www.bursadameydan.com
Her sonradan yaratılmış gibi üzerinde yaşadığımız dünyanın da bir ömrü vardır.
Bütün dini kaynaklarda kıyamet olayından bahsedilmektedir.
Böyle olmakla birlikte bilim adamları yeryüzünde yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve evrende bulunan imkânlardan faydalanabilme noktasında var güçleri çalışmalar yapmaktadırlar.
Son yıllarda değişen iklim koşulları, artan nüfus, hava kirliliği ve bir nevi antropolojik etkiler dünyanın ömrünü kısaltmaktadır.
Buna çözüm üretmek için bilim adamları var gücüyle çalışmaktadır.
Bu çözümlerden birisi de insanlığın uzayda kolonileşmesidir.
Bilim adamları yıllardan beri hangi gezegene insanların adaptasyon sağlayabileceği konusunda çeşitli fikirler ortaya koymuşlardır.
Gerek gezegensel evrimi gerekse de yer çekimi koşulları ve sıcaklık bakımından dünyaya benzerliği yönünden en uygun gezegenin Mars olduğu fikrinde birleşilmiştir.
Bu bağlamda yaklaşık son 20 senede Mars’a uydu ve çeşitli keşif araçları gönderilmiştir.
Bunlardan biri de Curiosity’dir.
Bu araç Mars’ın atmosferini, yeryüzünü ve hava koşullarını seneler boyu inceleyerek Mars’a gönderilen uyduların da yardımıyla önemli keşifler yapmıştır. Bunlardan birisi de Mars’ta suyun kesin olarak var olduğudur.
***
Mars’a gitme konusunda en büyük çalışmaları yapan Elon Musk’un sahip olduğu SpaceX firmasıdır.
Geçtiğimiz yıllarda Mars’a Falcon 9 adı verilen son teknoloji ile imal edilmiş uzay aracını göndererek bu konuda ne kadar iddialı olduklarını gösterdiler.
Elon Musk verdiği son röportajda, Falcon 9’un bir üst modeli olan Starship’in testlerine başlandığını ve 2023’te 100 kişilik bir ekiple Mars’ta kolonileşmenin ilk adımının atılacağını söyledi.
2050 yılına kadar Mars’ta bir koloni şehrinin oluşturulacağını ve her sene belli sayıda kişinin satışa çıkartılacak Mars biletleri ile bu yolculuğa katılarak Mars’a taşınacağı ifade edildi.
Elon Musk’un ifadesine göre Starship’in 25 günde Mars’a varacağı söylenmektedir.
Elon Musk bununla da yetinmeyerek 2023’ten itibaren aya turistik turların başlayacağını da söyledi.
***
Bu gelişmeler çerçevesinde Türkiye’ye baktığımızda
çok geride olduğumuz aşikârdır.
Geçen sene kurulan Türkiye Uzay Ajansı’na da bir sene boyunca ne bir bina yapılmış, ne bir başkan atanmıştır.
Dünyadaki uzay araştırmalarını incelediğimizde ne kadar büyük bir yol alındığına bakarsak bizim de ne kadar geri de kaldığımız kendiliğinden ortaya çıkacaktır.
Şu an yapılması gereken; ivedi bir şekilde Türkiye Uzay Ajansı’nın aktif bir hale getirilmesidir.
Benim düşüncem; bu konuda Türkiye’de yeterli miktar ve donanımda bilim adamı ve uzmanın bulunmayışıdır.
Diğer yandan Türkiye’de Uzay Mühendisliği bölümünün eksikliğidir.
Sadece birkaç üniversitede bu bölüm bulunmaktadır.
Türkiye Uzay Ajansı’nın aktif bir hale getirilmesi için yeterli donanımda eleman olması gerekmektedir.
Belki de bu ilk aşamada yapılması gereken yabancı bilim adamlarının istihdamıdır.
Nasıl ki NASA’da veya Avrupa Uzay Ajansı’nda her milletten insan çalışıyorsa biz de yeterli bütçeyi ayırarak Türkiye Uzay Ajansı’nı yabancılar için cazip hale getirebiliriz.
Dünya milletler yarışında geri kalmamamız için uzay araştırmaları konusuna da büyük bir önem vermemiz kaçınılmazdır.
Bu konulara son derece meraklı olduğunu bildiğim ve Bursa’ya Uzay Araştırmaları Merkezi kurulması noktasında büyük bir çaba harcayan değerli dostum BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın da kulaklarını çınlatmadan geçemeyeceğim.
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner111