Tüm değişimler halkın ihtiyacı başlar ve bedeli ne olursa olsun maksat hâsıl olur.
Ve bu değişim talebinin en görünebilir olanı, günümüz orta yaş gurubunun hatırlayacağı
süreçtir 3 Kasım 2002 seçimleri.
Öncesini değerlendirmek tarihi iyi okuyamamak olabilir, ama 2002 genel seçimleri
okumak değil yaşamakla ilgili en iyi örnek olacaktır. Ders almaz isek tekrarını yaşamamız
işten bile değil.
Düşünebiliyor musunuz, mevcut iktidarın koalisyon ortakları meclis dışı kalıyor ve henüz
bir yaşındaki parti iktidar oluyorsa; buna sebep, halkın taleplerinin vuku bulmasıdır.
“Anap’ı Doğruyolu bitirenler şimdi Ak Parti üzerinde vesayet kurmak isterler” diye
öngörümü paylaşmak istiyorum’ ki Allah fırsat vermesin. Allah’tan Halkın gönül bağı
kurduğu Recep Tayyip Erdoğan var.
Bugün yaşananlarda, o günlere açık mesajdır aslında.
İktidar partisinin en büyük illerdeki belediye başkanları görevlerinden istifa ettiriliyor ve
yerlerine yeni isimler belirlenip, tespit edilen hatalar ve halk talepleri üzerinden vira
bismillah ile yola devam ediliyorsa, maksat hâsıl olmuştur.
Her yiğidin harcı değildir, böylesine büyük adımlar ile risk almak!
Bir anda örneği olmayan bu atılan bu adımlarda, sonucu bila bedel tartışılmaz kılan,
talebin halktan gelmiş olmasıdır.
Evet, onları verdiği oylar ile yönetici seçen halk, yetersizlikleri üzerine, yine merkezi
yönetime şikâyetler yapıp, görevden gönderilmesini talep etmiş ve başarılı olmuştur.
Evet, aday gösterildim, kazandım ve 5 yıl kimse bana dokunamaz devri bitmiştir. Hele ki,
Ak Parti yönetiminin aldığı cesur kararlarla bir sonraki olası adımların önü açılmıştır.
Diğer illerin durumu farklı olsa da, Bursa’yı yaşanmaz kılanlarının, ben yaptım oldu ile
yaptıkları yanlarına kar kalmamalı.
Yerel yönetimlerin başarısız ve “ben yaptım oldu”lu icraatları takipsiz kalmamalı, hesabı
en incesine kadar sorulmalıdır. Hatta grup kararları gözlem altında olmalıdır ki, sonradan
kokusu çıkmasın.
Yaşadığımız şehirdeki beklentimiz, geçmişin başarısız proje ve uygulamaları ile olumsuz
izlerinin tez zamanda silinmesidir.

Biliyoruz ki merkezi yönetimin hertürlü desteğini almış olan Alinur Başkan gereğini
yapacaktır. İşe halka dokunacak adımlardan olan, halk ile hemhal olma hali ve akametin
müsebbibi olana bürokratlarla başlayarak, samimiyetini göstermiştir.
Alinur başkanın tebriklerin kabulü ile zaman kaybetme zaafına düşmeden, tek toplantı ile
atacağı bu adımda halk tarafından ciddi destek gördüğünü paylaşmak istiyorum.
Yine görevden aldığı bürokratların bursa kamuoyu tarafından yakinen takip edildiğini ve
yerlerine atanacak isimler üzerinde hassasiyetle beklendiğini hatırlatmamıza gerek yoktur
zaten.
Bursa’ya hizmet anlamında atılacak her adımı büyük bir ümitle beklediğimizi ve bu
hizmet adımlarında destek olacak olan her bir bireye peşinen minnet duygularımızı
sunmakta beis görmeyiz. Yeter ki amaç halka hizmet olsun ve halkta karşılığı olsun.
Zor bir dönemden geçtiğimizin farkında olan halk, haklı olarak kendilerinin onca
özverisinin karşılığı olarak, aynı özveriyi yöneticilerden bekler.
Belediyecilik hizmetlerindeki üstün başarısı ve adaletli yönetimiyle 15 yıldır iktidarda olan
yönetimin, bugünkü kötü örnekleri ile başarısız sayılmasının kabul edilemez bir ihanet
olduğunu ve öze dönüşü beklediğini hatırlatmakta yarar görüyorum.
İlham kaynağı olan geçmiş dönemin o başarılı belediyelerin girişlerinde, kocaman
yazılarla “Rüşvet Verende, Alanda Ateştedir” yazardı.
Değilse yolsuzluğun ağa babalarına fırsat vermiş oluruz.
İSKİ skandalında, “Rüşvetin belgesi mi olur, Pe…..k” denildiği günler çok uzak olmaz.
***
Demografik yapı istismarcılığı…
Dürüst olmak lazım ile başlayan dürüstsüzlüklere şahit oluruz. Sosyal medya üzerinde
sıkça paylaşılan ve etnik kimlik üzerinden hemşericilik yapan, halen Bursa’yı ve Bursalılık
bilincini özümseyememiş, ekseri çoğunluğun yalaka diye tabir ettiği, omurgası kayıklara
itibar edilmemesi en büyük beklenti.
Kendi adam olamamışlar, ya birilerinin hemşerisi olarak, yada sözüm ona adamı olarak
yamanır birilerine. Bırakalım onlar kendi çaplarında takla ata dursunlar, ama halkı tahrik
edecek fırsatlar bulamasınlar. Değilse üzülürüz ki, ötekileştirmeler ve istismarlar başlar.
Birlik ve dirlik sloganları atarken ayrışırız da, toparlayanımız olmaz.

Günün sözü:  - Bilim ve bilgelik, insan ruhunu doğanın üstüne yükseltir. - S. Erıugena

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner92

banner78