Bu yılı iyi geçirdiniz mi!.

Bugün, yarın..
Herkes herkese, “umut dolu mesajlar” yollayacak..
Sağlık, mutluluk, başarı, barış, kardeşlik, birlik, beraberlik üzerine..
Aynı 2017’ye, 2016’ya, 2015’e.. girerken olduğu gibi..
Şimdi, 2018’e giriyoruz.. 
Peki, yeni bir yıl yeni bir umut mudur? 
Belki; bir beyaz sayfa, belki bir şeyleri sıfırlama, belki yeniden başlamak gibi duygularla bir şeyleri umut etmek, dilemek istiyoruz. Ama; 2018 de sen, insanlar değişmediği sürece umut değildir…
Keşke; eski yıllara kötülükleri, acıları, gözyaşlarını bırakabilsek. En başta savaşı atabilseydik kör kuyulara.. Ardından giden evlatları analara tekrar verebilsek. Tıpkı; babaları evlatlarına, eşleri, yavuklularına verebilmek gibi.. Keşke; “sil baştan” başlayabilsek, çocukların gözyaşlarını silip barış içinde... Keşke; açlığı, sefaletİ, hırsızlığı, dolandırıcılığı, ikiyüzlülüğü ve sevgisizliği de eski yıla bırakıp ardına kadar kapatabilseydik tüm kapıları. Barışı, sevgiyi ve insanlığa yakışır tüm güzellikleri doldurup yeni yıla girebilsek çocukların gülüşleri ile birlikte...
Yoksul yüreklerimiz dostla, dostlukla zenginleşen insanlardık biz.
Acıyı da, mutlulukları da paylaşan insanlardık. Bir dilim ekmeğimizi paylaşan, dil, din, ırk, mezhep ayırt etmeden “insanı seven”, umudumuzu çocukların sevinciyle tartan insanlardık...
Çok mu zor..
Dikkat edin, “insan”dan söz ediyoruz.
Yani; “sen”den..
Yeni yıl; sen “yeni sen” olursan umut olacak.
Senin sol yanına vicdan ilişmediği sürece, 
ne ne 2018, ne 2019, ne 2019…umut değildir...
Ne diyor Sokrates:
“Bir şeylerin değişmesini isteyen 
önce kendinden başlamalı..”

Jacques Prevert’in şu sözleri “başucu kitabı” gibi..
"Bu yılı iyi geçirdiniz mi?
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
Ya siz onu hiç kokladınız mı?
... Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?
Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelene kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
Çimenlere uzandığınız oldu mu?
... Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı..
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
... Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz bu yıl?
İyi bir yılın bunlar gibi birçok küçük şey'e bağlı olduğunu
Hiç düşündünüz mü bu yıl?
Yeni yılda düşünün.
Yayılın çimenlerin üzerine 
Acele edin 
Er ya da geç 
Çimenler yayılacak üzerinize." 

“Umut”suz, “Duygu”suz kalmayın..
İyi yıllar..