www.bursadameydan.com

Sosyal Demokrat anlayış sisteminin gereklerinden biri olan dayanışma ve paylaşma kültürünü Nilüfer’de siyasetimizin merkezine oturttuklarını vurgulayan CHP Nilüfer İlçe Başkanı Fırat Yılmaz'la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. 
Yılmaz "Klasik siyaset anlayışı bitmiştir…" dedi..


 
Gazeteci kökenli bir siyasetçi CHP Nilüfer İlçe Başkanı Fırat Yılmaz..Genç ve dinamik bir siyasetci…
Yıllardır CHP siyasetinin hakimiyetini sürdüğü Nilüfer’i bu defa İlçe Başkanı Fırat Yılmaz’la konuşmak istediğimde önce kısa süreli şaşkınlık yaşadı.Sonra da söyleşimizin çok anlamlı olduğunu ve demokratik bir tavır olduğunu ifade etti…
Ülkede yada Bursa’da klasik siyaset anlayışının bittiğini ifade eden Fırat Yılmaz “Özellikle online yaptığımız toplantılarda, klasik siyaset anlayışının dışında toplumun geneline dokunan, sorun tespiti ve çözüm önerilerinin hızla hayata geçirildiği bir süreç geliştirdik.Daha açık bir ifadeyle aslında asıl yapmamız gereken işe yönelmiş olduk. Sosyal Demokrat anlayış sisteminin gereklerinden biri olan dayanışma ve paylaşma kültürünü Nilüfer’de siyasetimizin merkezine oturttuk.” diye konuştu.
Kısa bir sohbetin ardından sorularımızı sıraladık..



Fırat Yılmaz’ın Nilüfer’de CHP İlçe Başkanı olması ile neler değişti? Hedefler neler?

Öncelikle Bursa medyasının güzide kurumlarından biri olan Meydan Gazetesi’nde görüşlerimize yer açtığınız için başta size ve tüm kurumunuza teşekkürlerimi sunuyorum. Özellikle konvansiyonel medya olarak tanımlanan gazete, televizyon gibi yaygın medya araçlarında ana muhalefet partisi olan CHP’nin sesine hem ulusal hem yerel medyalarda çok fazla yer verilmediğine üzülerek şahitlik ediyoruz. Bu anlamda sizin bu röportajınızı ben çok anlamlı ve demokrat bir tavır olarak görüyorum.

İşte konuşuyoruz..
Tekrar teşekkür ederim.

Siz süreci değerlendirirseniz..Söyleyecekleriniz sayfalarda yerini alır..
 

Biz, Nilüfer ilçemizde son kongre sürecimizi 5 Ocak 2020 tarihinde tamamladık. Görev süremizin 1. Yılını tamamlamak üzereyiz. Çok güçlü ve alanında uzman isimlerden oluşan yönetim kurulumuz hızla çalışmalara başladı. İlk hafta mahalle temsilciliklerimizle bir araya geldik. Hedeflerimiz ve çalışma planlarımızı ortaya koyduk. Kısa, orta ve uzun vadeli programlarımızı belirledik. Hayat, her an çok ilginç gelişmelere gebedir. Hayatın geneline dair yapılan planlamaların, hedeflerin, projelerin bir anda ters yüz olabileceğini tüm dünyada ve ülkemizde olduğu gibi bizlerde acı bir şekilde deneyimledik. Küresel pandemi COVİD-19 süreci tabir yerindeyse tüm planlamaları alt üst etti. Dünya pandemi koşullarına göre her alanda yeni bir süreç yaşamaya başladı. Bizler de bu süreçlere hızla adapte olduk. Çok seri toplantı trafiğiyle pandemi süreci dahilinde tüm planlarımızı revize ettik. Özellikle online yaptığımız toplantılarda, klasik siyaset anlayışının dışında toplumun geneline dokunan, sorun tespiti ve çözüm önerilerinin hızla hayata geçirildiği bir süreç geliştirdik. Daha açık bir ifadeyle aslında asıl yapmamız gereken işe yönelmiş olduk. Sosyal Demokrat anlayış sisteminin gereklerinden biri olan dayanışma ve paylaşma kültürünü Nilüfer’de siyasetimizin merkezine oturttuk. Pandemi sürecine ilave olarak olağanüstü gelişen başka süreçlerle de karşı karşıya kaldık. Ocak 2020 Elazığ Depremi ve Ekim 2020’de gerçekleşen İzmir Depremi süreçlerine ilişkin de çalışma modelleri ortaya koyduk. Aslında sorunuza özetle vereceğim cevap; salt Fırat Yılmaz olarak değil CHP Nilüfer İlçe Yönetimi olarak seçildikten bir hafta sonra zaten çok değişik bir süreçle karşı karşıya kaldık diyebilirim. Olağanüstü gelişen bu süreçleri kuvvetli refleks ve zaman mefhumu olmadan gönüllülük esaslı çalışan ekibimizle birlikte şu ana kadar doğru yönettiğimizi düşünüyorum. Yaptığımız çalışmalara gelen olumlu tepkiler yeni siyasetin kurgulanış biçimi olarak doğru yolda olduğumuzun göstergesidir.



CHP İlçe Yönetim Kurulu pandemi sürecine Nilüfer’de nasıl katkı koydu?

Pandemi sürecinin ülkemizde Şubat ayı içerisinde hızlanmaya başladığı hepimizin malumu. Mart ayında Genel Merkezimiz tarafından gelen genelge doğrultusunda hastalık bulaşını engellemek adına ilçe binamızı faaliyete kapattık. Çalışmalarımızı whatsap gruplarımız ve online toplantılar üzerinden yönlendirmeye başladık. Nilüfer ilçemizde 64 mahallemiz var. Mahallelerin tümünde örgütlü bir yapımız var. Yine bu mahallelerden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlarımız ve Belediye Meclis Üyelerimiz var. Bu arkadaşlarımız, Mahalle temsilcilerimiz ile sürekli irtibat halindeler. Özellikle pandemi sürecinde evlerinden çıkamayan vatandaşlarımıza alışveriş ve ihtiyaçları konusunda destekler verdik. Yine erzak paketleri dağıtımıyla ilgili çalışmalarımız oldu. Yaklaşık 1500 adet erzak paketi ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Maske, eldiven ve dezenfektan konusunda da yine ciddi miktarlarda dağıtımlarımız oldu. Çalışmalarımız; Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Gençlik Kolu Başkanımız ve Yönetimi, Kadın Kolu Başkanımız ve Yönetimi tarafından organize edildi. Pandemi koşullarını göz önünde bulundurarak üst düzey önlemle çalışmalarımızı hız kesmeden devam ettirdik. Sorumluluğumuzun çok büyük olduğunun farkındayız. Hem ekibimizin sağlığını korumak hem de dayanışma içinde olduğumuz vatandaşlarımızın sağlıklarını korumak durumundaydık ve bu anlamda sıkıntılı bir süreçle karşı karşıya kalmadık. Haziran ayı ile birlikte mevcut iktidar ekonomik gerekçelerle pandemi sürecine ilişkin getirilen kısıtlı yaşam kurallarını gevşetti. Tabi en büyük sorun burada başladı. Bugün yaşadığımız ikinci dalga sürecinin acı bilançosu tartışmasız yaz aylarında gevşetilen kısıtlama kurallarından dolayıdır. Biz örgüt olarak gevşemedik. Üst düzeyde dikkatle çalışmalarımıza devam ettik.

Pandemi dolayısıyla ilçe binasını kapalımı tutuyorsunuz?

 İlçe binamızı açtık ancak sadece sekreter arkadaşımız ve bir nöbetçi yönetici arkadaşımız ilçe binamızda bulunuyor. Ziyaretçi kabulü yapmıyoruz. Çok elzem olmadıkça yüz yüze toplantı gerçekleştirmiyoruz.



Nilüfer’de çok konuşulan “Tablet Kampanyasında” amacınız ne idi?

Yaz aylarının sonunda okulların açılmasına yakın zamanda bir kampanyaya daha başladık. Mevcut iktidar, okulların açılmaması konusunda karar almıştı. Bu karar doğru bir karadı.
Ancak aldıkları karar her ne kadar doğruysa da yönetim konusunda zafiyet içinde olduklarından o süreçte de yanlış yönetim modelleri ortaya koydular.
Online eğitim sistemine başlandı ancak evlerinde EBA sistemine katılacak  internet altyapısı olmayan, online eğitime başlamak için elektronik cihazları olmayan çok sayıda aile vardı ve iktidar sahipleri bu ailelere karşı olabildiğince kör ve sağır bir tutum içindeydi. Yönetim kurulu olarak hızla organize olduk ve tablet kampanyası başlattık. Gönüllü vatandaşlarımızla bir araya geldik ve bu süreci beraber yönettik. Dört etap halinde organize ettiğimiz kampanya sonucunda 170 ilk ve ortaöğretim öğrencimize tablet armağan ederek derslerinden geri kalmamaları için dayanışma içinde olduk. Bu ay içerisinde yapacağımız son etapla birlikte tablet sayımızı 200’e çıkartarak bu kampanyamızı noktalayacağız. Bu arada altını önemle çizmek istiyorum; tablet dağıtımlarında olabildiğince adil olmaya çalıştık. Her aileye 1 adet tablet verildi. Tablet talebiyle başvuran ailelerin gelir düzeyleri şeffaf bir şekilde araştırıldı ve gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşıldı. Tablet bağışları ve tablet teslimleri tutanaklarla kayıt altına alındı. Sonuçta bu işler akçeli işler ve sonuna kadar şeffaflık içinde yönetilmesi gereken işler.



Belediye Başkanı Turgay Erdem ile diyaloglarınız nasıl?

Gayet iyi düzeyde. Hatta iddialı bir söylemde bulunabilirim. Belediyemiz ve İlçe Başkanlığımız arasında geliştirdiğimiz ilişki ve çalışma modeli Nilüfer İlçemizin tarihinde görülmemiş şekilde olumlu bir düzeydedir. Elbette geçmiş yönetimler de iyi ilişki içerisinde olmuşlardır fakat bu dönem ortaya konulan çalışma modelleri birbiriyle entegre ve olabildiğince Nilüfer odaklı bir çalışma modelidir.



Nilüfer’de liyakat yorumunuz?

Aslında bu sorunuz çok önemli bir soru ve cevap olarak genişletilmesi gereken bir soru. Liyakat konusu ülkemizin en önemli sorunu. Merkez AKP iktidarına ve yerel yönetim tarzlarına baktığımızda ne demek istediğimi daha açık anlatabileceğim kanaatindeyim.  Maalesef liyakatli yönetici ve çalışan konusunda ülke olarak en sancılı dönemi yaşıyoruz. Ülkemizde liyakat konusunda bu sayfalara sığdıramayacağımız örnekler mevcut. Bakın tek bir örnek vereyim. Yabancı dil bilmeyen Büyükelçi ve ataşelerimizin olduğu gerçeği bu sorunuza verilecek en doğru cevaptır. Yani liyakat konusunda ülkemiz 18 yıldır kötü bir dönem yaşıyor. Nilüfer özelinde konuya değinecek olursak; İlçe Yöneticilerimiz mesleklerinde uzman kişilerden oluşuyor. Avukat, mimar, doktor, inşaat mühendisi, jeofizik mühendisi, mali müşavir, iş adamı/ iş kadını, işletmeci arkadaşlarımız yönetim kurulumuzun yapı taşlarını oluşturuyor. Bu yapı da Nilüfer’de doğru siyaset modeli ortaya koymamızın, sorun tespiti ve çözüm önerileri üretmemizin omurga kısmını oluşturuyor. Keza Belediye Meclisi Üyelerimiz içinde aynı durum geçerlidir. Tüm arkadaşlarımız alanlarında uzman, eğitimli ve yönetim kabiliyetleri yüksek bir yapı içindedir. 

 

Millet ittifakı içindeki siyasi partilerin Nilüfer ilçe teşkilatlarıyla diyaloglar nasıl?

Millet İttifakı içerisindeki siyasi paydaşlarımızla gayet iyi düzeyde bir diyaloğumuz var. Bunun için 31 Mart 2019 Yerel Seçim sonuçlarının Nilüfer kısmına bakmak yeterli olacaktır. İlçemizde seçime katılım oranı yüzde 86,5’tir. 274 bin seçmen oy kullandı ve 167 Bin oyla  yüzde 63 gibi ciddi bir oranla Turgay Erdem Millet İttifakının adayı olarak seçimleri kazandı. Bu başarı; Millet İttifakının ortakları olarak bizlerin uyum içinde çalışmasının bir sonucudur. Halen ilişkilerimizi üst düzeyde dinamik olarak tutuyoruz.

CHP’nin yerel iktidarı Nilüfer’den Millet ittifakının talepleri var mı?

Bireysel herhangi bir talepten bahsediyorsak vereceğim cevap “Asla” çünkü hepimiz şunun bilincindeyiz. AKP bu ülkeyi 18 yıldır çok kötü yönetiyor. Özellikle son dönemde ülke her anlamda kötü yönetiliyor. Artık kan değişimine ihtiyaç var. Siyasal bir değişim olmazsa olmazdır. Güzel ülkemiz elimizin arasından kayıp gidiyor. Yatağa aç giren yüzbinler var. Evinin temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için çoluğunun çocuğunun yüzüne utancından bakamayan analar babalar var. Hereke ilçesinde, 2018 yılında evladına okul kıyafeti alamadığı için yaşamına son veren baba İsmail Devrim’i hatırlayın. Çok açık ve net AKP iktidarı bu ülkeyi yönetemiyor. AKP’li İlçe Başkanları Büyükşehir Belediyesi Şirketlerine yönetici olarak atanmış, huzur hakkı alıyor. 1 TL’de alsalar 100 Bin TL’de alsalar yanlıştır. Sayın Cumhurbaşkanının önemli bir tanımlaması vardır “garip guraba, fakir, fukara” şeklinde; işte Bursa Büyükşehir Belediyesi şirketlerinin kasalarındaki paralarda o fakir fukaranın hakkı vardır. Tablo böylesine bir durumdayken emin olun ki; Millet İttifakının ortakları birbirlerinden en ufak bir talep içerisinde değildir. Tek talebimiz var bu ülkenin, bu iktidardan seçim yoluyla, bir an önce kurtulması. Bunu da hep birlikte ilk seçimde başaracağız…

Sosyal belediyecilikte Nilüfer’in çalışmaları neler? Özellikle pandemi döneminde?

Nilüfer Belediyemiz sosyal demokrat yerel yönetimler içerisinde ülkemizin yüz akı konumundaki belediyelerden biridir. Geçmişte de böyleydi bugünde başarısını katlayarak arttırıyor. Pandemi sürecinde oluşturulan onlarca ekip özellikle 65 yaş üstü vatandaşlarımızın tüm ihtiyaçlarına anında yetişti. Ülkemizde pandeminin ilk zamanlarında yaşanan maske krizini hatırlayın. Fahiş fiyatlara ulaştı maskeler. Karaborsacılar, vurguncular, maskenin tanesini 5 liradan, 6 liradan haftalarca sattı bu ülkede… Nilüfer belediyemiz ne yaptı? Kendi maskesini kendi üretti. Refleksi çok güçlü, liyakat sahibi kadrolar anında çözüm üretti. Belediye binamız kelimenin tam anlamıyla, halk sağlığı için, atölyeye çevrildi. Başkanımız Turgay Erdem koordinasyonunda, başkan yardımcılarımız, müdürler, belediye personeli tüm aksiyonları aldı ve 1.5 milyon adedin üzerinde maske halkımıza ücretsiz dağıtıldı. Çocuklara özel maske tasarlandı ve üretilerek dağıtımları yapıldı. Binlerce koli erzak yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımıza hızla dağıtıldı. Yüzbinlerce litre dezenfektanla Nilüfer’in her noktası dezenfekte edildi. Nilüfer Belediyemizin pandemi yönetim süreci takdire şayan bir durum ortaya koymuştur. Bunu, CHP İlçe Başkanı olarak açık yüreklilikle ifade ediyorum. Belediyemiz adına kabul ettiğimiz teşekkür/takdir telefonları ve mesajları içinde her siyasi düşünceden yurttaşımız var. Belediye Başkanımız Turgay Erdem’e, yönetici kadrosuna, birim müdürlerine ve belediye personeline pandemi süreci yönetimlerinden dolayı sayfalarınız aracılığı ile yürekten teşekkür ediyorum.



Elazığ ve İzmir Depreminde CHP İlçe yönetimi olarak yardım kampanyaları düzenlediniz. İstediğiniz noktaya ulaştınız mı?

Ülkemiz deprem kuşağında ve maalesef yine aynı noktaya geliyoruz. Yönetemiyorlar… 1999 Marmara depreminden sonra toplanan deprem vergileri nerede? Diye insanlar soru üzerine soru soruyorlar. Bir yetkili de çıkıp halkın bu sorusuna cevap veremiyor. Göreve geldiğimizin hemen akabinde Elazığ depremini yaşadık. Hemen yönetim olarak organize olduk ve neler yapabileceğimizi düşündük. Kısa süre içinde bir yardım kampanyası başlattık. 48 saatte gönüllülerimizle birlikte bir tır ve bir kamyon yardım malzemesi toplayarak deprem bölgesine gönderdik. İlçe yöneticilerimizden Ahmet Namlı arkadaşımız araçlara eşlik etti ve deprem bölgesine yardımları teslim ettik.   Yine Ekim Ayı sonunda kalplerimiz İzmir Depremi altında ezildi. Hızla bir araya geldik. Önceki kampanya sürecinden tecrübe sahibi olduğumuz için yönetim kadromuz yapması gerekenleri biliyordu. Cuma öğleden sonra İzmir depremi oldu. O gece kampanyamızın duyurularını hazırladık ve cumartesi günü sabah saatlerinde kampanyaya başladık. İlçe binamızda yönetim kurulumuz, gençlik kollarımız ve kadın kollarımızla birlikte yaklaşık 90 kişilik çalışma grubu üstün bir mücadele ortaya koyarak 15 saat gibi kısa süre içerisinde bir tır ve bir minibüs yardım malzemesini İzmir’e doğru yola çıkarttık. Gençlik Kolları Başkanımız Ata Erk Şanlı ve genç arkadaşlarımız araçlara mihmandarlık yaptı ve yardımları hızla İzmir’e teslim etti. Biz bu kampanyaları önemsiyoruz. Birbirimizle dayanışma içinde olmak zorundayız.



Nilüfer yeni yerleşim yeri… Vatandaşların sizden ne gibi talepleri var?

Ağırlıklı olarak iş talepleri var. Ülke olarak geldiğimiz nokta malum. Üretim bitme seviyesinde. Rant ekonomisi ve komisyoncu kazanç sistemi hızla yayılıyor. Haliyle istihdam önündeki sorunlar da tehlikeli boyutlara ulaşmış durumda. Nilüfer ekonomik seviyesi bakımından avantajlı bir yerleşim alanı gibi bir algı var ya, işte o algıya çok itibar etmesin yurttaşlarımız. Elektrik, su ve doğalgaz faturalarını ödeyemeyen, ödemekte zorlanan çok sayıda vatandaşımız var. Telefonuma gelen mesajları paylaşsam inanın hayretler içinde kalırsınız. Özet olarak artık mızrak çuvala sığmıyor. Ekonomik kriz hepimizin ortak sorunu ve tıpkı o şiirdeki gibi “bıçak kemikte”… Sağlık ulaşımı konusunda çok yoğun şikayetler alıyoruz. Özellikle Bursa Şehir Hastanesi’ne ulaşım konusunda vakit kaybetmeden çözüm ortaya koymak gerekiyor. Vatandaşlarımız bu hususta çok ciddi problemle karşı karşıya…




Nilüfer’de siyaseti siz mi belirliyorsunuz? İl Başkanlığınızın veya CHP  Genel Merkez siyasetinin Nilüfere yansımaları neler?

Aslında öyle bir süreç yaşıyoruz ki; siyaset belirlemek için özel bir çabaya gerek yok. Her noktada siyaset üretilmesi gereken unsurlar var. Ekonomik krizden tutun, eğitime, sağlıktan tutun, güvenliğe, işsizlikten tutun, ulaşıma kadar geniş bir yelpazede sorun dağlarıyla karşı karşıyayız. Genel Merkezimizin yönetimi, İl Başkanlığımızın koordinasyonu, İlçe yönetimimizin çalışma prensipleriyle ortak bir siyaset yolu izliyoruz. Umudumuz; aydınlık, refah, çağdaş bir Türkiye’ye bir an önce kavuşmak. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir sözü var  “Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek”…  Yaptığımız tüm çalışmaların temelinde aslında Genel Başkanımızın bizlere talimatı olan bu söz var. Önceliğimiz çocuklar olmak üzere; ilçemizin, kentimizin, ülkemizin geleceği için gece gündüz demeden heyecanla çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz.
Kolay geldin…  
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner123

banner124