www.bursadameydan.com
Demokrasilerin olmazsa olmazları arasında yer alan medya sektörüne işadamlarının ürkek yaklaşması, halkın bilgilendirilmesi anlamında yeni alternatiflerin de ortaya çıkmasının önünü açmıştır.
Gelinen nokta da, ürkekliğin kaynağında, işlerin ters gitmesiyle doğru orantılıdır. Yıllarca siyaseti yöneten medyanın bu defa gücü siyasete kaptırması ve siyasetin medya üzerinde hakimiyet kurmak istemesinin önemli bir etken olduğunu düşünenlerdenim.
Bundan 15 yıl öncesine kadar, kamuya ait imkanı kullanmak isteyen bürokratların memnuniyetsizliği bugün yerini siyasetçilerin memnuniyetsizliğine bırakmaya başlamıştır.
Vesayet döneminde birileri kendileri aleyhine kalem oynatacak, yazar-çizer takımını nasıl susturmuşsa, bugün de  bazı siyasetçiler benzer yolu deneyerek, amaçlarına ulaşacaklarını düşünmeye başlamıştır.
Bu nedenle, fazla uzağa gitmeden Bursa için şunu rahatlıkla ifade edebiliriz;  Medya sektöründe çalışan basın mensuplarından memnun olan siyasetçi sayısı yok denecek kadar azdır.
İlk bakışta patronların, ekonomi-siyaset üçgeninde ikilemde kalmaları, yeni yeni sorunların da ortaya çıkmasının, ister istemez medya sektörüne de yansıması olmuştur.
Rahmetli Erbakan Hoca’nın meşhur “Kartel medyası” tanımına uyan yapılar, bir taraf dan da bu kentte halkın haber alma özgürlüğünün önünü kesmeyi amaç edinmiştir.
Bursa’daki, görsel ya da yazılı basınında çalışan gazetecilerin de bu noktada yapacak pek bir şeyleri olduğunu söylemek doğru olmaz.
Aynı zamanda devlet politikalarıyla da bir şekilde ilintili olan, medya gruplarının içinde bulunduğu durumu göz önünde bulunduran, bazı bürokratlardan sonra bazı siyasetçilerinde, memnuniyetsizliklerini ileri götürüp, ispiyonculuğa soyunduğuna bile şahit oluyoruz.
Oturduğu koltuktan güç alan bir siyasetçinin, halkı bilgilendiren ya da kamuoyunu yönlendiren basın kuruluşun başında, yaramaz çocuk istemesini zaten bekleyemeyiz.
İktidar partisi adına Bursa’da siyaset yapmaya çalışan bazı zatı muhteremleri denetleyebilecek, herhangi bir mekanizma bulunmadığından, kamu görevi yapan, halkı bilgilendiren gazetecileri susturmak adına çeşitli yollara başvurduğunu ibretle izliyoruz.
Şimdi oturduğu koltuğu, kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen bir siyasinin gazetecileri sevmesi beklenebilir mi?
Ya da şöyle soralım;
Kendi hükümranlığını kurmuş, fesat cephesine hizmet eden, kibir abidesi bir AKP’linin bizden memnun olması mümkün mü?
Bunlar ne istiyor biliyor musunuz sevgili okurlar…
Sus- konuşma-Biat et…
Bizde de bu yok…
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner111