Dünya'da yer alan muhteşem bir sistem vardır. Bu sistemin korunması ve bozulmaması gerekir. Bu sistemin bozulması ise çeşitli problemleri beraberinde getirmektedir. Sizler için Biyoçeşitlilik nedir ve neden önemlidir? Biyoçeşitliliği etkileyen faktörler nelerdir? Tüm detayları ile derledik.
Haber Giriş Tarihi: 18.07.2023 19:27
Haber Güncellenme Tarihi: 18.07.2023 19:27
Kaynak:
Haber Merkezi
https://bursadameydan.com/
ÖZEL HABER: Funda AVCI
Bir seferde 86 saat boyunca uçabilen göçmen kuşlar, su altındaki göz kamaştıran mercan resifleri veya saatte yaklaşık 113 km hızla koşabilen bir çıta… Yaşadığımız dünyada bunlar gibi, bambaşka yeti ve özelliklere sahip pek çok canlı çeşidi var. Peki bu canlılar olmasaydı ne olurdu?Atlas okyanusunun gizemli derinliklerinde, balta girmemiş Amazon ormanlarında henüz keşfetmediğimiz yüz binlercesi olduğu bile söyleniyor. Bu zengin canlı çeşitliliğini içine alan kavramın adı ise biyoçeşitlilik. Biyoçeşitlilik bir anlamda dünyadaki canlı yaşamının güvencesi. Her canlı ekosisteme, dolayısıyla gezegene katkıları açısından benzersiz öneme sahip. Peki güzel, mavi gezegenimizi çevreleyen biyoçeşitlilik gerçekte neyi ifade ediyor? Yaşadığımız dünyaya etkisi ne? Onu korumanın yolları neler? Âmâ önce ilk sorumuzu cevaplayalım...
BİYOÇEŞİTLİK OLMASAYDI NE OLUR DU?
Binlerce hayvan türü var ancak biyoçeşitlilik olmasaydı yalnızca inek olurdu ya da başka bir tür. Bitkilerde de aynı şekilde olurdu. Binlerce bitki türü var, biyoçeşitlilik olmasaydı yalnızca kardelen ya da başka bir tür olurdu. Etin birçok çeşidi vardır. Bonfile, köfte, tavuk gibi, biyoçeşitlilik olmasaydı yalnızca köfte ya da başka bir tür olurdu :) Belli bir bölgedeki bitki ve hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğine biyolojik çeşitlilik adı verilir. Biyolojik çeşitlilik, kara, deniz ve diğer su ekosistemleri ile bu ekosistemlerin bir parçası olan ekolojik yapılar da dahil olmak üzere tüm kaynaklardaki canlı organizmalar arasındaki farklılaşma anlamındadır.
BİYOÇEŞİTLİLİK NEDİR?
Biyolojik çeşitlilik, ya da kısaca "biyoçeşitlilik", bir bölgedeki genlerin, türleri, ekosistemlerin ve ekolojik olayların oluşturduğu bir bütündür. En önemlisi ise, canlıların farklılığını ve değişkenliğini, içinde bulundukları karmaşık ekolojik yapılarla, birbirleriyle ve çevreleriyle karşılıklı etkileşimlerini ifade etmektedir.
BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN
FAYDALARI NEDİR?
İnsanlar, tarım ve teknolojide sahip olduğu bugünkü seviyeye, biyolojik çeşitlilik ve zenginlik sonucu ulaşmıştır. Biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin sağladığı faydalar insan hayatının devamı için gereklidir. Biyolojik çeşitliliği oluşturan bitki ve hayvan türleri tarım, eczacılık, tıp, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık ve sanayi alanlarında, temiz su ve hava sağlanmasında kullanılırlar. Biyolojik çeşitliliği oluşturan bitki ve hayvan türlerinin sayısının ve çeşitliliğinin fazla olması, o ülkeye ekonomik kazanç sağlar.Biyolojik çeşitlilik, ekosistemleri dengede tutar, gezegeni yaşanabilir hale getirir, insanların sağlığını, çevreyi ve ekosistemleri destekler.Kısaca şunlardan da bahsedelim.
BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİNİN
FAYDALARI …
Bitkiler havayı temizler, erozyonu önler, toprağa organik madde kazandırır, toprak yorgunluğunu giderir. Diğer canlılara barınma ve beslenme ortamı sağlayarak ekosisteme devamlılık kazandırırlar. Ülkemize özgü olarak yetiştirilen çam, meşe, palamut, kavak, ardıç türü ağaçlar ormancılıkla ilgili fayda sağlar. Acur, taflan, çitlenbik, iğde, göleviz, ahlat (yaban armudu), alıç, delice, idris, melengiç, hünnap, üvez, yonca, mürdümük gibi sebze ve meyveler tıp alanında fayda sağlar.
HAYVAN ÇEŞİTLİLİĞİNİN
FAYDALARI…
İnsanlar, ilk çağlardan günümüze kadar hayvanları avlayarak, evcilleştirerek gıda kaynağı olarak, taşımacılıkta, giyimde ve tıpta kobay amaçlı kullanmışlardır. Bazı böcekler, bitkilerin tozlaşmasını sağlayarak bitki yaşamının ve çeşitliliğinin sürmesini ve bu sayede ekosistemin sürekliliğini sağlar. Böceklerin önemli bir kısmı, organik maddelerin ayrışmasını ve tekrar toprağa kazandırılmasını sağlar. Bazı böcek türleri de kuşlar, balıklar, sürüngenler gibi hayvanların besin kaynağı durumundadır. Ülkemizin çeşitli yerlerindeki doğal çevreye uyum sağlamış koyun, keçi, inek, sığır gibi türler hayvancılıkla ilgili fayda sağlar. Ülkemize özgü olarak bulunan alabalık, kefal ve levrek türü balıklar balıkçılıkla ilgili fayda sağlar.
SON OLARAK TA
'EKOSİSTEM ÇEŞİTLİLİĞİNİN FAYDALARI'
Doğaya dayalı turizme eko turizm denir. Eko turizm son yıllarda artan bir öneme sahiptir. Teknolojik ilerlemeler ve yaşam biçimine bağlı olarak stres altındaki insanlar, doğada kendini dinlendirmektedir. Milli parklara ve doğaya gidilerek stres atılmaktadır.Biyolojik çeşitlilik genetik çeşitlilik, tür çeşitliliği, ekosistem çeşitliliği (proses) çeşitliliğidir olmak üzere üç hiyerarşik kategoride ele alınır. Genetik Çeşitlilik: Bir bireyin sahip olduğu genler tarafından belirlenen genetik bilgilerin Toplamıdır veya bir tür içindeki çeşitliliği ifade eder. Bu çeşitlilik belli bir tür, popülasyon, varyete, alt-tür ya da ırk içindeki genetik farklılıkla ölçülür.Tür Çeşitliliği, Belli bir bölgedeki, alandaki ya da tüm dünyadaki türlerin farklılığını ifade eder. Tür çeşitliliği, bir bölgede mevcut olan canlı türlerinin sayısını ifade eder. Yerküresi üzerinde mevcut olan tür çeşidi sayısının 10 milyon ila 80 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bugüne kadar bu sayının yalnızca 1.6 milyonu (birmilyonaltıyüzbini) bilim adamları tarafından tanımlanabilmiş ve isimlendirilmiştir. Bir bölgedeki türlerin sayısı (yani o bölgenin “tür zenginliği”) bu konuda en sık kullanılan ölçüttür.Ekosistem Çeşitliliği ise; Bir ekolojik birim olarak karşılıklı etkileşim içinde olan organizmalar topluluğu ile fiziksel çevrelerinin oluşturduğu bütünle ilgilidir. Ekosistem; kendisini topluluk düzeyinden ayıran, kendileri cansız olan fakat canlı topluluklarının oluşumunu, yapısını ve karşılıklı etkileşimlerini etkileyen yangın, iklim ve besin döngüsü gibi faktörleri de içerir. Ekosistem düzeyindeki biyolojik çeşitliliğin korunması besin zincirinin ve enerji akışının korunmasını kapsar. Bu düzeyde, yalnızca türlerin veya türlerin oluşturduğu grupların değil, özelliklerin ve süreçlerin de korunması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK
NEDEN ÖNEMLİDİR?
İnsanların başta gıda olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılamasında vazgeçilmez bir yeri olan canlı kaynakların temeli biyolojik çeşitliliktir. Üretimi yapılan tüm tarım çeşitlerinin, yani kültüre alınmış bitki ve hayvan türlerinin, temeli doğada bulunan yabani akrabalarına dayanır. Günümüzde de yeni tarım çeşitleri elde etmek veya mevcut olanları insanların ihtiyaçlarına göre iyileştirmek (ıslah etmek) için yabani türlerden yararlanılmaktadır. Ekosistemler de yabani türlerin varlılarını sürdürmesi, evrimleşmesi, çeşitlenmesi ve yeni genetik özellikler kazanması için canlı ve cansız varlıkların birbirleriyle ve kendi içlerinde etkileşimleri sonucu, çevresel şartlara da bağlı olarak karmaşık ve her biri diğerinden farklı yapılar ve işlevler kazanmıştır. Ekosistemlerin sahip olduğu bütünlük ve çeşitlilik, iklim, yağış rejimi, tür sosyolojisi gibi doğal dengelerin devamında önemli işlevler görür. Tıp ve ilaç endüstrisinde kullanılan hammaddelerin çoğu doğadaki canlılardan elde ediliyor. Henüz ufak bir kısmı bilinse de yağmur ormanlarındaki birçok tür, şu an kullandığımız çoğu ilacın ana maddesi. Yeni türler keşfedildikçe hayatlarımızın nasıl değişebileceğini bir düşünün. Canlı çeşitliliğinin korunması için ikna edici bir sebep daha var; doğal afetler. Bitkiler ve ağaçlar kökleriyle toprağı tutarak sel ve erozyon gibi felaketlerin önlenmesinde oldukça etkili. Ayrıca milli parklar gibi endemik türlerle dolu alanlar, doğa güzellikler yıl boyunca ziyaret alarak toplumlara ekonomik ve kültürel bir değer sağlıyor.
TÜRKİYENİN BİYOÇEŞİTLİLİĞİ
VE ÖNEMİ
Türkiye biyolojik çeşitlilik açısından küçük bir kıta özelliği göstermektedir. Anadolu, kendi başına ayrı bir kıta olmamakla birlikte, bir kıtanın sahip olabileceği tüm ekosistem ve habitat özelliklerine tek başına sahiptir. Bunun nedenleri arasında üç farklı biyoiklim tipinin görülmesi, bünyesinde Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan olmak üzere üç Biyocoğrafik Bölge (BCB) bulundurması, sahip olduğu topoğrafik, jeolojik, jeomorfolojik ve toprak çeşitlilikleri, deniz, göl, akarsu, tatlı, tuzlu ve sodalı göller gibi değişik sulak alan tiplerinin varlığı, 0-5000 metreler arasında değişen yükselti farklılıkları, derin kanyonlara ve çok farklı ekosistem tiplerine sahip olması, Avrupa ülkelerine göre buzul döneminden daha az etkilenmesi, kuzey Anadolu'yu güney Anadolu'ya bağlayan Anadolu Diyagonalinin varlığı ve buna bağlı olarak oluşan ekolojik ve floristik farklılıklar ile üç kıtanın birleşme noktasında yer alması sayılabilir. Özetle, Türkiye tarım, orman, dağ, step, sulak alan, kıyı ve deniz ekosistemlerine ve bu ekosistemlerin farklı formlarına ve farklı kombinasyonlarına sahiptir. İster bitki ister hayvan olsun bu canlıların nesillerinin konuna altına alınması için tabiat parklarının, doğal yaşam alanlarının oluşturulması, organik tarımın tercih edilmesi ve insanların bu konularda eğitilmesi gerekmektedir. Çiftçiler aşırı otlatmanın, bitkilerin aşırı toplanmasının, ormanların arazi kazanmak amacıyla tahrip edilmesinin biyolojik çeşitlilik açısından olumsuz etkileri konusunda bilinçlendirilmelidir. Kıyı habitatlarının tahrip edilmesi, balıkçılığın ve avlanmanın aşırı ve kontrolsüz yapımı engellenmelidir. Ayrıca bu türlerin korunması ve denetimi için mekanizmalar geliştirilmelidir.
BİYOÇEŞİTLİLİK AZALIYOR MU…
NEDEN?
Dünyadaki biyoçeşitlilik özellikle son yüzyılda önemli ölçüde azaldı. Ne yazık ki bunun en temel sebebi insan eliyle doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi. Endüstriyel faaliyetler, artan konutlaşma talebi nedeniyle yeşil alanlar ve sulak araziler yok oluyor, giderken canlıların yaşaması için gerekli olan koşulları da beraberinde götürüyorlar. Yaşadığımız çağın belki de en öncelikli sorunlarından birisi iklim krizi! İklim koşullarında meydana gelen değişiklikler birçok canlı türünün varlığını tehlikeye sokuyor. Kuraklık nedeniyle otçul hayvanlar besin kaynaklarından mahrum kalıyor, memeli hayvanlar suya ulaşmak için çok daha fazla yol yapmak zorunda kalıp hayatlarını kaybediyor. Küresel ısınmanın etkisiyle görülen müsilaj gibi felaketler denizlerdeki biyoçeşitliliği tehdit ediyor, ısınan göllerde suyun sıcaklığına ayak uyduramayan canlılar hızla yok oluyor. Bu nedenle de yaşadığımız her koşulda 'Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi' çok önemlidir. Önemi, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı (UBSEP), Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin uygulanmasına rehberlik etmek amacıyla ulusal bir strateji hazırlanması yükümlülüğüne yanıt teşkil etmektedir.
ÜÇ TEMEL AMACI
• Biyolojik çeşitliliğin korunması,
• Biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı;
• Genetik kaynakların kullanımından kaynaklanan faydaların adil ve hakkaniyete uygun paylaşımı oluşturmaktadır.
Sözleşme her ülkenin özel koruma tedbirlerine ihtiyaç duyan biyolojik kaynaklar ile sürdürülebilir kullanım için daha büyük potansiyele sahip olan biyolojik kaynaklarını belirlemesini; koruma ve sürdürülebilir kullanım üzerinde olumsuz etkiye sahip olabilecek eylemlerin kategorilerinin ve süreçlerinin belirlenmesini ve izlenmesini gerektirmektedir. Biyolojik çeşitlilik tüm dünyanın ortak zenginliğidir. Bugünün ihtiyaçlarını karşılayarak gelecek kuşaklara da bu çeşitliliği aktarabilmek amacıyla biyolojik çeşitliliğin korunması gereklidir. Doğaya her zaman için sahip çıkmak gerekmektedir. Doğanın dengesini bozacak davranışlardan mutlaka kaçınmak gerekir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Doğaya her zaman için sahip çıkmak gerekir!
Dünya'da yer alan muhteşem bir sistem vardır. Bu sistemin korunması ve bozulmaması gerekir. Bu sistemin bozulması ise çeşitli problemleri beraberinde getirmektedir. Sizler için Biyoçeşitlilik nedir ve neden önemlidir? Biyoçeşitliliği etkileyen faktörler nelerdir? Tüm detayları ile derledik.
ÖZEL HABER: Funda AVCI
Bir seferde 86 saat boyunca uçabilen göçmen kuşlar, su altındaki göz kamaştıran mercan resifleri veya saatte yaklaşık 113 km hızla koşabilen bir çıta… Yaşadığımız dünyada bunlar gibi, bambaşka yeti ve özelliklere sahip pek çok canlı çeşidi var. Peki bu canlılar olmasaydı ne olurdu? Atlas okyanusunun gizemli derinliklerinde, balta girmemiş Amazon ormanlarında henüz keşfetmediğimiz yüz binlercesi olduğu bile söyleniyor. Bu zengin canlı çeşitliliğini içine alan kavramın adı ise biyoçeşitlilik. Biyoçeşitlilik bir anlamda dünyadaki canlı yaşamının güvencesi. Her canlı ekosisteme, dolayısıyla gezegene katkıları açısından benzersiz öneme sahip. Peki güzel, mavi gezegenimizi çevreleyen biyoçeşitlilik gerçekte neyi ifade ediyor? Yaşadığımız dünyaya etkisi ne? Onu korumanın yolları neler? Âmâ önce ilk sorumuzu cevaplayalım...
BİYOÇEŞİTLİK OLMASAYDI NE OLUR DU?
Binlerce hayvan türü var ancak biyoçeşitlilik olmasaydı yalnızca inek olurdu ya da başka bir tür. Bitkilerde de aynı şekilde olurdu. Binlerce bitki türü var, biyoçeşitlilik olmasaydı yalnızca kardelen ya da başka bir tür olurdu. Etin birçok çeşidi vardır. Bonfile, köfte, tavuk gibi, biyoçeşitlilik olmasaydı yalnızca köfte ya da başka bir tür olurdu :) Belli bir bölgedeki bitki ve hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğine biyolojik çeşitlilik adı verilir. Biyolojik çeşitlilik, kara, deniz ve diğer su ekosistemleri ile bu ekosistemlerin bir parçası olan ekolojik yapılar da dahil olmak üzere tüm kaynaklardaki canlı organizmalar arasındaki farklılaşma anlamındadır.
BİYOÇEŞİTLİLİK NEDİR?
Biyolojik çeşitlilik, ya da kısaca "biyoçeşitlilik", bir bölgedeki genlerin, türleri, ekosistemlerin ve ekolojik olayların oluşturduğu bir bütündür. En önemlisi ise, canlıların farklılığını ve değişkenliğini, içinde bulundukları karmaşık ekolojik yapılarla, birbirleriyle ve çevreleriyle karşılıklı etkileşimlerini ifade etmektedir.
BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN
FAYDALARI NEDİR?
İnsanlar, tarım ve teknolojide sahip olduğu bugünkü seviyeye, biyolojik çeşitlilik ve zenginlik sonucu ulaşmıştır. Biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin sağladığı faydalar insan hayatının devamı için gereklidir. Biyolojik çeşitliliği oluşturan bitki ve hayvan türleri tarım, eczacılık, tıp, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık ve sanayi alanlarında, temiz su ve hava sağlanmasında kullanılırlar. Biyolojik çeşitliliği oluşturan bitki ve hayvan türlerinin sayısının ve çeşitliliğinin fazla olması, o ülkeye ekonomik kazanç sağlar.Biyolojik çeşitlilik, ekosistemleri dengede tutar, gezegeni yaşanabilir hale getirir, insanların sağlığını, çevreyi ve ekosistemleri destekler.Kısaca şunlardan da bahsedelim.
BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİNİN
FAYDALARI …
Bitkiler havayı temizler, erozyonu önler, toprağa organik madde kazandırır, toprak yorgunluğunu giderir. Diğer canlılara barınma ve beslenme ortamı sağlayarak ekosisteme devamlılık kazandırırlar. Ülkemize özgü olarak yetiştirilen çam, meşe, palamut, kavak, ardıç türü ağaçlar ormancılıkla ilgili fayda sağlar. Acur, taflan, çitlenbik, iğde, göleviz, ahlat (yaban armudu), alıç, delice, idris, melengiç, hünnap, üvez, yonca, mürdümük gibi sebze ve meyveler tıp alanında fayda sağlar.
HAYVAN ÇEŞİTLİLİĞİNİN
FAYDALARI…
İnsanlar, ilk çağlardan günümüze kadar hayvanları avlayarak, evcilleştirerek gıda kaynağı olarak, taşımacılıkta, giyimde ve tıpta kobay amaçlı kullanmışlardır. Bazı böcekler, bitkilerin tozlaşmasını sağlayarak bitki yaşamının ve çeşitliliğinin sürmesini ve bu sayede ekosistemin sürekliliğini sağlar. Böceklerin önemli bir kısmı, organik maddelerin ayrışmasını ve tekrar toprağa kazandırılmasını sağlar. Bazı böcek türleri de kuşlar, balıklar, sürüngenler gibi hayvanların besin kaynağı durumundadır. Ülkemizin çeşitli yerlerindeki doğal çevreye uyum sağlamış koyun, keçi, inek, sığır gibi türler hayvancılıkla ilgili fayda sağlar. Ülkemize özgü olarak bulunan alabalık, kefal ve levrek türü balıklar balıkçılıkla ilgili fayda sağlar.
SON OLARAK TA
'EKOSİSTEM ÇEŞİTLİLİĞİNİN FAYDALARI'
Doğaya dayalı turizme eko turizm denir. Eko turizm son yıllarda artan bir öneme sahiptir. Teknolojik ilerlemeler ve yaşam biçimine bağlı olarak stres altındaki insanlar, doğada kendini dinlendirmektedir. Milli parklara ve doğaya gidilerek stres atılmaktadır.Biyolojik çeşitlilik genetik çeşitlilik, tür çeşitliliği, ekosistem çeşitliliği (proses) çeşitliliğidir olmak üzere üç hiyerarşik kategoride ele alınır. Genetik Çeşitlilik: Bir bireyin sahip olduğu genler tarafından belirlenen genetik bilgilerin Toplamıdır veya bir tür içindeki çeşitliliği ifade eder. Bu çeşitlilik belli bir tür, popülasyon, varyete, alt-tür ya da ırk içindeki genetik farklılıkla ölçülür.Tür Çeşitliliği, Belli bir bölgedeki, alandaki ya da tüm dünyadaki türlerin farklılığını ifade eder. Tür çeşitliliği, bir bölgede mevcut olan canlı türlerinin sayısını ifade eder. Yerküresi üzerinde mevcut olan tür çeşidi sayısının 10 milyon ila 80 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bugüne kadar bu sayının yalnızca 1.6 milyonu (birmilyonaltıyüzbini) bilim adamları tarafından tanımlanabilmiş ve isimlendirilmiştir. Bir bölgedeki türlerin sayısı (yani o bölgenin “tür zenginliği”) bu konuda en sık kullanılan ölçüttür. Ekosistem Çeşitliliği ise; Bir ekolojik birim olarak karşılıklı etkileşim içinde olan organizmalar topluluğu ile fiziksel çevrelerinin oluşturduğu bütünle ilgilidir. Ekosistem; kendisini topluluk düzeyinden ayıran, kendileri cansız olan fakat canlı topluluklarının oluşumunu, yapısını ve karşılıklı etkileşimlerini etkileyen yangın, iklim ve besin döngüsü gibi faktörleri de içerir. Ekosistem düzeyindeki biyolojik çeşitliliğin korunması besin zincirinin ve enerji akışının korunmasını kapsar. Bu düzeyde, yalnızca türlerin veya türlerin oluşturduğu grupların değil, özelliklerin ve süreçlerin de korunması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK
NEDEN ÖNEMLİDİR?
İnsanların başta gıda olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılamasında vazgeçilmez bir yeri olan canlı kaynakların temeli biyolojik çeşitliliktir. Üretimi yapılan tüm tarım çeşitlerinin, yani kültüre alınmış bitki ve hayvan türlerinin, temeli doğada bulunan yabani akrabalarına dayanır. Günümüzde de yeni tarım çeşitleri elde etmek veya mevcut olanları insanların ihtiyaçlarına göre iyileştirmek (ıslah etmek) için yabani türlerden yararlanılmaktadır. Ekosistemler de yabani türlerin varlılarını sürdürmesi, evrimleşmesi, çeşitlenmesi ve yeni genetik özellikler kazanması için canlı ve cansız varlıkların birbirleriyle ve kendi içlerinde etkileşimleri sonucu, çevresel şartlara da bağlı olarak karmaşık ve her biri diğerinden farklı yapılar ve işlevler kazanmıştır. Ekosistemlerin sahip olduğu bütünlük ve çeşitlilik, iklim, yağış rejimi, tür sosyolojisi gibi doğal dengelerin devamında önemli işlevler görür. Tıp ve ilaç endüstrisinde kullanılan hammaddelerin çoğu doğadaki canlılardan elde ediliyor. Henüz ufak bir kısmı bilinse de yağmur ormanlarındaki birçok tür, şu an kullandığımız çoğu ilacın ana maddesi. Yeni türler keşfedildikçe hayatlarımızın nasıl değişebileceğini bir düşünün. Canlı çeşitliliğinin korunması için ikna edici bir sebep daha var; doğal afetler. Bitkiler ve ağaçlar kökleriyle toprağı tutarak sel ve erozyon gibi felaketlerin önlenmesinde oldukça etkili. Ayrıca milli parklar gibi endemik türlerle dolu alanlar, doğa güzellikler yıl boyunca ziyaret alarak toplumlara ekonomik ve kültürel bir değer sağlıyor.
TÜRKİYENİN BİYOÇEŞİTLİLİĞİ
VE ÖNEMİ
Türkiye biyolojik çeşitlilik açısından küçük bir kıta özelliği göstermektedir. Anadolu, kendi başına ayrı bir kıta olmamakla birlikte, bir kıtanın sahip olabileceği tüm ekosistem ve habitat özelliklerine tek başına sahiptir. Bunun nedenleri arasında üç farklı biyoiklim tipinin görülmesi, bünyesinde Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan olmak üzere üç Biyocoğrafik Bölge (BCB) bulundurması, sahip olduğu topoğrafik, jeolojik, jeomorfolojik ve toprak çeşitlilikleri, deniz, göl, akarsu, tatlı, tuzlu ve sodalı göller gibi değişik sulak alan tiplerinin varlığı, 0-5000 metreler arasında değişen yükselti farklılıkları, derin kanyonlara ve çok farklı ekosistem tiplerine sahip olması, Avrupa ülkelerine göre buzul döneminden daha az etkilenmesi, kuzey Anadolu'yu güney Anadolu'ya bağlayan Anadolu Diyagonalinin varlığı ve buna bağlı olarak oluşan ekolojik ve floristik farklılıklar ile üç kıtanın birleşme noktasında yer alması sayılabilir. Özetle, Türkiye tarım, orman, dağ, step, sulak alan, kıyı ve deniz ekosistemlerine ve bu ekosistemlerin farklı formlarına ve farklı kombinasyonlarına sahiptir. İster bitki ister hayvan olsun bu canlıların nesillerinin konuna altına alınması için tabiat parklarının, doğal yaşam alanlarının oluşturulması, organik tarımın tercih edilmesi ve insanların bu konularda eğitilmesi gerekmektedir. Çiftçiler aşırı otlatmanın, bitkilerin aşırı toplanmasının, ormanların arazi kazanmak amacıyla tahrip edilmesinin biyolojik çeşitlilik açısından olumsuz etkileri konusunda bilinçlendirilmelidir. Kıyı habitatlarının tahrip edilmesi, balıkçılığın ve avlanmanın aşırı ve kontrolsüz yapımı engellenmelidir. Ayrıca bu türlerin korunması ve denetimi için mekanizmalar geliştirilmelidir.
BİYOÇEŞİTLİLİK AZALIYOR MU…
NEDEN?
Dünyadaki biyoçeşitlilik özellikle son yüzyılda önemli ölçüde azaldı. Ne yazık ki bunun en temel sebebi insan eliyle doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi. Endüstriyel faaliyetler, artan konutlaşma talebi nedeniyle yeşil alanlar ve sulak araziler yok oluyor, giderken canlıların yaşaması için gerekli olan koşulları da beraberinde götürüyorlar. Yaşadığımız çağın belki de en öncelikli sorunlarından birisi iklim krizi! İklim koşullarında meydana gelen değişiklikler birçok canlı türünün varlığını tehlikeye sokuyor. Kuraklık nedeniyle otçul hayvanlar besin kaynaklarından mahrum kalıyor, memeli hayvanlar suya ulaşmak için çok daha fazla yol yapmak zorunda kalıp hayatlarını kaybediyor. Küresel ısınmanın etkisiyle görülen müsilaj gibi felaketler denizlerdeki biyoçeşitliliği tehdit ediyor, ısınan göllerde suyun sıcaklığına ayak uyduramayan canlılar hızla yok oluyor. Bu nedenle de yaşadığımız her koşulda 'Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi' çok önemlidir. Önemi, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı (UBSEP), Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin uygulanmasına rehberlik etmek amacıyla ulusal bir strateji hazırlanması yükümlülüğüne yanıt teşkil etmektedir.
ÜÇ TEMEL AMACI
• Biyolojik çeşitliliğin korunması,
• Biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı;
• Genetik kaynakların kullanımından kaynaklanan faydaların adil ve hakkaniyete uygun paylaşımı oluşturmaktadır.
Sözleşme her ülkenin özel koruma tedbirlerine ihtiyaç duyan biyolojik kaynaklar ile sürdürülebilir kullanım için daha büyük potansiyele sahip olan biyolojik kaynaklarını belirlemesini; koruma ve sürdürülebilir kullanım üzerinde olumsuz etkiye sahip olabilecek eylemlerin kategorilerinin ve süreçlerinin belirlenmesini ve izlenmesini gerektirmektedir. Biyolojik çeşitlilik tüm dünyanın ortak zenginliğidir. Bugünün ihtiyaçlarını karşılayarak gelecek kuşaklara da bu çeşitliliği aktarabilmek amacıyla biyolojik çeşitliliğin korunması gereklidir. Doğaya her zaman için sahip çıkmak gerekmektedir. Doğanın dengesini bozacak davranışlardan mutlaka kaçınmak gerekir.
En Çok Okunan Haberler