Parfüm Kokularıyla 8 Mart

Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK, “Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının
sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak
demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal tolumun bir organı faaliyette
bulunurken diğer bir organı işlemezse o toplum felçlidir. Bir toplum, cinslerden yalnız
birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya
zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza
karşı ihmal ve kusurdur.” diyerek kadınlarımıza gereken önemi vermiştir. Bu nedenle
dünyada kadına ilk seçme ve seçilme hakkı yanında dünyadaki en ileri medeni haklar Atatürk
sayesinde ülkemizde verilmiştir,
Büyük Türk evliyası Hacı Bektaşi VELİ, 1300’lü yıllarda “Kadınları okutunuz.” diyerek
toplumu üreten cins olan kadının eğitilmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur.
Günümüzde bazı küflü kafalar 1300’ün kat be kat gerisindedir.
1997 yılından itibaren 8 yıllık eğitim zorunlu olmasına rağmen hala günümüzde, ülkemizdeki
kadınların okuryazarlık oranı yüzde 80,4’dür. Yani kadınlarımızın yüzde 19,6’sı okuryazar
değildir. Hala yaklaşık 5 milyon 732 bin kadın, okuma yazma bilmiyor. Türkiye’de okuryazar
olmayanların yüzde 75,5’ini kadınlar oluşturuyor. Bunun yanında, kadınların yüzde 21,5’i
okuryazar ama herhangi bir eğitim kurumundan mezun değildir. Yaklaşık yüzde 41,1’inin
herhangi bir diploması yoktur. Yüzde 37,2’si ilkokul, yüzde 7,4’ü ortaokul ve dengi okul,
yüzde 10,6’sı lise ve dengi okul ve sadece yüzde 3,9’u yüksek okul ve fakülte mezunudur.
Türkiye’de 3-5 yaş grubunda okul öncesi eğitim programına katılan 2,5 milyon çocuğun
yüzde 48’ini kızlar oluşturuyor. İlköğretim kademesinde 2007-2008 öğretim yılında
okullulaşma oranı yüzde 97,4 iken bu oran erkek çocuklarda yüzde 98,5, kız çocuklarda
yüzde 96,1 olarak gerçekleşti. İlköğretimin zorunlu olmasına rağmen, okul terki oranı yüzde
13,5’tür. Okul terkleri kızlarda erkeklere göre daha yüksek görülürken bu özellikle “beşinci
ve altıncı” sınıflarda yoğunlaşıyor.
Çeşitli sivil toplum kuruluşu ve üniversitelerin araştırmalarında ortaya çıkan rakamlar,
kadınların büyük çoğunluğunun küçük yaşlardan itibaren şiddet ya da cinsel saldırılara maruz
kaldığını ortaya koyuyor.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, 2017 yılında 409 kadın
cinayeti işlendi. 387 çocuk cinsel istismara uğradı ve 332 kadına cinsel şiddet
uygulandı. Platformun verilerine göre, 2016 yılında 328 kadın, 2015 yılında ise 303
kadın öldürülmüştür. İstatistiklerden de anlaşıldığı gibi her geçen yıl kadın cinayetleri büyük
bir oranda artıyor.
Ayrıca Türkiye’de her 4 saatte 1 kadın tecavüze uğruyor veya erkek şiddetine maruz
kalıyor.
Türkiye genelinde fiziksel, cinsel şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 89 kurum ya da
kuruluşlara başvurmuyor. Çoğunluğu polis olmak üzere yüzde 11’i çeşitli kurumlara
başvuruyor. Ancak alınan önlemler yeterli değildir.
Arama motoruna, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” yazdığımda en az ilk on sırada Kadınlar
Günü için yapılan hediye kampanyaları yer alıyor.
Günümüzde, parfüm kokularında boğulan “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ABD'nin
New York kentinde bir dokuma fabrikasında çok ağır çalışma koşulları, çok uzun iş günleri ve
buna karşın çok düşük ücretler ve koşulların her geçen gün daha da dayanılmaz hale
gelmesi sonucunda kadın işçilerin artık tahammül sınırını zorlamaya başladı. Bunun üzerine
greve çıkma kararı alan kadınlar, “daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit
işe, eşit ücret” talebiyle 40.000 dokuma işçisi greve başladı.
Bu sırada çıkan olaylar sırasında fabrika içinde şüpheli bir yangın başladı ve 129
kadın, yangında hayatını kaybetti.
Bunun üzerine 8 Mart 1857 yılında işçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı.
Alman Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar
Günü” olarak anılmasını öneri olarak sundu ve öneri oy çokluğu ile kaybedildi.

Yapılan en önemli yanlışlardan biri de kutlamayla anmayı karıştırmamızdır.
“8 Mart Kadınlar Günü” kutlanmaz. “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” anılır.
Gelecekte sağlıklı bir toplumun kurulması için iyi eğitimli ve üretimin her alanında iyi
yetişmiş kadınların olması zorunludur.
Kadınlar toplumu üreten güç olduğu için erkekten daha önemlidir.
Bu nedenle 700 yıl önceki çığlığa kulak verelim…
“ KADINLARIN OKUTUNUZZZZZZZZZZZ…”