www.bursadameydan.com
FLAŞ HABER


1960’lı, 70’li yıllar..
Her akşam radyonun başına geçerdik.
Hani şu; “içinde insan var” dediğimiz, transistörlü, lambalı eski radyoların başına.. Sabırsızlıkla beklediğimiz “Orhan Boran ve Yuki”, “Radyo Tiyatrosu” gibi, şu anonsu da sabırsızlıkla beklerdik;
“Uğurlugil Ailesi.. Yazan Selçuk Kaskan.
Bu bölümde rol alan sanatçılar; Müşfik Kenter, Yıldız Kenter, Çolpan İlhan, Genco Erkal, Pekcan Koşar, Adile Naşit, Erol Günaydın ve Tevfik Gelenbe. Anlatan: Şükran Güngör..”
Salim Bey
, Nebahat Hanım, Bacı Kalfa, Davut Ağa, Türkan, Bülent nasıl da bizden, aileden biri gibiydiler. Arap ‘Bacı Kalfa’yı bir erkeğin seslendirmesine amma da şaşırmıştık. Görüntü yok.. Herkes kendine göre o ortamları kafasında hayal eder, onların konuşmalarını merakla, ilgiyle dinlerdik. Radyoda 1962 yılında başlayan, İstanbullu bir ailenin gündelik yaşamını konu edinen, ama herkesin kendini burada bulduğu, yaşadığı 17 yıl süren bir radyo skeci idi. Ne güzel günlerdi..
“Nebahat Hanım".. Hani şu, “Babam Müslüman annem Hıristiyan idi. Bizim evde ‘Yalan söylemeyeceksin’, ‘Çalmayacaksın’, ‘Vicdanını temiz tutacaksın’, ‘İnsanlara yardım edeceksin’... Bunlar konuşulurdu; işte bunlar bizim dinimiz oldu” diyen Yıldız Kenter..

100’ün üzerinde tiyatro, 20’nin üzerinde filmde rol alan Türk tiyatro ve sinemasının duayen ismi, yaşamı kitaplara sığmayacak kadar dopdolu, sayısız ödüller alan, ‘Devlet Sanatçısı’ Yıldız Kenter’i geçen yıl (17 Kasım 2019) anılarımıza saklamıştık..
... “Çocukluğumun bir başka güzel insanı” da, ‘Cibali Karakolu’ndan bildiğim, Başkomiser Cafer Sabbah rolüyle akıllarda kalan Nejat Uygur’du.. Sayısız oyununu izledim. Çok sayıda ödülünün yanında ‘Devlet Sanatçısı’ unvanlı bir güldürü ustasıydı.
Samsun’da görev yaparken, röportaj için yanına gittiğimde yağlı boya tablo yapıyordu. Öyle sıcak, öyle içtendi ki; sanki gazeteci-sanatçı gibi değil de, bir kardeş-ağabey gibi sohbet ettik. Sonra da “akşama oyuna bekliyorum” diye davetiye verdi. Orada bile bir esprisi vardı. Kartta “Beleş Kartı” yazıyordu. Yani “koca usta”yı oyununda da “beleşe” izledim. Güzel bir anıydı. Uzatmayayım; yoksa Nejat Uygur’u da anlatmak kitaplara sığmaz. Onu da 18 Kasım 2013’te anılarımıza saklamıştık. Ve aklımda şu sözleri kaldı:
“Bir gün tiyatronun ışıkları sönecek,
zil sesleri susacak ve tiyatro perdesi
sonsuza kadar üzerime kapanacak.
İşte o zaman giderken tüm üzüntülerinizi
yanımda götürerek size sadece
kahkahaları bırakacağım.”

‘Nebahat Hanım’, ‘Baş Komiser Cafer’
Huzur içinde uyuyun.
Sevgiyle, saygıyla..

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner123

banner124