www.bursadameydan.com
Okurlar yazının bugün biraz içsel biraz da duygusal olduğunu düşüne birler..
Ama hayatın ŞER kapısını açarak tellallığa soyunanları gördükçe,herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini düşünenlerdenim..
Ayrıca,kendilerine biat edenleri yoldan çıkarıp saptıran küfrün önde gelenlerinin adam diye dolaştığı bir ortam da, dedikodu merkezlerinin mutlaka ama mutlaka kapatılması gerektiğine de inananlardanım…
Herkes,her kesim mücadele etmeli ki,kendilerine benzettiklerinden gurur duyanlar,başlarını avuçlarının içine alarak bir daha düşünebilsinler.
Bu ortamda bizi en fazla teselli edecek ise ilahi hükümlerin bulunmasıdır.
Yanlış yapan herkes mutlaka ama mutlaka cezasını çekecektir.
İman ettik,elbette ki kötüler cezalandırılacak.
Ne zaman cezalandırılacak diye sormaya gerek var mı?
Şişkin ciğerlerinden yalancı nefesler üfleyerek sözün ruhuna tecavüz eden insanların haline bir bakın.
Yaşamlarının arka bahçelerine koskoca ahlaksızlık abideleri diken insanların bir yerde pes etmeyeceklerini söyleyebilir misiniz.?
Bu mümkün mü?
****  *****                   
Makedonya Kralı Filip'in oğlu İskender, babasından sonra kral olunca,kısa zamanda Yunanistan, İran, Anadolu, Suriye,Mısır, Horasan, Hirat ve Belh'i işgal etmiş, kazandığı zaferler maalesef ahlakını bozmuş ve zulme başlamış.
Ancak, ne hazindir ki, her “zalim” gibi o da sefalet içinde ölmüş...
İbret alınacak tam bir tarihi süreç.
Herkesin okuması gerek İskender’in hayatını!
Özellikle hayattan ibret alması gerekenlerin!
Bir dostumuzun tavsiyesi üzerine İskender’in hayatını azda olsa inceleme fırsatım oldu!
Öyle ilginç hikayeler var ki hayretler içinde kaldım.
Bir kısmını okurlarımızla paylaşmak istiyorum:
Kral Filip oğlu İskender'i on üç yaşında,düşünür Aristo'nun öğretisine bırakmış.
Bu nedenle İskender ne zaman dara düşse Aristo'dan yardım istemiş.
Hocasına sorduğu sorulara aldığı yanıtlar,bir ibret belgesi:
Soruya bakar mısınız lütfen?
“Zapt ettiğim topraklardaki insanları tahakkümüm altında tutabilmek için neler yapmalıyım?
Ülkenin ileri gelen insanlarını sürgüne mi göndereyim,hapse mi atayım, kılıçtan mı geçireyim?”
Aristo'nun sorulara yanıtı şöyle olmuş;
1- Sürgüne gönderme! Sürgünde toplanıp sana karşı başkaldırırlar,
2- Hapse atma! Hapishaneler militan yuvası olur, iş kontrolden çıkar,
3- Kılıçtan geçirme! Onlardan sonraki kuşak intikam hırsıyla büyür, tahtını sallar.
Anlaşma yollarını tıka!
Bu konuda sana tavsiyem şu olsun:   
“Zapt ettiğin ülke insanları arasına nifak tohumları ek.Halkı birbirine düşman olsun.Onlar birbirleriyle savaşırken,hakem olarak kendini kabul ettirip arabulucu kimliğinle karşılarına çık.  
Sonra aralarını düzeltir gibi görünüp anlaşmaya giden bütün yolları tıka!”
İşte buyurunuz bakalım?
Doğrusu böyle bir mantığın Aristo mantığı olduğunu bilmiyordum.
“Aristo Modeli Nefret”le büyüyenler elbetteki Mevlana’dan Yunus Emre’den haberiz büyümüşler…
Hiçbir zaman bizim hayat felsefemizden bakmalarını bekleyemeyiz bu insanların..
Konunun en can alıcı yanı ne biliyor musunuz sevgili okurlar…
“Aristo Modeli Nefret” i ruhuna ve kişiliğine sindirmiş insanlar var aramızda.
Önce şehrimize sonra da Güneydoğuya yada Anadolu bir  göz atın..
Nasıl aramıza fitne sokuldu.Alevi-Sünni,Türk-Kürt kavgaları nasıl çıkarıldı.
Birileri bu kavgalardan nasıl nemalandı.
Karşılarındaki insanları bilinen metotlarla yıkamayacaklarını bildikleri için, Aristo tarzı kurnazlıklara soyundular..
Bütün  ihtisaslarını bu alan üzerine yapmışlar sanki.
Kim yetiştirdi,kim aramıza soktu bu insanları?
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner123

banner124