www.bursadameydan.com
Kimuraya  (1989) göre kadınlar menstruasyondan iki hafta sonraki dönemde daha etkili bir öğrenme icra ettiklerini belirtmektedirler. Genellikle pek çok kişi tarafından bilinen uyku esnasındaki devirler (derin uyku ‘’ REM ‘’ ve hafif  uyku) gün boyu devam etmektedir ve bunlar 90 dakikalık periyotlar sınıfta uyku ve ağırlık basmış bir öğrenci bu periyodun sonuna gelmiş olabilirler. Bu durumda uzama, gerilme hareketleri, yürüme dikkati tekrar odaklamaya yardımcı olabilir. Öğrenciler uykulu hissettiklerinde gerinme, germe, uzama vb. hareketleri yapmaya cesaretlendirilmelidirler. Bu doksan dakikalık alçalıp yükselen bio-bilişsel devirler kan akışını, nefes almayı, beynimizin sözel ve uzamsal işlem yapma yetenekleri arasında gidip gelmesini değiştirir (Khalse,1986). Her 90 dakikada bir, baskın olarak kullanmakta olduğumuz beynin yarıküresini değiştirmekteyiz. Bu demektir ki gün içinde 16 kez sağ beyinden sola ya da soldan sağa geçiş yapılıyor. Sol beynin sözel, sağ beynin uzamsal işlerde baskın, etkin ve öğrenmede esası teşkil ettiklerini anımsarsak bir sınıfta o anda beynin sağ tarafını kullanmakta olanlarla sol tarafını baskın olarak kullanmakta olanların tamamına birden belirli bir konuyu öğretmenin ne kadar zor olduğu ortaya çıkmaktadır. Şurası o kadar önemlidir ki; uygulamada çok zorluklar karşımıza çıkmaktadır.
Şöyle ki; bu devirler dikkate alındığında, öğrenmenin yanı sıra değerlendirmenin nasıl yapılacağı da çok kritiktir. Geleneksel değerlendirme yöntemlerinin ( standart test çözme, vb.) yapıldığı zaman dilimi ( sabah ya da öğleden sonra mı? ) Ayrıca, sınavın yapıldığı saatlerde hangi öğrenciler doksan dakikalık devirlerinin hangi noktasında bulunacaklar? ) bazı öğrenciler için iyi bazıları için kötü olacaktır. Bu nedenle, alternatif değerlendirme yöntemlerinin (proje, portfolyo, vb.) daha çok kullanılması düşünülmelidir. Diğer bir konuda, üretkenliğin öğrenen kişiye gün içerinde zihinsel molalar verildiğinde arttığıdır ( Rossi ve Nimmons 1991 ). The Owner’s Manuel for the Brain (1994) adlı kitabı yazan Pierce Howard çalışanların her doksan dakikada bir beş-on dakika molaya gereksinimleri olduğunu söylemektedir.
Oakhill (1988), günün belleği-etkileyen bölümlerini araştırmıştır. Oakhill’e göre, insanlar sabahları yeni bilgileri öğrenme (isimler, sayılar, formüller vb.) konusunda; öğleden sonra ise öğrenilenleri birleştirme, sanatsal, uzamsal işler, tartışma vb. konularda daha verimlidirler. Brewer ve Campell de (1991) benzer sonuçları bulmuşlar ve ‘’ sabah 9-12 arası mekanik öğrenme, heceleme, problem çözme, rapor yazma, matematik, bilim öğrenme için daha iyi, öğlen 12-14 arası fiziksel hareket gerektiren işler, kağıt işi için en iyi ve 14-17 arası edebiyat, müzik, sanat öğrenme iyi ve daha iyidir ’’ diyerek bu durumu daha net hale getirmişlerdir.
Yukarıda ifade ettiğimiz veya ifade etmeye çalıştığımız bio-bilişsel devirler ve bunların öğrenmeye etkileri öğrenme faaliyetini çok büyük ölçüde etkilediği görülmektedir. Öğrenme işlevinde rehberlik olarak yönlendirmeyi ve atmosferi hazırlayacak, rehberlik edecek öğretmenin bunları bilerek gerekli molaları düzenlemesi, dikkati dağılanlara uzanma-gerilme hareketleri yaptırması, alternatif değerlendirme yöntemleri kullanması öğrenmenin verimliliğini ve etkililiğini artıracaktır.
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner111