AFRİN’E DAİR…

‘’Kardeşim bu savaş haç ile hilalin, imanla inkarın, hak ile batılın, küfür ile tevhidin savaşı-
dır….’’ Diye yazmıştı Afrinde şehit olan Bilal Akpınar şehadetinden hemen önce vasiyetinde…
TSK’nın sınır güvenliği için meşru bir şekilde yaptığı bu harekat her nedense tüm dünyayı
hareketlendirdi. Uğruna Kore’de şehitler verdiğimiz NATO bile bizim yanımızda olmaktan ve bunu
duyurmaktan korkar hale geldi.
Nasıl bir satranç oynanıyor Afrinde….ABD, Rusya, İsrail, İran, Fransa kimin eli kimin cebinde
belli değil. Ama bizim yolumuz belli hedefimiz belli meşruluğumuz belli. Bize düşen sadece birlik
olmak, akılcı politika gütmek.
Mesela, ülkemizin doğu ve güneydoğusunda görev yapan ve afrin’in dilini ve kültürünü iyi
bilen koruculardan 6-7 bin kadarı bölgeye sevk edilmeli ve sıcak bölgede çatışmalarda TSK’ya ön
safhada destek vermelidir.
Mesela yurdışında yapılan olumsuz medya haberlerinin ve oluşan yanlış algının önüne
geçmek için, tanınmış ve medyatik sanatçı ve sporculara sponsor olunarak bunların ülkemizin meşru
hakkını dile getirmesi ve sivillerin öldürülmediği söyletilerek yanlış algının önüne geçilmelidir.
Mesela yıllardır Türkiye Olimpiyat Komitesi ve Türk Tanıtma fonu gibi boşa yapılan harcama-
lar buralara verilmek yerine uluslararası reklam şirketleri, sosyal medya firmaları, youtuberler ve pr
şirketlerine ödeme yapılarak ülkemizin aleyhine yapılan kara propagandanın önüne geçilmelidir.
Mesela eurolig basketbol ligi, olimpiyat oyunları ve birçok uluslararası organizasyona sponsor
olan THY, milli bir şirket olduğunu göstermeli bu tanıtım gücü ve parasını aynı şekilde ülkemizin haklı
oparasyonuna karşı sosyal medya ve medya üzerinden yapılan haksız saldırılara karşı doğruları dillen-
dirmek için emek ve para harcamalıdır.
Mesela ülkemizde yaşayan kürt kökenli vatandaşlarımız uçaklarla, Madrid, brüksel, Londra,
berlin, paris, Cenevre gibi şehirlere götürülmeli, bu şehirlerdebu götürülen vatandaşlarımıza kürtçe
basın açıklaması yaptırılmalı, kendilerininde kürt olduğu ve kürtlere karşı bir saldırı olmadığı, kürtlerin
hedef olmadığı ve kürtlerin hakkını korumanın sadece brüksel ve almanyadaki 5-10 çapulcunun hakkı
ve görevi olmadığı söylenmelidir.
Umarım bu fikirlerimiz birileri tarafından dikkate alınır ve uygulanır. Emin olun ki yararlı
olacaktır.