Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe ofisinde düzenlenen TÜRKİYE YÜZYILI yatırım için güçlü merkez programında başta imalatçı ihracatçı firmalar olmak üzere tüm ihracat yapan firmalarımız için uygulanacak çok önemli teşvikleri, yaptığı konuşmada dile getirdi.
İthalat ve ihracat arasındaki dengeleri bu güne kadar sağlıklı bir şekilde kuramadığımızdan dolayıdır ki, ardaki fark kadar ekonomimiz açık vermekteydi ve bu açık genel olarak ta yabancı para cinsinden borçlanarak devletimize yansıyor ve alınan bu faizli borçlara ağır faizler ödeme mecburiyetinde kalıyoruz. Her işte denge gerçekten çok önemli. Aldığımız her kuruş borcun ana parasını ve faizini ödemeye çalışırken ya tekrar borcu ve faizini ödemek için yeniden borçlanıyor ya da vatandaşımıza yol, su elektrik, sağlık gibi yatırımları, borçların ödenmesi uğruna ötelenmesine göz yumulabiliyordu.
Değerli okuyucularım, bildiğiniz üzere başta tekstil olmak üzere birçok üretim yapan fabrikalarımız yüksek maliyetli işçilik, yüksek enerji fiyatları ve özellikle son dönemdeki finansmana ulaşma zorlukları ile birlikte finansmana ulaşma maliyetlerinin de yüksek olması gibi sebeplerle düşük maliyetli yer ve iş gücü sunan ülkelere doğru kayma eğilimindeydiler. Özellikle Mısır olmak üzere Türkiye’den giden firmalara sağladığı düşük maliyetler ve teşvikler ile son dönemin sığınılacak limanı haline dönüştü.
Bunlar her birimizin gözünün önünde gerçekleşiyor ve vatanını seven insanlar olarak bizleri ziyadesi ile üzüyor. Her giden fabrikalarımız ile birlikte ülkemizdeki işsiz sayımızda çığ gibi büyüyor.
Niye bir takım tedbirler alınmıyor. Biz ne zaman ithalat ve ihracat rakamlarımızı denkleştirip ihracat fazlası veren bir ülke olacağız diye düşünürken; Cumhurbaşkanımız cömert bir teşvik programını açıkladı. Vatanımıza, milletimize hayırlı olsun.
Detayını birazdan sizlerle paylaşacağım lakin ben bunu yazarken kafamda bir soru oluştu ki hemen sizlerle paylaşayım. Bilemem siz ne düşünürsünüz?
Ekonomimize ait teşvik paketleri hazırlanırken yapay zekânın da aktif kullanıldığı bir beyin fırtınası yapılaraktan mı bu kararlar alınıyor. Yoksa yapalım sonucunu görelim mantığımı hâkim, bilemedim.
İhracatımızın artmasını arzularken rahmetli Özal dönemindeki gibi hayali ihracat hikâyelerini gazetelerden okumayalım. Rahmet bile çok şiddetli yağdığı zaman, rahmet olmaktan çıkıp zahmet oluyor, felaket oluyor.
238 milyar dolarlık ekonomiden bugün 1,6 trilyon dolarlık ekonomiye ulaştık ama yine de yetmiyor açık veriyoruz. Bakalım ihracatımızın artması için ne teşvikler verilmiş.
Bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı her geçen gün parlayan bir TÜRKİYE var. Evet, biz bunu görüyoruz ve bu konuda oldukça gururluyuz. Bu gücü daha etkin hale getirmemiz ancak ihracattaki ekonomik bağımsızlığımızı yüzde yüze çıkartabilmemiz ile mümkün olacak. Bu da ihracatçılarımız ile mümkün.
Özellikle imalatçı ihracatçı firmalara yönelik sağlanan avantajlar, katma değerli üretimin teşvik edilmesi açısından son derece önemli.
Bununla beraber yurt dışındaki sermayenin ülkeye kazandırılmasına yönelik düzenlemeler, finansal hareketliliği Türkiye lehine çevirmeyi amaçlıyor.
İhracat ve üretim tarafında yapılan vergi indirimleri ithal ürünlere karşı rekabet gücümüzü arttırmaya yönelik oldukça mantıklı bir adım.
Yazılım, mühendislik ve dijital sektörlerde faaliyet gösteren girişimcilerin bu teşvik paketi ile desteklenmesi hizmet üretimine yönelik sektörlerde de dünyamızın yeni ekonomik düzeninde ülkemizin de söz sahibi olacağının bir nişanesi olduğunu söyleyebilirim.
Bazı vatandaşlarımızın karamsarlığına karşılık ülkemizin ufku ’da yolu ’da çok açıktı. Biz bunu görebiliyoruz. Bu ülkede çok şeyler değişti. Dönemsel sıkıntılar yaşıyoruz elbette ama Dünya nasıl aynı dünya değilse, Türkiye de artık eski Türkiye değil. Ekonomiyle, savunma sanayisi, askeri kapasitesi, ulaştırma, enerji, sağlık, ülkenin altyapısıyla, genç, tahsilli nüfusu ve beşeri sermayesi ile, diplomatik imkanları ile karşımızda bugün çok güçlü bir Türkiye var.
Yazımızı bir sonuca bağlayacak, özetleyecek olursak, ülkemiz artık ekonomik güç haline gelen, sanayileşmiş ülkeleri takip eden değil, süreci belirleyen, masada söz sahibi olma iddiasını sürdüren bir ülkedir. Bu teşvik paketi ile de;
İhracatçılarımızın bütün dünyaya mal ihraç edebilmeleri kolaylaştırılırken, Her türlü vergi imtiyazlarından da yararlanacaklardır. Bundan sonra imalatçı ihracatçıların kurumlar vergisi yüzde dokuza, sadece imalatçılar için yüzde on dört e indirileceğini duyuyoruz.
Ülkemize yatırım çekmek için cazip adımlar atılacak olup yurt dışında yaşayan ve çalışan hemşerilerimizin kazançlarının ülkemize getirilerek yatırım yapmalarına imkan sağlayacak.
Hoşça kalın.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bahri PALAS
Ekonomi ve finansta dev reformlar
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe ofisinde düzenlenen TÜRKİYE YÜZYILI yatırım için güçlü merkez programında başta imalatçı ihracatçı firmalar olmak üzere tüm ihracat yapan firmalarımız için uygulanacak çok önemli teşvikleri, yaptığı konuşmada dile getirdi.
İthalat ve ihracat arasındaki dengeleri bu güne kadar sağlıklı bir şekilde kuramadığımızdan dolayıdır ki, ardaki fark kadar ekonomimiz açık vermekteydi ve bu açık genel olarak ta yabancı para cinsinden borçlanarak devletimize yansıyor ve alınan bu faizli borçlara ağır faizler ödeme mecburiyetinde kalıyoruz. Her işte denge gerçekten çok önemli. Aldığımız her kuruş borcun ana parasını ve faizini ödemeye çalışırken ya tekrar borcu ve faizini ödemek için yeniden borçlanıyor ya da vatandaşımıza yol, su elektrik, sağlık gibi yatırımları, borçların ödenmesi uğruna ötelenmesine göz yumulabiliyordu.
Değerli okuyucularım, bildiğiniz üzere başta tekstil olmak üzere birçok üretim yapan fabrikalarımız yüksek maliyetli işçilik, yüksek enerji fiyatları ve özellikle son dönemdeki finansmana ulaşma zorlukları ile birlikte finansmana ulaşma maliyetlerinin de yüksek olması gibi sebeplerle düşük maliyetli yer ve iş gücü sunan ülkelere doğru kayma eğilimindeydiler. Özellikle Mısır olmak üzere Türkiye’den giden firmalara sağladığı düşük maliyetler ve teşvikler ile son dönemin sığınılacak limanı haline dönüştü.
Bunlar her birimizin gözünün önünde gerçekleşiyor ve vatanını seven insanlar olarak bizleri ziyadesi ile üzüyor. Her giden fabrikalarımız ile birlikte ülkemizdeki işsiz sayımızda çığ gibi büyüyor.
Niye bir takım tedbirler alınmıyor. Biz ne zaman ithalat ve ihracat rakamlarımızı denkleştirip ihracat fazlası veren bir ülke olacağız diye düşünürken; Cumhurbaşkanımız cömert bir teşvik programını açıkladı. Vatanımıza, milletimize hayırlı olsun.
Detayını birazdan sizlerle paylaşacağım lakin ben bunu yazarken kafamda bir soru oluştu ki hemen sizlerle paylaşayım. Bilemem siz ne düşünürsünüz?
Ekonomimize ait teşvik paketleri hazırlanırken yapay zekânın da aktif kullanıldığı bir beyin fırtınası yapılaraktan mı bu kararlar alınıyor. Yoksa yapalım sonucunu görelim mantığımı hâkim, bilemedim.
İhracatımızın artmasını arzularken rahmetli Özal dönemindeki gibi hayali ihracat hikâyelerini gazetelerden okumayalım. Rahmet bile çok şiddetli yağdığı zaman, rahmet olmaktan çıkıp zahmet oluyor, felaket oluyor.
238 milyar dolarlık ekonomiden bugün 1,6 trilyon dolarlık ekonomiye ulaştık ama yine de yetmiyor açık veriyoruz. Bakalım ihracatımızın artması için ne teşvikler verilmiş.
Bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı her geçen gün parlayan bir TÜRKİYE var. Evet, biz bunu görüyoruz ve bu konuda oldukça gururluyuz. Bu gücü daha etkin hale getirmemiz ancak ihracattaki ekonomik bağımsızlığımızı yüzde yüze çıkartabilmemiz ile mümkün olacak. Bu da ihracatçılarımız ile mümkün.
Özellikle imalatçı ihracatçı firmalara yönelik sağlanan avantajlar, katma değerli üretimin teşvik edilmesi açısından son derece önemli.
Bununla beraber yurt dışındaki sermayenin ülkeye kazandırılmasına yönelik düzenlemeler, finansal hareketliliği Türkiye lehine çevirmeyi amaçlıyor.
İhracat ve üretim tarafında yapılan vergi indirimleri ithal ürünlere karşı rekabet gücümüzü arttırmaya yönelik oldukça mantıklı bir adım.
Yazılım, mühendislik ve dijital sektörlerde faaliyet gösteren girişimcilerin bu teşvik paketi ile desteklenmesi hizmet üretimine yönelik sektörlerde de dünyamızın yeni ekonomik düzeninde ülkemizin de söz sahibi olacağının bir nişanesi olduğunu söyleyebilirim.
Bazı vatandaşlarımızın karamsarlığına karşılık ülkemizin ufku ’da yolu ’da çok açıktı. Biz bunu görebiliyoruz. Bu ülkede çok şeyler değişti. Dönemsel sıkıntılar yaşıyoruz elbette ama Dünya nasıl aynı dünya değilse, Türkiye de artık eski Türkiye değil. Ekonomiyle, savunma sanayisi, askeri kapasitesi, ulaştırma, enerji, sağlık, ülkenin altyapısıyla, genç, tahsilli nüfusu ve beşeri sermayesi ile, diplomatik imkanları ile karşımızda bugün çok güçlü bir Türkiye var.
Yazımızı bir sonuca bağlayacak, özetleyecek olursak, ülkemiz artık ekonomik güç haline gelen, sanayileşmiş ülkeleri takip eden değil, süreci belirleyen, masada söz sahibi olma iddiasını sürdüren bir ülkedir. Bu teşvik paketi ile de;
İhracatçılarımızın bütün dünyaya mal ihraç edebilmeleri kolaylaştırılırken, Her türlü vergi imtiyazlarından da yararlanacaklardır. Bundan sonra imalatçı ihracatçıların kurumlar vergisi yüzde dokuza, sadece imalatçılar için yüzde on dört e indirileceğini duyuyoruz.
Ülkemize yatırım çekmek için cazip adımlar atılacak olup yurt dışında yaşayan ve çalışan hemşerilerimizin kazançlarının ülkemize getirilerek yatırım yapmalarına imkan sağlayacak.
Hoşça kalın.