www.bursadameydan.com
Kentin en işlek caddesinden ücradaki en tenha sokağa kadar her yerde rastlarız onlara.
Çöp konteynerinden topladıkları atık maddeler geçim kaynakları olmuş.
Yürüyerek, yük aracını çekerek kat ettikleri mesafe az buz değildir hani...
Ülkeleri, adları farklı olsa da aynı yorucu çalışmanın içinde; Salman, Cabbar, Zülfikar, Abdülmezat, Rezzak, Behram ve onlarcası.
Bunlar kim mi? Bu alanlarda iş yapanlar, ağırlıklı olarak dışarıdan gelenler. Dışarıdan kastımız elbette diğer iller değil.
İçlerinde Pakistan ve  Afganlıların yanı sıra, Özbek, Tacik, Kırgız, Tatar ve Azeriler de azımsanmayacak sayıda. Bunlara son yıllarda eklenen Suriyelileri de unutmadan.
Bir de Güneydoğu illerimizden gelenler
Ortak kaygıları geçim derdi.     
                        
                                                              xxx
Gün ağarmadan düşüyorlar yollara. Sıkıca kavradıkları ‘Çek-Çek’i sürüklercesine.
Uzak diyarlarda geçim mücadelesi başlıyor. Hem de birçoğumuzun burun kıvırdığı işlerde…
Çöp konteynerleri ekmek kapısı. Hangi köşede, sokakta, bina önünde konteyner var, ezbere biliyorlar.
Atık madde toplayıcılarından Pakistanlı Abid’le ayaküstü konuşuyoruz. Kafama takılan soruları sıralıyorum.
Öğrendiklerim ilginç.
Her gün kilometre yol yürüdüklerinden söz ediyor.
Bölgesine göre 10-20 km arasında değişiyormuş.
Birkaç mahallede yürüyerek geçen 10-12 saat, toplanan 200-250 kilo atık madde
Konteynerden plastik madde, her tür poşet, karton ve kağıt toplayıp bunları da alıcı depoya teslim ettiklerini anlatıyor.
Günün geliri ise depocudan aldıkları 50 TL.
                                                xxx
Kazançlarının önemli bir kısmını aileleri için ayırmaktalar. Bit fırsatını bulduğunda yollamaktalar. .
Şikayetçi değiller, yapacakları bir işleri olsun yeter.
Şikayetleri mi ? Sıcaklar bir yere kadar çekiliyor ama yağmurlu havaları sevmiyorlar. Sağanak yağışların olduğu gün zorunlu tatildeler. Haliyle günlük kazançtan da mahrum.
Aynı evi paylaştıkları 3-5 arkadaşla müzik dinleyip sohbet etmek, TV izlemek işe gidemedikleri gün başlıca yaptıkları. En büyük lüksleri ise kahveye giderek oyun oynamak.

                                         
Sohbete devam ediyoruz.
Konteynerde işlerine yarayacak maddeleri ararken etrafı kirletmemeye azami özeni gösterdiklerini dile getiriyor Abid ve ekliyor:
“ Dikkat etmeye mecburuz. Çünkü geçimimiz bu işten.”
Arkadaşları adına bina sakinlerine bir çağrıları olduğunu da ilave ederek şöyle diyor :
“ Atık toplarken ya pencereden ya da yanımıza gelerek bize bağırıyorlar. Ne olur bağırmasınlar, buna üzülüyoruz.
Hepimiz kol gücüyle çektiğimiz ilkel bir araçla kendi geçimini sağlayan kişileriz. Kimseyle sorunumuz olmaz.
Toplanan maddenin geri dönüşüme gitmesinde katkımız olduğunu düşünmelerini isteriz. Dolayısıyla hayırlı bir iş de yapmış oluyoruz…”
                                          xxx
Sohbeti yanımıza gelen Azeri Atabala ile sürdürüyoruz.
Kendisine taşıdıkları yükle yokuşları çıktıklarını hatırlatarak yorulup yorulmadıklarını soruyorum. Cevabı anlamlı:
AĞIR OLAN YÜK DEĞİL
“ Yürüdüğümüz mesafe de gücümüzü ortaya koyarak taşıdığımız onca yük de bizlere ağır gelmiyor.
Ne iş yaparsan yap sonunda insansın, duyguların var. Bizler için zor ve ağır olan yük değil insanların olumsuz bakışı.
Üstelik bir de bağırdılar mı, hak etmediğin bu durum karşısında haliyle üzülüyorsun.”
Akşam olmak üzere… Abid’i ve Atabala’yı  rastladığımız sokakta işleriyle baş başa bırakıp ayrılıyoruz.
Yolda giderken bir Çin atasözü kulağımda yankılanıyor:
 “ Birinin çöpü bir başkasının hazinesidir…” 
                                     

 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122