www.bursadameydan.com
TÜRKİYE:
1 Kasım'da ne oldu?
1 KASIM 1922
Mudanya ateşkes antlaşmasından sonra barış konferansı hazırlıkları başladığında İstanbul hükümeti TBMM Hükümetinin yanında görüşmelere katılmak istediğini belirtmiştir.İtilaf devletleri de bunu destekleyerek iki hükümet arasında görüş ayrılıklarının çıkmasını sağlayıp bundan yararlanmak istemişlerdir.Mustafa Kemal Paşa buna çok sert bir şekilde cevap vererek İstanbul Hükümetinin bağlı olduğu saltanat makamının kaldırılması için TBMM’de görüşmeler başlatmıştır.

1 Kasım 1922’de alınan bir kararla önce saltanat makamı halifelik makamından ayrılarak dini ve siyasi yetkilerinin ayrılması sağlandı.Bu makamın zaten 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgaliyle kalkmış olduğu belirtildi.Halifelik makamının ise devam etmesi ve Osmanlı hanedanından da bir kişinin TBMM tarafından bu göreve getirilmesi kararlaştırıldı.

Saltanatın Kaldırılmasının Nedenleri:

• Kurtuluş savaşını TBMM kazandığı halde Lozan Konferansına saltanatı temsilen İstanbul Hükümetinin de çağırılması
• İstanbul Hükümeti ve Padişahın Kurtuluş savaşı sırasında ulusal direnişe karşı olması
• Ülke yönetiminde ve barış görüşmelerinde iki ayrı hükümetin bulunmasını uygun olmaması ve bu ikiliğe son verilmek istenmesi
• Saltanat siteminin ulusal egemenlik anlayışıyla bağdaşmaması
• TBMM’nin açılışından itibaren zaten saltanat olmaksızın ulusal egemenliğin uygulanıyor olması

Saltanatın Kaldırılmasını Sonuçları:

• Ülkede iki ayrı yönetimin bulunmasına son verildi.
• Altı yüz yıllık Osmanlı saltanatı sona erdi.
• Ulusal egemenliğin tam olarak sağlanması için önemli bir adım atıldı.
• TBMM Türkiye’de tek yasal güç haline geldi.
• Din ve devlet işlerinin tek bir makamın elinde bulunmasına son verildi.Böylece laiklik alanında da ilk önemli adım atılmış oldu.
• Son Osmanlı Sultanı VI.Mehmet Vahdettin 17 Kasım 1922’de ülkeyi terk etti.
• TBMM Halifeliğin İngiltere tarafından kullanılmasını engellemek amacıyla Osmanlı Hanedanından Abdülmecid Efendiyi halife seçtiğini ilan etti.
• Halifelik Osmanlı Devletindeki siyasi gücünü kaybederek sembolik bir makam haline geldi.
• Yapılacak İnkılaplara zemin hazırlandı.
• Lozan Barış görüşmelerinde Türkiye’nin tek bir heyet tarafından temsil edilmesi sağlandı.Böylece İtilaf devletlerinin ikilik çıkarma planı sonuçsuz kaldı.
• Saltanatın kaldırılması nedeniyle TBMM’de tartışmalar daha da artarak Meclisin çalışmaları olumsuz yönde etkilendi.Bunun da etkisiyle TBMM’nin seçimlere gitmesi hızlandı.

Mustafa kemal Paşa Nutuk’ta saltanatın kaldırılması ile ilgili görüşmelerin uzaması ve bu kurumun devam etmesini isteyenlerin faaliyetleri karşısında şunları söylediğini belirtmiştir: 

“Efendiler hakimiyet ve saltanat kimse tarafından hiç kimseye ilim icabıdır diye görüşmeyle tartışmayla verilmez.Hakimiyet ve saltanat kuvvetle kudretle zorla alınır.Osman oğulları Türk milletinin hakimiyet ve saltanatını zorla el koymuşlardır.Bu haksız durumu altı yüzyıldan beri sürdürmüşlerdir.Şimdi de Türk milleti bunlara hadlerini bildirerek hakimiyet ve saltanata isyan ederek idareyi kendi eline almış bulunuyor.Bu bir oldu bittidir. Konumuz millete saltanatı bırakmak yada bırakmamak değildir.Mesele zaten olup bitmiş bir gerçeği ifade etmekten ibarettir.Bu derhal olacaktır.Burada toplananlar meclis ve herkes meseleyi olduğu gibi görürse doğru olur.Aksi takdirde gerçek yine gerektiği şekilde belirtilecektir.Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.” 
 
1 Kasım 1928
  
Türk dili, kendisine mahsus bir yazı, alfabe ile ifade edilmesi gerekirken uzun asırlar boyunca Arap harfleri ve Arap alfabesi ile yazılmıştı; Halbuki bu alfabe, bu yazı, Türk dilinin zenginliğini, onun genişliğini ifade etmekten çok uzaktı. Bu ihmal sebebiyledir ki Türkçe kendi kuralları ile yazılan ve söylenen bir dil olmaktan çıkmış; Arap ve Acem dil kurallarının etkisi altına girmişti. 

Bu sebeple milli benliğimize dönüş açısından büyük bir hamle niteliği taşıyan bu harf inkılabı gerçekleştirildi. 1 Kasım 1928'de, daha Önce Türkçe yazmak için kullanılan Arap harfleri yerine Lâtin esasından alınan harfler, Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer verilmek suretiyle Türk harfleri adı ile 1353 sayılı kanunla kabul edilmiş oldu.Harf İnkılâbı kavramı yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine yeni Türk harfleri olarak tanımlanan işaretler sisteminin alınmasını ifade etmektedir.

Harf İnkılabının (Harf Devriminin) Yapılmasının Sebepleri

• Arap harfleri, Arap fonetiğine, Arap hançeresine (gırtlak yapısına) göre tanzim edilmiş olduğundan bunların telaffuzları öz Türkçenin fonetiğine gırtlak yapısına uygun değildi Ayrıca Arap harfleri mevcut yapısı ile öz Türkçe söyleyiş esasına da uygun değildi.Bu sebeple Türk milletinin düşüncesine şekil veren yazı, bu olmazdı. mevcut durum için uygun olan yeni bir semboller sitemine ihtiyaç vardı.

• Arap harfleri, Arap diline çok iyi uymakla beraber, Türk dili için yetersiz ve elverişsizdi. Türkçe, Arap harfleri ile kolay yazılıp okunamıyordu. Konuşulduğu gibi yazılamıyor, yazıldığı gibi okunamıyor idi.Okuyup yazmayı kolaylaştırmak ve yaymak ve böylece modern eğitim ve öğretimin gerçekleşmesine zemin hazırlamak ancak Harf İnkılâbı ile sağlanabilirdi.

• Diğer taraftan Batı medeniyeti Latin esasına dayalı harf sistematiğini kullanıyordu Arap ve şarkiyat medeniyetlerinin özelliklerini ve kültürel yapısına göre oluşturulmuş Arap esasına dayalı harf sistematiği Batı ile olan ilişkilerimizde zorluklar yaşanmasına sebep oluyordu bu nedenle rehber olarak Batı’nın ilmi ve fenni alınacaksa ilişkilerin gelişmesi için teknoloji ve fen konusunda ilerleme kaydetmiş Batı’nın kullandığı Latin esasına dayalı harf sistematiği kullanılmalıydı.

Harf İnkılabının (Harf Devriminin) Sağladığı Faydalar

• Harf İnkılâbı, 1000 yıllık Arap harfleri ile yazı yazmak geleneğini yıkarak, Batı medeniyeti ve kültürü ile yakınlaşma sağlamasından dolayı Atatürk'ün önderliğinde kültür inkılâbına yol açan, büyük bir inkılâptı. Bu nedenle Sosyal, kültürel ve siyasî alanda geniş yankılar uyandırmıştır.

• Atatürk, Harf İnkılâbını, sadece kolay okuyup yazma için bir yazı tekniği meselesi olarak ele almamıştır. Lâtin alfabesinden alınan yeni Türk harfleri, batı uygarlığına katılma işini de kolaylaştırmıştır bu sayede bundan sonra yürüteceğimiz ilişkilerimizde Batı medeniyeti ile entegrasyonumuzu sağlamada büyük faydalar sağlamıştır.

• Harf İnkılâbı aynı zamanda, dilde reform yolunu açmak isteyenlere bir başlangıç, bir dayanak olmuş ve onlara güç kazandırmıştır. Böylece dilde sadeleştirme, Türkçeleştirme akımına hız verilebilmiştir. 

• Harf İnkılâbı, kolay okuyup yazma olanağı sağlamasının yanında okuma alışkanlığını da artırmış ve yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Aslında harf İnkılâbının en Önemli yönü, yeni başlayacak olan Kültür İnkılâbının temel yapısını oluşturması ve de Türk kültürünün gelişmesine imkân vermiş olmasıdır.
 
 
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KUTSAL KENT: DENİZLİ
Tarihi M.Ö II. YY. başlarına kadar dayanıyor. Hz. İsa’nın havarilerinden olan, Aziz Philip’in burada...

Haberi Oku