www.bursadameydan.com
Yaşadığımız bu kentin kaderini hepimiz kendi kaderimiz bilmiş insanlarız.
Çıkın Bursa sokaklarına kiminle konuşsanız farklı bir şey söylemez.
Duyuş, algılayış ve hayata bakış açılarımız hep birbirimize benzer.
Bizler yaşanan olaylardan ve aynı tarihsel süreçlerden geçerek bu günlere gelmişizdir.
Dudaklardan yankılanan her kelime de Bursa ilk sırayı almıştır.
Bu şehirde yaşayan her insanın, geldiği coğrafyanın kişiliklerimizi şekillendiren etkisi, kültürel birikimimizden aldığımız pay bir yana, hepimizi birbirimizden ayıran en temel fark,eğitim denen mucizevi olaydan bizlerin ne yönde fayda gördüğümüzdür.
Hayatımızda belirli bir süreçte yaşanan mucizevi olaylarla birbirimizin bir adım önüne geçiyoruz veya birbirimizin bir adım gerisinde kalabiliyoruz.
Bu nedenle Ülkenin her tarafında olduğu gibi yaşadığımız kent için de eğitim büyük önem arz eder.
Bizim en belirgin amacımız Bursa'da eğitimli insanlara duyulan özlemdir.
Esasen bir kenti geleceğe taşıyan en büyük güç de budur.
Ancak benim bu yazıda cevabını aradığım sual şudur: Acaba bir insanın tam manasıyla yararlı bir insan olabilmesi için eğitim yeterli midir?
İtiraf etmem gerekir ki bu soruya "Evet yeterlidir diye" rahatlıkla karşılık veremiyoruz.
Etrafımızda ne fakülte, ne üniversite mezunları var; yaptıklarına, ettiklerine bakıyoruz kocaman bir hayal kırıklığı…
Her ne kadar eğitim bir noktaya kadar insanı bütün fazlalıklarından arındırıyorsa da insan yine de tam tekmil iyi insan olma yolunda eğitilmişliğiyle başarılı olamıyor.
Ziya Paşa'nın dediği gibi,
"Okumak cehaleti alır, eşeklik baki kalır!"
Peki eşekliği ne giderebilecektir?
İşte bütün mesele budur?
Okullarda yapılan eğitim bir noktaya kadarsa insanı budama ve (iyi insan) yapmada etkiliyse o zaman sorunun çözümünü başka başka yerlerde aramamız gerekir.
Elbette ki yine eğitim sınırları içinde kalarak bu en temel insanlık sorununun yanıtını aramamız gerekir.
Ama benim bu sefer dikkat çekeceğim dönem, okul öncesi dönemdir.
 
Eğitim ve kişilik gelişimi uzmanları, hep küçümsediğimiz veya görmezden geldiğimiz okul öncesi dönemde ruhumuzun ve kişiliğimizin en temel yapı taşlarının oluşturulduğunu sürekli gündeme getiriyor.
Nerede fakülteli, üniversiteli birini görsem, artık,okul öncesi döneme doğru kayar benim sebep arayışlarım.
0-6 yaş dilimi zamanları çok olumsuz toplumsal ve de ailevi koşullarda geçiren insanların daha sonraki eğitimlerinde başarılı olsalar bile, hep bir eksik taraflarının kaldığını yakından gözlemlemişimdir.
Adam Milletvekili olmuş, Belediye Başkanı olmuş, Kaymakam olmuş, genel müdür ya da işadamı olmuş ama toplum içinde öyle bir kritik anda öyle bir halt ediyor ki, bütün eğitiminin kendine kazandırdığı özellikler sıfırlanıyor.
Buradaki halt ve hata araştırılınca görülüyor ki eğitim süreçlerinin bile üstesinden gelemediği okul öncesi döneme karşılık geliyor.
Ya mutsuz bir çocukluk geçirmiştir, ya köy ortamında tamamen yoz tavırlarla gelişip büyümüş serpilmiştir vs vs vs.
Ben aslında şu anda içinde bulunduğumuz sosyal hayatımıza bu gibi bir bakış açısından baktığım zaman ürküyorum.
Ürküyorum çünkü, dışarıdan üniversite, fakülte mezunu olarak adam gibi adam gözüken insanların, aslında içlerinde çok trajik kompleksler taşıdıklarını daha bir kaygıyla görüyorum.
Onun  için çok kritik makam ve mevkilere getirilen insanların ayrıca bir takım psikolojik ve sosyal testlerden geçirilmesi gerekliliğini şu son zamanlarda ciddi ciddi düşünüyorum.
Bu ülkede önemli görevde bulunanlar,yönetici durumundaki insanlar yada devasa kurum,kuruluşları yöneten insanlar ciddiye alırlar mı almazlar mı bilmem,ama inanınız tehlike çok büyüktür.
İnsan arama çabalarımızda sonuç şudur:
Eğer ki eşeklik baki kalacaksa okumanın bir faydası yoktur.
Esas olan bütün düşünceleri özümsemiş, ahlaklı ve olgun, müşfik tavırlarımızla baki kalan bu kubbede bir hoş seda bırakmaktır…
 
 
 
 
 
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner125

banner123

banner124