www.bursadameydan.com
Halka hizmet nasıl olur?
Bu soruya herkesin farklı cevapları olabilir.
Ancak, bir şekilde Bursa siyasetinde önemli bir noktaya gelmiş zatı muhteremin hal ve hareketleri bile halka hizmet olarak yorumlanabiliyor.
Yıllar sonra, bizde halka hizmetin yeni bir versiyonunu öğrenmiş olduk.
“Yalan ve iftira” üzerinden siyaset yapıp, kendi kurmaya çalıştığı oyunda birilerini de piyon olarak kullanmak.
Yemezler..
Bu aşamada gerçek kimliğini ortaya koyma yerine,daha farklı bir işretle “ak sandığı siluetini” karartan bir insanın halka hizmetle,kendi çarpık siyasal değerlerini karıştırması hiçte zor olmasa gerek..
Halka hizmet hak getire, bu sözde siyasetçi için “tek değer” şan ve şöhretle yoğrulmuş kibridir.
Onu da yeni anladık..
Tabi muhteris hırslarını gizlemek için, yaptığı yanlışları gizlemek için, her şeyi mubah gören, bu çakma siyasetçi, içine düştü bu yanlışın faturasını başkalarına çıkarmak için “iftira,yalan dedikodu” gibi ahlaki değerleri aşağılayan davranışlar içine girmesi kadar kolay bir şey yok.
Sisli yağmur bulutlarının arkasına saklanarak,yalanla yoğrulmuş iddialarını kanıtlamaya davet ettiğimiz bu sözde siyasetçiyi yakında tüm Türkiye tanıyacak..
Katıldığı o mübarek günlerde,din,Allah,kitaptan bahsedecek,diğer taraftan birilerinin “alçakça” iddialarını, gerçekmiş gibi etrafına sunarak,insanlar arasındaki muhabbeti yok etmeye çalışacak..
Öyle mi?
Sen sanıyor musun ki, kapalı kapılar ardında dalkavukluk yaparak,çamur banyosuna sokmaya çalıştığın bu insanın hiçbir şeyden haberi yok.
Sen herkesi kör, alemi sersem mi sanıyorsun…
İspatlamak zorundasın..
Yüzleşmek zorundasın.
Yoksa iki elim yakanda olacak..
Bu böyle biline…
Bak Ak ile kara insanlar ayrılmaya başladı..
Allahın ilahi bir inançla taçlandırdığı yaşama sebebimiz olan değerlerimizi,kuru iftiralarınla kirletme hakkını sana kimse vermez.VEREMEZ..
Böyle devam edersen, her türlü melanetin baş aktörü durumuna gelir,bir süre sonrada bocalamaya başlarsın.
Bak “her yama, her elbisede dikiş tutmuyor”
İçinde düştüğün o “balcıktık tan” kurtulmak için, birilerine yalanla yoğrulmuş iftira atacaksan o ben değilim.İspatlamak durumundasın.Ben senin ismini açıklamadan, sen açıklamak durumundasın.
Hem de o katmerli yalanları yutturmaya çalıştığın insanlara açıklamak durumundasın.
Hani, Mevlana hazretlerine ait olduğunu sandığım bir söz vardır.
“Suskunluğum, asaletimdendir, her lafa verilecek bir cevabım vardır, lakin; bir lafa bakarım laf mı diye, birde söyleyene bakarım adam mı diye.”
Oturduğun koltuktan güç alarak “Hedef şaşırtma kurnazlığı” içinde,hareket etmen senin siyasi geleceğini nasıl şekillendireceği de beni hiç ama hiç ilgilendirmez..
Giydirmeye çalıştığın “o pis elbise” bu şekilde devam edersen yakında senin üzerinde olacaktır.
Halka hizmet ne demektir?
Ya da şöyle soralım: Gıybet etmek midir?
Sağa solan deccal pozisyonlarında iftira atmak mıdır?
Sana yalakalık yapmayanı “ötekileştirip” insanlar arasındaki muhabbeti tahrip etmek midir?
Şu mübarek aydapervasızca” insanların onuru ile oynamak mıdır halka hizmet etmek?
Yalan mıdır, iftiramıdır?
Soruyorum..Açıkla
Uludağ’ı ben yarattım dercesine, her iki tarafa tartıla tartıla yürüyen göbek mahiri insanlardan ne farkın var.
Olağanüstü zekasıyla son dönem Türk siyaset tarihine damgasını vuran Başbakan Erdoğan, senin gibi iki yüzlü insanların hangi dolaplar çevirdiğini bilse,sen ve senin gibileri Partinin kapısından içeri bile koymaz!
Gecesini gündüzüne katan, seçim döneminde kapı kapı dolaşan, Hakan Çavuşoğlu ya da diğer milletvekilleri bile sana selam bile vermez..
Bilmem anlatabildim mi?
 
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.