Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi iş birliğinde düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü, geniş bir katılımla gerçekleşti. Yürüyüşe katılan kadınlar, kadına şiddetin sona ermesi çağrısında bulunarak, mücadeleye devam edeceklerinin altını çizdi.
Haber Giriş Tarihi: 09.03.2026 14:22
Haber Güncellenme Tarihi: 09.03.2026 14:25
Kaynak:
Haber Merkezi
https://bursadameydan.com/
“Saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Birbirimizin çaresiyiz” sloganından hareketle Osmangazi Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer Belediyesi ve kent konseylerinin kadın meclisleri öncülüğündeki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yürüyüşü, yoğun bir katılım ile organize edildi. Cumhuriyet Caddesi’nden başlayan yürüyüşe katılan kadınlar, Hanlar Bölgesi’ne kadar alkışlar ve ıslıklar eşliğinde ilerledi. Kadınlar, “Dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganlarıyla tepkilerini dile getirirken, haklarının savunucusu olacaklarını hep birlikte ifade etti.
“Kadınların Güvenli Yaşama Hakkı Hala Garanti Altına Alınmış Değil”
Yürüyüşün ardından Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ortak bir basın açıklaması yaptı. Ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Kadınların yüz yıllardır süren eşitlik mücadelesini büyütmek için bir aradayız. 8 Mart hakları için direnen işçi kadınların, eşitlik için sokaklara çıkan kadınların, şiddete karşı yaşamı savunan kadınların günüdür. Bugün bizler bir kez daha söylüyoruz, kadınların hayatı pazarlık konusu değildir. Kendi tırnaklarımızla kazandığımız haklarımızı, kimse elimizden alamaz. Krizler derinleştikçe kadınların ve çocukların hakları, ilk vazgeçilen haklar oluyor. Bugün dünyanın birçok yerinde kadınlar hem savaşlara, hem şiddete, hem de eşitsizliğe karşı mücadele ediyor. Türkiye’de ise tablo daha ağır. Kadın cinayetleri, taciz, istismar durmuyor. Şiddet her gün yeni hayatlar karartıyor. Kadınların güvenli yaşama hakkı hala garanti altına alınmış değil. İstanbul Sözleşmesi’ni elimizden alanlar, şimdi de güvence yasamız olan 6284’e göz dikmiş durumda. Ekonomik kriz, kadınların omuzlarına daha fazla yük bindiriyor, kadınlar daha güvencesiz çalışıyor, daha az kazanıyor, sosyal hayattan uzaklaştırılıyor.”
“Kadınların Eşit Olmadığı Hiçbir Yerde Gerçek Demokrasi Olmaz”
Kadınları şiddetten korumak için hazırlanan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin, kadınların yaşam hakkını koruyan mekanizmaları zayıflattığı belirtilen bildiride, “Kadınların yaşam hakkı tartışma konusu olamaz. Kadınları koruyan yasalar ve uluslararası sözleşmeler etkin bir biçimde uygulanmalıdır. Kadınların eşitsizliği yalnızca kadınların meselesi değildir, bu bir adalet meselesidir. Demokrasi, insan hakları meselesidir. Kadınların özgür olmadığı hiçbir toplum özgür değildir. Kadınların güvende olmadığı hiçbir toplum güvenli değildir. Kadınların eşit olmadığı hiçbir yerde gerçek demokrasi olmaz. Medeni kanunun 100. yılında hem laikliğe, hem demokrasiye sahip çıkmamız gerektiği görülüyor” ifadelerine yer verildi.
“Biz Bu Mücadeleyi Büyütmeye Devam Edeceğiz”
Özgür ve şiddet yaşam için mücadeleye devam edileceği vurgulanan bildiride, “Kadınlar bir araya geldiğinde, hiçbir şey eskisi gibi kalmaz. Bugün burada yan yana durmamızın nedeni de tam olarak budur. Çünkü biz biliyoruz ki kadınların en büyük gücü birbirlerinden aldıkları güçtür. Bu yüzden bugün buradan güçlü bir şekilde söylüyoruz, biz saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Burada attığımız her adım, kurduğumuz her dayanışma, yükselttiğimiz her söz daha eşit, daha özgür ve şiddetsiz bir yaşam içindir ve biz bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Kadınları korkutarak susturamayacaksınız. Kadınları yalnızlaştırarak durduramayacaksınız. Kadınların haklarını geri alamayacaksınız çünkü biz buradayız. Birbirimizin yanında, birbirimizin sesinde, mücadelesindeyiz ve biz biliyoruz ki birbirimizin çaresiyiz. Kadınlar vardır, kadınlar buradadır, kadınlar mücadelededir” sözleriyle güçlü bir mesaj verildi.
Basın açıklamasının ardından kadınlar düzenlenen ‘Mesaj Duvarı’ etkinliğinde dileklerini duvara yazdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursalı kadınlardan özgürlük ve eşitlik yürüyüşü
Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi iş birliğinde düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü, geniş bir katılımla gerçekleşti. Yürüyüşe katılan kadınlar, kadına şiddetin sona ermesi çağrısında bulunarak, mücadeleye devam edeceklerinin altını çizdi.
“Saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Birbirimizin çaresiyiz” sloganından hareketle Osmangazi Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer Belediyesi ve kent konseylerinin kadın meclisleri öncülüğündeki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yürüyüşü, yoğun bir katılım ile organize edildi. Cumhuriyet Caddesi’nden başlayan yürüyüşe katılan kadınlar, Hanlar Bölgesi’ne kadar alkışlar ve ıslıklar eşliğinde ilerledi. Kadınlar, “Dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganlarıyla tepkilerini dile getirirken, haklarının savunucusu olacaklarını hep birlikte ifade etti.
“Kadınların Güvenli Yaşama Hakkı Hala Garanti Altına Alınmış Değil”
Yürüyüşün ardından Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ortak bir basın açıklaması yaptı. Ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Kadınların yüz yıllardır süren eşitlik mücadelesini büyütmek için bir aradayız. 8 Mart hakları için direnen işçi kadınların, eşitlik için sokaklara çıkan kadınların, şiddete karşı yaşamı savunan kadınların günüdür. Bugün bizler bir kez daha söylüyoruz, kadınların hayatı pazarlık konusu değildir. Kendi tırnaklarımızla kazandığımız haklarımızı, kimse elimizden alamaz. Krizler derinleştikçe kadınların ve çocukların hakları, ilk vazgeçilen haklar oluyor. Bugün dünyanın birçok yerinde kadınlar hem savaşlara, hem şiddete, hem de eşitsizliğe karşı mücadele ediyor. Türkiye’de ise tablo daha ağır. Kadın cinayetleri, taciz, istismar durmuyor. Şiddet her gün yeni hayatlar karartıyor. Kadınların güvenli yaşama hakkı hala garanti altına alınmış değil. İstanbul Sözleşmesi’ni elimizden alanlar, şimdi de güvence yasamız olan 6284’e göz dikmiş durumda. Ekonomik kriz, kadınların omuzlarına daha fazla yük bindiriyor, kadınlar daha güvencesiz çalışıyor, daha az kazanıyor, sosyal hayattan uzaklaştırılıyor.”
“Kadınların Eşit Olmadığı Hiçbir Yerde Gerçek Demokrasi Olmaz”
Kadınları şiddetten korumak için hazırlanan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin, kadınların yaşam hakkını koruyan mekanizmaları zayıflattığı belirtilen bildiride, “Kadınların yaşam hakkı tartışma konusu olamaz. Kadınları koruyan yasalar ve uluslararası sözleşmeler etkin bir biçimde uygulanmalıdır. Kadınların eşitsizliği yalnızca kadınların meselesi değildir, bu bir adalet meselesidir. Demokrasi, insan hakları meselesidir. Kadınların özgür olmadığı hiçbir toplum özgür değildir. Kadınların güvende olmadığı hiçbir toplum güvenli değildir. Kadınların eşit olmadığı hiçbir yerde gerçek demokrasi olmaz. Medeni kanunun 100. yılında hem laikliğe, hem demokrasiye sahip çıkmamız gerektiği görülüyor” ifadelerine yer verildi.
“Biz Bu Mücadeleyi Büyütmeye Devam Edeceğiz”
Özgür ve şiddet yaşam için mücadeleye devam edileceği vurgulanan bildiride, “Kadınlar bir araya geldiğinde, hiçbir şey eskisi gibi kalmaz. Bugün burada yan yana durmamızın nedeni de tam olarak budur. Çünkü biz biliyoruz ki kadınların en büyük gücü birbirlerinden aldıkları güçtür. Bu yüzden bugün buradan güçlü bir şekilde söylüyoruz, biz saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Burada attığımız her adım, kurduğumuz her dayanışma, yükselttiğimiz her söz daha eşit, daha özgür ve şiddetsiz bir yaşam içindir ve biz bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Kadınları korkutarak susturamayacaksınız. Kadınları yalnızlaştırarak durduramayacaksınız. Kadınların haklarını geri alamayacaksınız çünkü biz buradayız. Birbirimizin yanında, birbirimizin sesinde, mücadelesindeyiz ve biz biliyoruz ki birbirimizin çaresiyiz. Kadınlar vardır, kadınlar buradadır, kadınlar mücadelededir” sözleriyle güçlü bir mesaj verildi.
Basın açıklamasının ardından kadınlar düzenlenen ‘Mesaj Duvarı’ etkinliğinde dileklerini duvara yazdı.
Kaynak: (BÜLTEN)
En Çok Okunan Haberler