www.bursadameydan.com
Bugün köşemi KKTC’de üniversite öğretim üyesi  olan Dr. Hayrettin Parlakyıldız’ın yayınladığı bir yazıya ayırıyorum. Türk Diline sunduğu katkı yadsınamaz olan akademisyen yazar bizden de söz ederek şunları ifade ediyor:
“Üniversitelerin önemli görevlerinden biri de akademik toplantılara imza atmak, akademisyenlerin bilimsel çalışmalarını açığa çıkarıp onlara çalışma azmi kazandırmak ve araştırma merakını kamçılamaktır… Bunu Vakıf Üniversiteleri içinde en anlamlı ve uzun soluklu yapanlardan biri de Ankara Bilkent Üniversitesidir.
Çalışmalarının birçok alanda olmasının yanında bizi ilgilendiren alanımızla ilgili sempozyumlardan biri Uluslararası Büyük Türk Dili Kurultayı ismini taşıyan 15 yıllık geçmişle günümüze kadar gelen akademik çalışmadır…
 Bu tür akademik çalışmaların içinde bildirili katılımcı olmak ayrı, bu tür akademik çalışmayı düzenlemek ayrıdır.  Bu çalışmaları Trakya ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde Uluslararası seviyede düzenleyen bir akademisyen olarak iyi biliriz.
Sempozyum hazırlarken; teknik bilginiz olacak, akademik bilginiz olacak, düzenleme kurulunuz olacak, akademik camiaya yakınlığınız olacak, üniversite bağlantılarınız olacak, destekçi firmalarınızla, kamu kurum ve kuruluşlarla iletişiminiz olacak, tanıtım ilânlarınız olacak,  ulaşım hizmetleriniz içinde kargo ve link bağlantılarınız olacak, işleri takip edecek, size bilgi vererek, yanıltmayan ciddi ekibiniz olacak, bunlar adsız kahraman sıfatını alacak, karşılayacak-uğurlayacak ve düzenleme kurulu başkanının yüz akı olacak. Bu işlerde sabır gerekecek. Tüm bunların yanında size tüm desteği ve güveni vererek, mali güçte-ulaşım işlerinizde yanınızda olacak, üniversitenin yönetim kadrosu olan rektör ile mali sıkıntılarınıza çare olacak mütevelli heyet başkanınız olacak !?..
 Bu açıklamadaki beklentiler, şartlar oluşunca, artık yola çıkabilirsiniz. Çıktığınız yolda başınız dik, alnınız ak yürürsünüz.  Bunu yıllardır Bilkent’te  yapan ve başarıyla ulusal ve uluslararasında alanıyla ilgili sempozyumu düzenleyen bir akademisyen arkadaşımızı tanımak, ciddiyetini bilmek ve tanıtmak gerekir… Bu akademisyen arkadaşımız Dr. Rasim  Özyürek…
Yıllarını eğitime verirken, Bilkent’teki çalışma azmini yakından tanıyan biri olarak, son sempozyumla  (Tiflis’e gidilmese de) sempozyuma bildiri gönderen arkadaşların çalışmalarını E-Kitap olarak değerlendiren, editörlüğünü yapan, bu çalışmayı grup bilinci içinde gerçekleştirip yayın hayatına yeni araştırmaları, yeni anlayışla ortaya çıkan çalışmaları,  akademik camiayla paylaşarak, yayınlanan E-Kitaba herkesin ulaşmasını sağlayan anlayışı,  kutlamak gerek.
Aşağıda bu yayını irdeleyerek-eleştirel üslûp çerçevesinde ele almak, değerlendirmenin, bir akademisyen olarak bize görev olduğunu düşünüyor, kitapta bildirisi bulunan kişilere merhaba söylemi içinde bir tebessümde bulunmanın vefa borcu olduğunu biliyoruz...
Bilkent Üniversitesi, Yunus Emre Enstitüsü Tiflis Devlet Üniversitesi XV. Uluslararası Büyük Türk Dili Kurultayı Bildirileri Kitabı; 70 kişilik bildiri metniyle 610 sayfalık yayınlanan kitapta ön kapak Gürcistan/Tiflis şehrinin renkli fotoğrafıyla okuyucusuna merhaba diyen, işbirliği yaptığı üniversiteyle, Kurultaya destek veren Yunus Emre Enstitüsü’nün logolarıyla kimliğini ortaya koymuştur.... Her şeyde olduğu gibi yapılan çalışmalarda da kimlik önemlidir. Kimlikler, katılımcıların bildirilerindeki anlatım üslûbunda da gizlidir.
2005 yılından beri Uluslararası Büyük Türk Dili Kurultayı’nın (25-28 Eylül 2020) XV. sini COVİD-19 tedbirleri çerçevesinde sınırlı olarak gerçekleştirilmesi ve bunun E-Kitapla bütünleştirilmesi de akademik çalışmanın bir ciddiyeti olarak görülmelidir.
 Kitapta, “Türkçe İnkılâbı” yapan son yüzyılın ÖNDERİNİN;  “Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir.” Sözündeki İLKE, üniversiteler kuran akademisyen HOCA olarak bilinen, YÖK’ün kurucusu olan Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın “Türk Dili Kurultaylarında dünya dil bilginleri birlikte olacaklarına, Türk dili ile ilgili birçok güçlüklerin çözümünü kolaylaştıracaklarına” sözü bu KURULTAYIN temelini oluşturduğu bir DİL emri olarak yorumlanmalıdır.
 Öğretim elemanlarının  asli görevi DERS vermektir, ama bu asli görevde üniversal anlayışı çağdaşlığa götüren yolun da bilimsel çalışmaların sergilenmesinden geçtiğini unutmamak gerekir. Ülkemizde görev bilincinin duyarlılığı içinde Uluslararası akademik çalışmalara ve Türk Dilinin Öğretimi için imza atan tüm Yükseköğretim kurumlarını kutlamak gerek !..
Bu arada akademisyenlerin yanında basınımızın değerli temsilcilerinden, yazarlarından SÖZCÜ  Gazetesi Ankara Temsilcisi, Saygı Öztürk’ün, uzun süre Hürriyet gazetesinde çalışmış BURSA’DA MEYDAN Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mustafa Yanık'ın, Konya  MERHABA Gazetesi Yazı İşleri Müdürü İbrahim Büyükeken'in  Türk Dili konusunda duyarlılıkları asla unutulamaz. Kendilerinin E-Kitapta yer alan bildirileri de önemli bir hizmetin ifası. Bu konuda hizmet eden tüm akademisyen ve diğerlerine teşekkür ediyoruz.
Gelecekteki, Uluslararası Türk Dili Kurultayları’nda buluşmak dileğiyle... 15.11.2020
Dr. Hayrettin Parlakyıldız
 Kıbrıs İLİM Üniversitesi
                                                                        
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner123

banner124