaylığını koydu ve kazandı. Tebrik ettim. Aynı zamanda benim seçildiğimde bizzat o geldi bizim ziyaretimize. Bizim bu konularla ilgili hiç bir sorunumuz yok. Hatta bir çok alanda birbirimizi destekliyoruz ve bu konuyla imar konusuyla ilgili ve ya diğer konularla ilgili birbirimizi destekleyip kabul ettiğimiz bir sürü konu var. Dediğim gibi, seçim bitmiştir. Bizim için o yada bu kişi yada parti bizde yoktur. Ben Bozbey döneminden beri aynı politikayı izledik ve aynı politikayı sürdürmekteyiz. Bundan sonrada devam ettirmek içinde benim bir görevimdir bu da.
AKTAŞ’LA PROBLEMİM YOK
Dolayısıyla benim sayın Alinur Aktaş'la hiç bir problemim yok. Gayet iyi bir ilişkilerimiz var .O Büyükşehir Belediye Başkanıdır. Benim de Başkanımdır. İş diyalogumuz da da herhangi bir sorun yok. Evraklarımızı onlara gönderiyoruz onaylıyorlar ve onaylamadıkları durumlar da var. Bunlarla ilgili eleştiriler getiriyorlar. Biz tekrar düzenliyoruz yada görüşmeye alıyoruz. Bu anlamda bir sıkıntı görmüyorum, iş ilişkilerimiz içerisinde.
YANLIŞ YAPIYORSUNUZ DEDİK
Kentsel dönüşüme şöyle dönelim. Bakın, Kentsel dönüşüm sayın Recep Altepe döneminde oluştu. Bundan 5 sene önce başladı. Bakanlık tarafından verilmiş olan bir yetkiyle başlandı. 0-50 arttırarak yapılması ön görüldü. O zaman kentsel dönüşüme girilecek olan parsellerde. Ancak 2 nokta daha konuldu denildi ki ada bütünlüğünde olacak. Bu ve arttan her konut ve daire için, yoğunluk için sosyal donatı alanı ayıracaksınız. Şimdi bunlar o dönemlerde yapılmadı. Biz o planlarda geçerken dedik ki yanlış yapıyorsunuz, yarın öbür gün bu konuyla ilgili hukuka başvuru yapıldığı taktirde sıkıntı yaşarsınız. Hakikaten meslek odaları bu konuyla ilgili hukuka başvurdular. Ve bütün dosyalar iptal edildi.
Bu arda başlayıp devam edenler vardı. Başlamamış riskli bina tespiti yapılıp ta yıkılanlar vardı. Ve riskli bina tespiti yapılmış ta, yıkılmayan binalarda vardı. Bunların hepsi bir defa sıkıntılı bir süreçti. Riskli binayı aldığın gün bu binayı 90 gün içerisinde, 60 gün aslında da, biz belediyeler olarak 30 gün tolerans verebiliyoruz. 90 gün içerisinde bu binaların tamamen boşaltılıp yıkılması gerekiyor. Bu konuyla ilgili çok ciddi mağdurlar var. Kentsel dönüşüm Bursa’da başladı. Bununla ilgili Büyükşehir belediyesi billboardlara çıktı. O tarihte 0-50 veriyoruz işte gibi. Ben destekliyorum aslında kentsel dönüşümü . Kentsel dönüşüm Bursa’da olmalı ama kentsel dönüşüm, parsel bazında olmaz. Kentsel dönüşüm, bir bütün hedeftir. Yani o bölgenin yeniden bir dönüşümünü sağlamak lazım. Eğer parsel bazında olacaksa da ada bütünlüğünde değişiklik yapabilirsiniz. Oda çok sağlıklı bir sonuç vermez yine de. Ve Nilüfer de başladı ilk kentsel dönüşüm.
Neden Nilüfer’de başladı?
Nilüfer, zaten 32 yıldır yapılmış bir kent. Yeni bir kent Nilüfer. Binalara baktığınız zaman evet bazı riskli olanları da vardır. O ilk yapıldığı tarihlerdeki yapılarda. İşte o zaman ki tekniğe göre yapılmış olduğunu düşündüğünüzde, ama o zaman Osmangazi’de, Yıldırım’da ya da diğer ilçelerin büyük kısmında çok daha riskli olan binalar vardı. O zaman niye orada yapılmadı da Nilüfer’de yapıldı? Yüzde 90’na yakın kentsel dönüşüm Nilüfer’de yapıldı. Neden Nilüfer’de yapıldı? Nilüferde o zamanlar rant yüksekti. Müteahhitlerin yapıp ta satmaları daha rahattı. Vatandaşları ona göre ikna edip, yapıp satmaları daha kolaydı. Dolayısı ile Nilüfer’i tercih ettiler ve bugün Nilüfer’de çok ciddi bir risk var ve mağdur olan insanlar var. Biz bunlarla ilgili Büyükşehir Belediyesine ilk geldiği zamanda sağolsun Alinur Aktaş’ ta çok doğru adımlar attı. Bu mağduriyeti gidereceğimiz için bize söz verdi. Ve hala devam ediyor tabi ki, bu süreç herhalde bir iki sene de devam eder. Sonrasında yeniler gelmiyor zaten, inşaat sektörünün düşmüş olduğu bu krizden dolayı da artık inşaatlar bir süre duracak gibi ve duruyor.

-Sayın başkanım belki yine sizin çok fazla ilgi alanıza girmez ama çok konuşuldu, sormak istiyorum; özellikle Nilüfer’de yaşayan herkes Nilvak’ı Nilüfer Belediyesi’nin Vakfı olarak bilirken, Fox Tv aracılığıyla Mustafa Bozbey’in Vakfı olduğu öğrenildi.Siz biliyor muydunuz bu durumu?
Tabi ki aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Başından beri biliyordum. Yani önünde Nilüfer olduğu için kuruluş tarihlerini de hatırlıyorum. Başkanın başkanlık döneminde kurulan bir vakıf, kendi mallarından vakf ederek bu vakfı kurmuştur. Zaten amacı içerisinde de kullandı, büyük bir kısmını öğrencilere burslar verdi. Şimdi bu konuyu mutlaka kendisine sorsanız tarihlerle ve sayılarla binlerce öğrenciye verilen bursları öğrenebilirsiniz.
DOĞRU BİR YAKLAŞIM
O tarihlerde mesela biz vatandaşların cenaze işlerini karşılıyorduk. Cenaze işleri o zaman paralıydı. Büyükşehir’e gittiğiniz zaman para alınıyordu. Biz vatandaşlardan para almıyorduk ama bu vakıf üzerinden Bozbey o zaman ödemeleri yapıyordu. İhtiyaçları bu vakıftan karşılıyordu. Daha sonra Büyükşehir Belediyesi tamamen ücretsiz yaptı. Nerden gördü? Nilüfer Belediyesi’nden gördü. Nilüfer Belediyesi vatandaşlara hizmetleri o kanal üzerinden yapınca, kendileri daha sonra meclis kararı alarak hizmete geçtiler. Bu sayede artık cenaze işlemlerinde hiçbir vatandaştan hiçbir ücret alınmıyor. Doğru bir yaklaşımdır. Bir belediye olarak insanların ölümünde de faydalı olacaksın.
BİR BARDAKTA FIRTINA
İnsanlar yaşamları boyunca vergilerini ödüyor belediyelere, ölürken hiç olmazsa bu hizmet insanlara faydalı olmalı. Dolayısıyla amacı içerisinde kullanıldı bu vakıfta bütün çalışmalar. Ama tabi bir şekilde insanlara sanki Nilüfer Belediyesi’nin vakfıymış gibi gösterildi Bozbey’in açıklaması da ona istinaden olan açıklamadır. Yoksa biz nasıl denetleniyorsak vakıflar bizden daha fazla denetleniyor. Şimdiye kadar hiç bir denetimde orayla ilgili herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadı. Diyorum ya, bir bardakta fırtına kopartılıyor. Orda bir algı maalesef oluşturuldu. Başkan üzerinden de bu da kamuoyunda bu şekilde yansıtıldı.

-Bizim de arkadaşımızdır.Bizim de CAMİAMIZDA yer alıyor ve her dönem ismi bir yerlerde geçer.Farklı partilerde aday olması önerilir.Altepe döneminde SGK Müdürlüğü’nden, BUSKİ’ye geçmişti.Adem Vural’ın atamasında özel bir neden var mı?
Ben Adem Vuralı uzun dönemlerden öncedir tanırım. Atamalardan sonra da bana da çok eleştiriler geldi. Açıkçası, hiç geleceğini düşünmüyordum. Yani ben Adem’i gençliğimden beri tanırım. O SGK’da müdür yardımcılığı yaptığı dönemlerde de.. çok yakın arkadaşımdı. O zamanlar da sporla ilgiliydi, kamuoyunda Bursa’nın çok bildiği takip ettiği başarılı bir kişilikti. Şimdi benim çalışmalarıma yatkın biri, şimdi ben her gelene evet diyen, herkesi gülümseten, herkesin taleplerini yerine getirmek için çabalayan bir yapıya sahibim. Başkan yardımcılığı dönemimde de böyleydim. Herkes beni bu şekilde tanır. Dolayısı ile ekip arkadaşlarımın böyle olmasını arzu ettim. Yani vatandaşımız geldiği zaman o memnuniyeti burada hissetsin. Gelsin, güler yüzle karşılansın, olmayacak bir işini bile neden olmayacağını ilgili bile arkadaşların, doğru anlatıp bilgilendirmesini istediğim arkadaşların yer almasını burada önemsedim. O yüzden Adem Bey’e ben seçimden önce teklif ettim. Dedim ki eğer Bozbey kazanamazsa , seni de Büyükşehir bir yerde görevlendiremezse, ben seçildiğim taktirde başkan yardımcım olur musun diye kendisine söyledim. Hakkakten seçimden önce bu teklifi yaptım. Çünkü benim gibi. Karakter olarak birbirimize yakınız. Bursa’nın çok iyi bildiği tanıdığı güçlü bir arkadaş. Umarım bize ve Nilüferlilere yardımcı olur.

-Son soru olarak sayın başkan millet ittifakıyla seçime gittiniz. Yani bunu İstanbul’da ,Ankara’da gördük ittifak içerisinde yer alan partilerde isimler önerdiler. Ben Gümüşhaneliyim, Gümüşhane eski Belediye Başkanı şuanda İstanbul’da önemli bir şirketin genel müdürü olarak atandı. Aday olmayan bunun gibi Ankara’da tanılan bazı isimlerde var.Size böyle bir isim önerisi geldi mi? İttifak içerisinden.. yani İYİ Parti’den şu isimler içerisinde şu kişiye görev verilsin gibi görev verdiğiniz isimler var mı?
Şimdi o ittifak çalışmaları içerisinden, partiyle beraber yaptıkları o iş çerisinde ben yer almadım. İl Başkanı işte birkaç milletvekili yer aldı sanıyorum. Hatta Bozbey’in de çok yer aldığını düşünmüyorum. Orada bazı karalar alınmış ama Nilüfer ve Mudanya üzerinde bu konu gündeme gelmemiş. Yani Mudanya ve Nilüfer zaten iktidarda olan bir yönetim olduğu için buralarla ilgili teklifi ben Bozbey’den duydum. Anlaşma içerisinde dahil edilmişim ama ben sonradan Sayın Yahya Bağdır’la da görüştüm bu böyle olmuş ama aslında bana bu durum hiç iletilmedi diye. Mümkün olduğu kadar arkadaşlarla iyi ilişkilerimiz sürdürüyoruz. Bizde 2 tane meclis üyesi arkadaşımız var. Aynı zamanda İYİ Parti’nin diğer yönetimdeki arkadaşlarla da gayet iyi ilişkilerimizi sürdürüyoruz. İlle yönetim içerisinde olmak gerekmiyor. Biz dediğim gibi ittifakı hala devam ettiriyoruz. Bir sıkıntımız da yok. Kendilerinden de dinlersiniz zaten.
Teşekkürler..  
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Otomobil, TIR'a çarptı: 1 ölü, 4 yaralı
BURSA'nın İnegöl ilçesinde, kontrolden çıkarak TIR'a arkadan çarpan otomobildeki 1 kişi hayatını...

Haberi Oku