Dini inançlar konusunda gerekli toleransı maalesef göremiyoruz

Başbakan Binali Yıldırım, Demir Kilise'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Avrupa başta olmak üzere dini inançlar konusunda gerekli toleransı maalesef göremiyoruz. Gittikçe bu değerler insanlığı birleştiren değerler olmak yerine aradaki düşmanlığı arttıran değerlere dönüşüyor. Dini ve kültürel kutuplaşma riski gittikçe artıyor” dedi.

Demir Kilise olarak bilinen Sveti Stefan isimli Bulgar kilisesinin restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından açılış töreni bugün yapıldı. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ve Bulgar heyeti katıldı. Başbakan Binali Yıldırım burada yaptığı açılış konuşmasında, değişik inançlara sahip vatandaşların ibadetlerini en iyi şekilde yapabilmesi konusunda hükümet olarak verilen öneme değindi. Yıldırım, dünyada dini ve kültürel kutuplaşma riskinin arttığını vurguladı.

Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti:

“Mimari bakımdan birçok özelliğe sahip bu kilisenin restore edilerek Hristiyan vatandaşlarımızın hizmetine sunulması ülkemizde dinlere karşı ecdadımızdan gelen ve bugün de devam eden hoşgörünün en güzel numunesidir. Bu eser, İstanbul'un yüzyıllardır bütün inançları bir arada tutan karakteri temsil etmektedir. Ülkemizde değişik inançlara sahip vatandaşlarımızın ibadetlerini en iyi şekilde yapabilmesi toplumsal uyum barış ve huzur içinde bir arada yaşamak hükümetimizin önem verdiği konuların başında gelmektedir. Cumhurbaşkanı başbakanlığı döneminde çıkardığımız kanunla cemaat vakıflarının mallarının iade edilmesine karar vermiştir. Bu şekilde 167 cemaat vakfına ait bin 29 eser varlık, cemaat vakıflarına aktarılmış ve geçmişten beri gelen bu önemli sorun da ortadan kaldırılmıştı. Bu kapsamda Şişli Kaptanpaşa Mahallesi 60 dönümlük önemli bir taşınmaz Bulgar vakfına teslim edilmiştir.”

“Dini ve kültürel kutuplaşma riski gittikçe artıyor”

"Etrafımıza baktığımızda Avrupa başta olmak üzere dini inançlar konusunda gerekli toleransı maalesef göremiyoruz" diyen Yıldırım, "Gittikçe bu değerler insanlığı birleştiren değerler olmak yerine aradaki düşmanlığı arttıran değerlere dönüşüyor. Dini ve kültürel kutuplaşma riski gittikçe artıyor. Ortadağu'da yüzyıllar boyunca bir arada yaşayan değişik dinlere mensup insanlar mezhepleri veya inançları nedeniyle hedef olurken, aynı eğilimler İslam düşmanlığı ve gittikçe tırmanan ırkçılık olarak batı dünyasında da artan şekilde ne yazık ki kendini gösteriyor. Irkçılık yabancı düşmanlığı tarihsel ön yargılar iç siyasi mülahazalarla istismarlar artıyor. Avrupa'dan Myanmar'a, Afrika'dan Amerika'ya kadar siyasi tablolara aşırılığa doğru yeniden evriliyor. Bir arada yaşama iradesi yerini tasvip etmediğimiz olumsuz duygulara bırakıyor. Böyle bir dönemde buradan dünyaya vereceğimiz mesajın son derece anlamlı olacağını ifade etmek istiyorum. Burada yaşamakta olduğumuz sadece bu önemli tarihi ve dini mekanı ihya etmek değil aynı zamanda bu törenin felsefi boyutu ve hoşgörü mesajıdır. Bu mesajın duyulması ve iyi algılanmasını ümit ediyorum” şeklinde konuştu.

“Tarihi restorasyonlar İstanbul ve Anadolu'nun çok boyutlu, çok inançlı, çok renkli tarihi kimliğine yakışan adımlardır”

İstanbul'un bir dünya şehri olduğunu söyleyen Yıldırım, “Bu eserin ihya edilerek bugün tekrar ibadete açılmasında bizzat Sayın Cumhurbaşkanım gösterdiğiniz iradeyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi katkılarıyla çalışmalar tamamlanmış bu hale gelmiştir. Bu restorasyon sürdürmekte olduğumuz tarihi restorasyonlar gibi İstanbul ve Anadolu'nun çok boyutlu, çok inançlı, çok renkli tarihi kimliğine yakışan adımlardır. 15 yıllık hükümetlerimiz döneminde tarihi değerlerimize verdiğiniz önem sayesinde 5 bine yakın vakıf eseri tekrar ihya edilmiş gelecek kuşaklara taşınması sağlanmıştır. İstanbul bir dünya şehridir. Bu kültürde bu binalar da bize tarihi bir mirastır. Ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişmesinde Türk asıllı Bulgar vatandaşlarımızın oynadığı rol, Bulgar asıllı Türk vatandaşlarının oynadığı rol çok önemli. Onların ortaya koydukları dostluk köprüsüyle ilişkilerimiz olumlu yönde ilerlemektedir. Önemli bölgesel işbirliği ve dayanışma çabalarını birlikte yürüyoruz. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği hedefinin de Bulgaristan'ın Avrupa Birliği dönem Başkanlığında üstlendiği bu sürede ilave işbirliği imkanları ortaya çıkacağını ve ivme kazanacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.