Kıymetli okuyucularım; Siyaset ile alakalı yazıları bu köşemde maalesef yazmıyorum. Siyaseti de işin doğrusu çok fazla sevmiyorum. Hele hele, saçı başı dökülmüş, sakalı bıyığı ağarmış koca koca insanların şu geçici, yalan bir dünya için insanlığa yakışmayacak hareketlerini, hırslarını gördükçe bırakın siyasetten soğumayı, insanlığımızdan nefret eder olduk.
Aslında siyaseti iyi okuyabilen insanlardan bir tanesiyim. Siyaset ile tanışmam çok uzun zamana dayanır. Yaşar Nuri Öztürk başkanımızın Halkın Yükselişi Partisini kurduğundan beridir siyasetin içerisindeyim. Yaşar Nuri hocamızı bu kurtlar sofrasında yalnız bırakmamak, destek olabilmek adına Bursa İl Yapılanmasının hep içerisindeydim.
Maalesef olmadı.
Sonra, bu cennet vatan için daha iyi şeyler yapılabilir mi, kurdu düştü gönlünüze, güvercin bakan kuş hastalarının hep gözlerinin havada uçan kuşlarda olması gibi benimde hep gözlerim siyaset arenasında bir başlangıç daha aramıştır.
Bir gün ofiste otururken, oğlum daha ufak o vakit. ‘’ Baba Osman Pamukoğlu Paşa Bursa’da miting yapacak ‘gidebilir miyim? Sözüyle başımı yaptığım işten kaldırdım ve tamam oğlum birlikte gideriz dedim. İnanın Efsane Komutanımız Osman Pamukoğlu’nun HEPAR isminde bir parti kurduğundan o gün haberim olmuştu. Hemen parti telefonlarını arayarak partiye katılmak ve destek vermek istediğimi dile getirdim.
Evet, hayatım boyunca ilk defa bu partide Belediye Encümeni olabilme adına yerel seçimlere katıldım. Pişman mıyım asla; bu teşebbüsüm de olumsuz sonuçlandı lakin hayatım boyunca alamayacağım ders aldım bu iki partiden.
Her ikisini de çok seviyorum. Karakterli insanlar, güzel, dürüst insanlar.
‘’ Profesörler ve Komutanlar bu ülkede siyaset yapamazlar.’’ En azından bunu öğrenmiş oldum.
Dinimiz bile ‘’ Cennet anaların ayaklarının altındadır. ‘’ diyerek, kadınların sanki yaptıkları işi daha benimsediğini, daha yalandan, dolandan uzak durduğunu yani kısaca kadın siyasetçilerin vatandaşı daha iyi kucaklayacağını düşünerekten Meral Akşener hanımefendinin kurduğu İyi Parti Osmangazi ilçe teşkilatında bir miktar partide tutunmaya çalıştım.
Bu partideki hatıralarım diğerlerine göre elbette ki daha farklı. O güne kadar hiç duymadığım ‘’ Siyaset rakiplerinin kellesini kopartma sanatıdır. ‘’ sözünü kattım lügatime ve kopup gitme mecburiyetinde kaldım. Çokta sorun değil hani. Sonra da baktık ki, partiyi kuran da kopmuş gitmiş yarıştan. Sonra bir baktık ki, bir sürü parti kurulmuş bu partinin içerisinden her biri ben daha iyi yöneteceğim diyor bu ülkeyi.
Değerli başkanlarım bu ülke halkın yüksek iradesiyle yönetilmeli. Sen kim oluyorsun da ülke yöneteceksin. Siz bu ülkeye hizmet edecek bir zihniyete sahip değilseniz böyle bir aşk oluşmamışsa gönlünüzde size böyle bir fırsat verilmeyecektir kesinlikle. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin en yüksek makamı halktır. Halkı temsilen, Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu kadim halk kendi kendini yönetmeye muktedirdir.
Tasavvuf sohbetlerinde sevdiğim bir laf vardır. İnsanı Kamil ders verdiği öğrencisine evladım ‘’ bu kapının eşiği olmaktan başka bir gayen olmasın ‘’ diye nasihat buyurur.
Bu ülkeyi yönetmeye çabalayan siyasetçilerimiz siz önce bu ülke kapısına eşik olmayı bir öğrenin. Bu yeni yetişen Z kuşağı size hayal ettiğiniz yöneticiliği kesinlikle vermeyecektir. Bugün son yanılsamaydı.
Evet kelimeler çoğaldıkça yazacak alanım yine daralmakta, oysaki akımda yazmak istediğin o kadar çok şey var ki, bunları sizinle paylaşmam lazım. ‘’ Mademki düşünüyorum demek ki varım. Eee varsam demek ki daha anlatacak yazacak çok şeyim de var demektir.
Kısaca değerli okuyucularım her ne kadar uzak durup bu güne kadar siyaset ile alakalı yazmasam da artık bende buradan günlük gelişen siyasi olayları yorumlayıp sizlerle paylaşacağım.
Mustafa Bozbey Başkan’da adalete ifade vermek için sabah ailesiyle birlikte evinden alındı.
Bakın biz şöyle bir ülke hayal ediyoruz. Adalet Partisi Genel Başkanı Merhum Süleyman Demirel’in bir sözüyle yazımı sonlandıracağım lakin bu yazılarım da ekonomi yazılarımda olduğu gibi devam edecek.
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hiç kimse Hukukun üstünlüğünün önüne geçemez, geçmeye de çalışmamalı. Biz yorum yaparken Hâkim, Savcı değiliz. Bildiğimiz bir tek şey var ki; ‘’ HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAPAR ve YAPACAKTIR. ’’ Selametle kalınız.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bahri PALAS
Gülümseyin…1
Kıymetli okuyucularım; Siyaset ile alakalı yazıları bu köşemde maalesef yazmıyorum. Siyaseti de işin doğrusu çok fazla sevmiyorum. Hele hele, saçı başı dökülmüş, sakalı bıyığı ağarmış koca koca insanların şu geçici, yalan bir dünya için insanlığa yakışmayacak hareketlerini, hırslarını gördükçe bırakın siyasetten soğumayı, insanlığımızdan nefret eder olduk.
Aslında siyaseti iyi okuyabilen insanlardan bir tanesiyim. Siyaset ile tanışmam çok uzun zamana dayanır. Yaşar Nuri Öztürk başkanımızın Halkın Yükselişi Partisini kurduğundan beridir siyasetin içerisindeyim. Yaşar Nuri hocamızı bu kurtlar sofrasında yalnız bırakmamak, destek olabilmek adına Bursa İl Yapılanmasının hep içerisindeydim.
Maalesef olmadı.
Sonra, bu cennet vatan için daha iyi şeyler yapılabilir mi, kurdu düştü gönlünüze, güvercin bakan kuş hastalarının hep gözlerinin havada uçan kuşlarda olması gibi benimde hep gözlerim siyaset arenasında bir başlangıç daha aramıştır.
Bir gün ofiste otururken, oğlum daha ufak o vakit. ‘’ Baba Osman Pamukoğlu Paşa Bursa’da miting yapacak ‘gidebilir miyim? Sözüyle başımı yaptığım işten kaldırdım ve tamam oğlum birlikte gideriz dedim. İnanın Efsane Komutanımız Osman Pamukoğlu’nun HEPAR isminde bir parti kurduğundan o gün haberim olmuştu. Hemen parti telefonlarını arayarak partiye katılmak ve destek vermek istediğimi dile getirdim.
Evet, hayatım boyunca ilk defa bu partide Belediye Encümeni olabilme adına yerel seçimlere katıldım. Pişman mıyım asla; bu teşebbüsüm de olumsuz sonuçlandı lakin hayatım boyunca alamayacağım ders aldım bu iki partiden.
Her ikisini de çok seviyorum. Karakterli insanlar, güzel, dürüst insanlar.
‘’ Profesörler ve Komutanlar bu ülkede siyaset yapamazlar.’’ En azından bunu öğrenmiş oldum.
Dinimiz bile ‘’ Cennet anaların ayaklarının altındadır. ‘’ diyerek, kadınların sanki yaptıkları işi daha benimsediğini, daha yalandan, dolandan uzak durduğunu yani kısaca kadın siyasetçilerin vatandaşı daha iyi kucaklayacağını düşünerekten Meral Akşener hanımefendinin kurduğu İyi Parti Osmangazi ilçe teşkilatında bir miktar partide tutunmaya çalıştım.
Bu partideki hatıralarım diğerlerine göre elbette ki daha farklı. O güne kadar hiç duymadığım ‘’ Siyaset rakiplerinin kellesini kopartma sanatıdır. ‘’ sözünü kattım lügatime ve kopup gitme mecburiyetinde kaldım. Çokta sorun değil hani. Sonra da baktık ki, partiyi kuran da kopmuş gitmiş yarıştan. Sonra bir baktık ki, bir sürü parti kurulmuş bu partinin içerisinden her biri ben daha iyi yöneteceğim diyor bu ülkeyi.
Değerli başkanlarım bu ülke halkın yüksek iradesiyle yönetilmeli. Sen kim oluyorsun da ülke yöneteceksin. Siz bu ülkeye hizmet edecek bir zihniyete sahip değilseniz böyle bir aşk oluşmamışsa gönlünüzde size böyle bir fırsat verilmeyecektir kesinlikle. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin en yüksek makamı halktır. Halkı temsilen, Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu kadim halk kendi kendini yönetmeye muktedirdir.
Tasavvuf sohbetlerinde sevdiğim bir laf vardır. İnsanı Kamil ders verdiği öğrencisine evladım ‘’ bu kapının eşiği olmaktan başka bir gayen olmasın ‘’ diye nasihat buyurur.
Bu ülkeyi yönetmeye çabalayan siyasetçilerimiz siz önce bu ülke kapısına eşik olmayı bir öğrenin. Bu yeni yetişen Z kuşağı size hayal ettiğiniz yöneticiliği kesinlikle vermeyecektir. Bugün son yanılsamaydı.
Evet kelimeler çoğaldıkça yazacak alanım yine daralmakta, oysaki akımda yazmak istediğin o kadar çok şey var ki, bunları sizinle paylaşmam lazım. ‘’ Mademki düşünüyorum demek ki varım. Eee varsam demek ki daha anlatacak yazacak çok şeyim de var demektir.
Kısaca değerli okuyucularım her ne kadar uzak durup bu güne kadar siyaset ile alakalı yazmasam da artık bende buradan günlük gelişen siyasi olayları yorumlayıp sizlerle paylaşacağım.
Mustafa Bozbey Başkan’da adalete ifade vermek için sabah ailesiyle birlikte evinden alındı.
Bakın biz şöyle bir ülke hayal ediyoruz. Adalet Partisi Genel Başkanı Merhum Süleyman Demirel’in bir sözüyle yazımı sonlandıracağım lakin bu yazılarım da ekonomi yazılarımda olduğu gibi devam edecek.
Merhum Süleyman Demirel sık sık söylerdi ki...
“Demokrasi; sabahın köründe, alacakaranlıkta kapımız çalındığı zaman, gelenin sütçü olduğundan emin olduğunuz rejimdir...’’
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hiç kimse Hukukun üstünlüğünün önüne geçemez, geçmeye de çalışmamalı. Biz yorum yaparken Hâkim, Savcı değiliz. Bildiğimiz bir tek şey var ki; ‘’ HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAPAR ve YAPACAKTIR. ’’ Selametle kalınız.