www.bursadameydan.com
Sadece ülke olarak değil yaşadığımız kentte bile ilginç bir o kadar da düşündürücü olaylara şahitlik ediyoruz.
Hatta bazı yaşanmışlıkları not alıp tarihe not düşüyoruz.
Bu noktada bir gerçeğinde altını kalın çizgilerle çizelim;
Varmış gibi görünen asıl sorun, imkansızlıklar değil, bütün gelişim alanlarına vakıf, ahlakın ve şefkatin emrinde adam gibi adamların sürekli azalarak neslinin tükenmeye başlamasıdır.
Yaşananlar, ya da tanıklık ettiğimiz olaylar birer ibret vesikası olarak hafızalarda yerini alıyor.
Aslında kaypaklığı bir meziyet olarak kabul edip, kendi dünyasında yaşamaya devam edenler bir süre sonra kaybolup gideceklerinin farkında olmayanlardır. İçinde bulundukları saltanatın hiç bitmeyeceğini zannedenlerdir.
Oysa misafir olduğumuz bu kainatta söz vermenin erdemliliğini taşıyamayanlar, kıvıranlar ya da kıvırttıran insancıkların hiçbir zaman ömürleri uzun olmamış tarihin derinliklerinde kaybolup gitmişlerdir.
Bursa’da bunun çokça örnekleri mevcuttur.
Bu kişilerin kim ya da kimler olduklarının bu saatten sonra önemi yoktur.
Hüznümüzün içimizde biriktirdiği tortu, bugün paylaşılmaktan çok ama çok uzaktır. Hassasiyetimizin kaynağında siyasi bir koku bulunmadığı da açıktır.
Benim ifade etmek istediğim;
Basiretli işadamları, yöneticiler yaptıkları icraatlarda, basit hatalar yaparsa, çoğunlukla birilerine çok basit bir ifadeyle “meze” olur.
Birçok yerde kendini gösteren çürüme kuşkusuz, onların oturdukları koltukları da kökünden sallayarak onları geri dönülmez bir yolun yolcusu yapar.
İçinde bulunduğumuz sosyal ilişkiler “doğru ve yanlış” sübjektifi üzerinde yürümektedir ve neden “doğru”, neden “yanlış” olduğu konusunda bir fikir birliğine varılmadığı sürece mutlaka ama mutlaka sıkıntılar yaşanacaktır.
Risk almaktan korkmayan şahsiyetlerin, müteşebbis yöneticilerin başarılarına gölge düşürmek için icat ettikleri psikolojik savunma yöntemi olan cahil cesaretli tavır ve söylemler, nihayetinde kendilerine dönüş yapacaktır.
Birileri bugün bu ifadeleri sadece uyarı olarak kabul edebilir.
Yaşanacakları, cahil cesaretindeki bir insan bilmiyor olabilir.
Hayatını da hep iyi bir dalgıç olma felsefesi üzerine kuranlar, en büyük vurgunu yiyinceye kadar hayatı sadece kendilerinden ibaret zannedenlerdir.
Oysa gerçek yüzleri herkes tarafından izlenen bu insancıklar, büyük yanılgı içinde olduklarını zamanla anlayacaktır ki, iş işten geçmiş olacak.
Zamanıdır ama kar bulutlarının arkasına saklanmak çözüm olmaktan çıkmıştır günümüz Türkiye’sinde.
Göstermelik eylemlerin ardında hangi art niyetler saklıdır; kimin niyetine niyaz güzelliğinde dualar girmiştir, kim paraya tapıyor, kim onur ve şerefi elinin tersiyle itmiş…
Kimden kime, hangi yoldan bilgi ve duygu akar; kimin eli kimin cebindedir, sorularına cevap vermeye bile gerek yok…
Her şey ayan beyan ortada…
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner111