www.bursadameydan.com
En çok kullandığımız, ama en çok ihmal ettiğimiz dildir sevgi dili…
Ama hemen nasıl? Diye sorgulamayın! İnsani, milli ve manevi değerlerin düşmanı olan yapılanmaların kullandığı sevgiyi istismar edici, sözde sevgi dilinden bahsetmiyorum.
Toplumsal cinsel eşitliği, kadına pozitif ayrımcılık vs-vb. birçok cılkı çıkmış, kökü dışarda, huzur düşmanı yapılanmaların dilinden dökülen zehri hepimiz biliyoruz.
Öyle duruma geldik/ getirildik ki;
Kimseye tek kelam edilemez, trafikte yol alınamaz oldu kaybettiklerimiz yüzünden. Ne komşuluklarımızda kaldı sevgi, nede değerlerimizin mihenk taşı aile yapımızda!
Kaybedince sevgi dilini ve milli değerlerimizi, peşinden çorap söküğü gibi geldi değersizlikler ve enaniyet duygusuyla nefret.
Yanında gasp yapılıyor, şiddet uygulanıyor, can alınıyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor!
Oysa biz böyle miydik, bizim insani ve milli değerlerimiz vardı bizi batının bozuk aile yapısından ayıran…
Özgürlük teranesi ile önce kadınlar uzaklaştırıldı, sonra gençler ve çocuklar…
Yatak odaları toplu taşıma araçlarına, parklara, avm’lere, meydanlara taşınınca kaybettik asli değerlerimizi. Bana karışamazsın, ben özgürüm teraneleriyle uzaklaştırıldık milli kültürümüzden.
Gökkuşağı renkli lgbt renklerini belediyeler kaldırımlara, merdivenlere, istinat duvarlarına doğal renk olarak kullanınca, peşinden şemsiyeler ile o sapkın grubun temsilcisi reklamcısı olduk.
Hani pkk terör örgütünün sapkın renklerinin bir karşılığı gibi düşünün, döşediler o sapkın ruhu içimize. Başörtülü, hatta tesettürlü ablam lgbt renkli şemsiyesiyle kasım kasım kasılarak yürür meydanlarda; renkleri kullanma ve sevme özgürlüğü var ya! Onların renkleri ile onların reklamını yaparak yumuşattılar ve en doğal haliyle masumlaştırdılar önce renkleri, sonra sapkınlıkları.
Anne kızına, baba oğluna, koca karısına laf söyleyemez oldu.
Kadınlar evden uzaklaştırıldı ve çalışmayı özgürlük sayıp, onca insanın hertürlü baskısında ezildiler, ama özgürdüler.  Çocuklar bakıcıda, yada kreşte!
Pozitif ayrımcılık adına, aile yapısına dinamiti bizzat bizim elimizle yerleştirdiler…
Her türlü gasp, taciz, tecavüz ve şiddetin seyircisi yaptılar bizi; özel alan, kişisel ve cinsel özgürlük teraneleriyle.
Oysa mahalle baskısı adını verip tü-kaka ettikleri ile aslında bunlar oto kontrol ediliyordu. “Benim mahallemin kızına yan bakamazsın” lar aslında hiçte yabana atılacak bir gelenek söylemi değilmiş.
Namusu konuşmak bile yobazlık addedilirse sevgi dilini kiminle nasıl konuşacağız.
Şimdi herkes her şeyin seyircisi oldu.
Küsmek moda,
Çamur atmak gelir kaynağı,
Şiddet güç göstergesi,
Hakaret rahatlamak.
Hadi bunca olumsuzları bir kenara bırakalım ve güne mutlu başlayalım…
Bir tebessüm, bir selam, bir günaydın yeter.
Birde trafikte hoşgörü …!
Gününüz huzurlu ve mutlu geçsin, Allaha emanet olun.
 
 
Günün sözü:  Aile toplumun özüdür. Onu tahribe yönelen her şey toplumun tahribine yönelmiş demektir. 
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner123

banner124