Niye cambaz dediğim umarım okuyunca daha yerinde anlaşılacak.
2026 yılbaşında asgari ücret yüzde 27,1 arttırılarak 28 bin 75 liraya yükseltildi. Ancak yıllık enflasyon daha yüzde otuzun üzerinde seyrederken, geçtiğimiz Temmuz ayında aylık 1,78 olarak, yıllık 31,75 olarak gerçekleşti ve Ağustos ayında 1,84 daha ilave oldu. Daha bu enflasyon farklarına Eylül ile birlikte dört ayın enflasyon farkı işleme konulacak.
Bu durum asgari ücretlinin her geçen gün açlık sınırının altında bir yaşam mücadelesi verdiğini gözler önüne sermektedir.
Tamam, asgari ücret açlık sınırının altında zam yapalım iyileştirelim o zaman. Yazık değil mi onlarda şöyle rahat bir nefes alsınlar. Olmaz mı?
Olmaz.
Niye Olmaz?
Enflasyon fırlar, alır başını gider bir daha tutamayız hanim Allah.
Şimdi bu yazdıklarımdan sonra iki tane soru oluşuyor beynimizde.
Birincisi Asgari ücret zammını yüksek yapmış olsak gerçekten enflasyon kontrolden çıkar mı, fırlar mı?
Hemen cevabını vereyim çıkmaz, fırlamaz. Kesinlikle enflasyonu yükseltmez.
O zaman niye asgari ücreti düşük gösterme yolunu tercih ediyorlar. Niye, Gerçek enflasyonun altında zam yaparak asgari ücretli vatandaşlarımıza bu zulmü reva görüyorlar?
Cevap çok basit. Çünkü Gerçek enflasyona göre değil de kurumun gerçekleşmesini beklediği duruma göre enflasyon zammı yapılıyor. Böylelikle de alım gücümüzü sürekli olarak düşürüyorlar. Aslında sadece Asgari ücretli vatandaşlarımız etkilenmiyor, hepimiz ülkece etkileniyoruz. Ama en çok Asgari ücretli emekçi kardeşlerimiz bu durumdan mağdur oluyorlar bu Ali cambaz oyunundan.
Üstat, gerçek enflasyon oranlarının hatta bu rakamların üzerinde asgari ücrete bir zam yapıldığı takdirde enflasyon yükselmez dediniz.
Evet dedim. Hemen bunu da açıklayayım. TUİK verilerine göre 2026 yılı ilk çeyreğinde Tarım dışı çalışan sayısı 15,5 milyon ile 15,6 milyon civarındadır. Asgari ücretli oranı 15,6 milyonun yüzde 46,7 ‘si yani asgari ücret ve bunun altında alan yaklaşık 7 ya da 7,5 milyon çalışana denk gelmektedir.
Bu gün bir oto serviste çalışan dostumuzla laflarken sohbet esnasında yüz ila Yüzkırk bin TL’te kaportacı aldıklarını ve gelenlerinde çalışmadığını anlattı. Vallahi çok güzel bir maaş. Demek istemem şu ki işveren mecbur kalınca pamuk ellerini cebine sokuyor.
Gelelim 7 yada 7,5 milyon asgari ücretliye. Elbette bunların bir kısmı da asgari ücret gösterilip te asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanlardan oluşuyor.
Niye?
Devlet yani SGK bir düzen tutturamadığından.
Bu şekilde çalışanların rakamını bilemiyorum.
Neyse gelelim zammın nasıl olacağına. TUİK işte bazı düşünceler ile gerçek enflasyonu yansıtmadığını, enflasyonu düşürmek amaçlı gerçek enflasyonu değil de olmasını umdukları enflasyonu uyguladıklarını yazmıştım. Elbette ki bu durumu eleştirmiyorum lakin en azından ekonomik olarak bu ülkenin yükünü, çilesini çeken, evine bir somun ekmek alırken düşünen bu gruba daha bir imtiyazlı oran uygulanması gerektiğini ve doğrusunun da bu olduğuna inanıyorum.
Sıkıntı yaşayan bu kesimin sorunlarını kulak ardı etmezsek geri kalan kesimin maddi olarak çok sıkıntı yaşadığını düşünmüyorum. Kafeler, alışveriş dükkanları, AVM’ler maşallah dolu. Nerdeyse herkesin altında bir araba mevcut. Rabbim daha fazlasını versin.
Türkiye de çok ciddi bir gelir dağılımı eşitsizliği var bu konuya devlet büyüklerimizin mutlak bir el atması gerekmekte. Başka yolu yok.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bahri PALAS
Cambaza bak cambaza…
Cambaz kim?
Niye cambaz dediğim umarım okuyunca daha yerinde anlaşılacak.
2026 yılbaşında asgari ücret yüzde 27,1 arttırılarak 28 bin 75 liraya yükseltildi. Ancak yıllık enflasyon daha yüzde otuzun üzerinde seyrederken, geçtiğimiz Temmuz ayında aylık 1,78 olarak, yıllık 31,75 olarak gerçekleşti ve Ağustos ayında 1,84 daha ilave oldu. Daha bu enflasyon farklarına Eylül ile birlikte dört ayın enflasyon farkı işleme konulacak.
Bu durum asgari ücretlinin her geçen gün açlık sınırının altında bir yaşam mücadelesi verdiğini gözler önüne sermektedir.
Tamam, asgari ücret açlık sınırının altında zam yapalım iyileştirelim o zaman. Yazık değil mi onlarda şöyle rahat bir nefes alsınlar. Olmaz mı?
Olmaz.
Niye Olmaz?
Enflasyon fırlar, alır başını gider bir daha tutamayız hanim Allah.
Şimdi bu yazdıklarımdan sonra iki tane soru oluşuyor beynimizde.
Birincisi Asgari ücret zammını yüksek yapmış olsak gerçekten enflasyon kontrolden çıkar mı, fırlar mı?
Hemen cevabını vereyim çıkmaz, fırlamaz. Kesinlikle enflasyonu yükseltmez.
O zaman niye asgari ücreti düşük gösterme yolunu tercih ediyorlar. Niye, Gerçek enflasyonun altında zam yaparak asgari ücretli vatandaşlarımıza bu zulmü reva görüyorlar?
Cevap çok basit. Çünkü Gerçek enflasyona göre değil de kurumun gerçekleşmesini beklediği duruma göre enflasyon zammı yapılıyor. Böylelikle de alım gücümüzü sürekli olarak düşürüyorlar. Aslında sadece Asgari ücretli vatandaşlarımız etkilenmiyor, hepimiz ülkece etkileniyoruz. Ama en çok Asgari ücretli emekçi kardeşlerimiz bu durumdan mağdur oluyorlar bu Ali cambaz oyunundan.
Üstat, gerçek enflasyon oranlarının hatta bu rakamların üzerinde asgari ücrete bir zam yapıldığı takdirde enflasyon yükselmez dediniz.
Evet dedim. Hemen bunu da açıklayayım. TUİK verilerine göre 2026 yılı ilk çeyreğinde Tarım dışı çalışan sayısı 15,5 milyon ile 15,6 milyon civarındadır. Asgari ücretli oranı 15,6 milyonun yüzde 46,7 ‘si yani asgari ücret ve bunun altında alan yaklaşık 7 ya da 7,5 milyon çalışana denk gelmektedir.
Bu gün bir oto serviste çalışan dostumuzla laflarken sohbet esnasında yüz ila Yüzkırk bin TL’te kaportacı aldıklarını ve gelenlerinde çalışmadığını anlattı. Vallahi çok güzel bir maaş. Demek istemem şu ki işveren mecbur kalınca pamuk ellerini cebine sokuyor.
Gelelim 7 yada 7,5 milyon asgari ücretliye. Elbette bunların bir kısmı da asgari ücret gösterilip te asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanlardan oluşuyor.
Niye?
Devlet yani SGK bir düzen tutturamadığından.
Bu şekilde çalışanların rakamını bilemiyorum.
Neyse gelelim zammın nasıl olacağına. TUİK işte bazı düşünceler ile gerçek enflasyonu yansıtmadığını, enflasyonu düşürmek amaçlı gerçek enflasyonu değil de olmasını umdukları enflasyonu uyguladıklarını yazmıştım. Elbette ki bu durumu eleştirmiyorum lakin en azından ekonomik olarak bu ülkenin yükünü, çilesini çeken, evine bir somun ekmek alırken düşünen bu gruba daha bir imtiyazlı oran uygulanması gerektiğini ve doğrusunun da bu olduğuna inanıyorum.
Sıkıntı yaşayan bu kesimin sorunlarını kulak ardı etmezsek geri kalan kesimin maddi olarak çok sıkıntı yaşadığını düşünmüyorum. Kafeler, alışveriş dükkanları, AVM’ler maşallah dolu. Nerdeyse herkesin altında bir araba mevcut. Rabbim daha fazlasını versin.
Türkiye de çok ciddi bir gelir dağılımı eşitsizliği var bu konuya devlet büyüklerimizin mutlak bir el atması gerekmekte. Başka yolu yok.