Ülkemizin kalkınarak sanayi devi medeni ülkeler arasına katılmasını en iyisinin bizim devletimiz olmasını hangimiz istemeyiz ki. Dünyanın en büyük ülkelerinden biriyiz elbette. Çok genç bir nüfusa sahibiz. Bu da dışarıdaki birçok ülkeyi kıskandırıyor ve rahatsız ediyor. Eski Cumhurbaşkanımız rahmetli Turgut ÖZAL’ın bir sözü gönlüme düştü bu yazıyı yazarken hemen buraya iliştiriyorum.
Evet demişti ki ‘’ Bu gömleğe sığmıyoruz. ‘’ bu gömlek bize çok dar geliyor dostlar. Dışarıya taşıyoruz. Bu kadar yani. Eksiklerimiz var. Tamamlanır, bundan hiçbir şüphem yok. Çok eski ve köklü bir milletiz. Hatalarımızdan ders alarak, aynı hataları daha sonra yapmayarak yolumuza devam edebiliriz. Bu hatalarımızdan en önemlisi de sanayi konusunda dışarıya bağımlı bir ülke konumunda kalmamızdır. Sanayicimize yeterli destek ve olanakları sağlamamamızdır. Bunun kasti olarak yapıldığını düşünmeye başladım.
Bir düşünsenize cep telefonunu bile yurt dışından çok yüksek fiyatlara alıyoruz. Dışarıya borçlanıyor ve sonra borcumuzu ödeyebilmek için denk bütçe yapabilmek için vatandaşımızın ümüğünü sıkıyoruz. Oysa ki biz bu cep telefonunu niye yapamayalım. Milyonlarca dolar, varlığımızı hazmedemeyen ecnebi ülkelerine niye para kazandıralım.
Başta bankacılık sistemi olmak üzere karlı ticaretin yapıldığı her alanda paçayı yabancı sermayeli şirketlere kaptırmışız. Aklıma geldikçe, düşündükçe resmen çıldırıyorum.
Bu iş böyle gitmez. Ben Bursa doğumluyum ve elli altı yıldır burada yaşıyorum. Bursa sudan ibaret bir şehir olmasına rağmen tanınmış bütün su markaları yabancı sermayenin elinde. Vatandaş olarak ta soruyorum. NİYE ?
Bizim bunları çıkartıp, işleyecek, şekillendirip, ambalajlayıp satışını yapacak kalifiye çalışanlarımızın olmayışındanmıdır? Hayır bu da değil. İş arayan, arayıpta bulamayan, en azından eğitim aldığı mesleği yapamayan binlerce cıva gibi gencimiz var.
Kimse kusura bakmasın, şu parti, bu parti meselesi olduğu için yazmıyorum bunu. Vatanını seven bir vatandaş olarak yazıyorum. Ülkemiz maalesef üretim olarak esaret altına alınmış ve bir tüketim devleti haline gelmişiz.
Yine de ümitsiz değiliz, mutlaka bir gün bu esaretin prangaları kırılacak ve dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline geleceğiz. Biz gençlerimize bu konuda güveniyoruz. Bizden daha duyarlı olacaklar hiç şüphesiz.
Değerli okuyucularım ekonomi bir makinanın içerisindeki makinaya hareket veren dişliler gibidir. Bu dişlilerden bir tanesi çalışmaz ise, ya da tam olarak yerli yerinde değil ise makine çalışmaz kısacası ekonomi istediğimiz tarzda işlemez. Böyle olunca da; dayatmacı bir modelle vergi toplamaya çalışırız.
Devletimizin desteklediği, dayanışmacı toplum modeli ekonomi çalışmanın en önemli konularından biride bu makinenin dişlileri örneğini anlatımı mıdır.
Devletimiz destek olup ucuz sanayi bölgesi fabrika arsası, ucuz sanayi cereyanı, girdilerin ucuza temin edilebilmesi için uygun krediler temin ederek, çeşitli vergi avantajları ve istihdama dayalı birçok kolaylığı müteşebbise sunarak sanayicilerimizin güçlü olmasını sağlayacaktır.
Devletimizde bu sanayi işletmelerinden vergi alarak devletimizin daha güçlü olmasını sağlayacaktır.
Evet , aynı zamanda genç işsiz vatandaşlarımıza istihdam olanakları sağlanmış olacaktır.
İSTİHDAM demişken; geçen 3-4 NİSAN 2026 tarihinde Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Fuar alanında girişlerin ücretsiz olduğu Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa İş Ofisi ve PERYÖN Güney Marmara işbirliği ile düzenlenen Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması ( BİİB) ve İnsan Yönetimi Zirvesi gerçekleşti.
Bursa’da İstihdam Buluşması yapıldı.
İşverenlerimizi ve İş arayanlarımızı bir araya getirerek güzel bir çalışma yapan PARLA ‘ya Büyük Şehir Belediyemize, Bursalı bir vatandaş olarak ve gazetem adına teşekkür ediyorum. Bu tarz fuarların sayılarının artmasını da ayriyeten talep ediyorum.
Bursa’nın lokomotif sektörleri olan otomotiv, tekstil, teknoloji ve hizmet alanlarında faaliyet gösteren 180 firmanın katıldığı firmanın yer aldığı buluşmada iş arayan vatandaşlarımız iş veren temsilcileri ile zahmetsiz bir şekilde bir araya gelebildiler. Başvurularını bırakabilme fırsatı buldular.
En önemlisi de bence herkese eşit fırsat ilkesinin sunuluyor olmasıydı. Belki de bu tarz fuarlar bize dayın, amcan olmadan liyakat ile işyerlerine girip çalışma imkanları sunacaktır. Liyakatli tercihler demek birlikte üretmek, birlikte çok daha fazla büyümek demektir. Bundan dolayı da etkinliğe talep çok fazlaydı. Aynı zamanda iş arayan vatandaşlarımız İş başvuru formu doldurdukları firmaları daha yakinen tanıma fırsatı da bulmuş oldular.
15 panel, seminer ve söyleşi, 21 eğitim programı, 45 konuşmacı ve eğitmen, 2 performans gösteriminin yer aldığı organizasyonun, istihdamı arttırmayı, kariyer gelişimini destekleyici ve insan yönetimi vizyonunu güçlendirmeyi amaçladığı ve katılımcılara yeni fırsatlar verdiğini gözlemlemiş olduk.
Emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ederim.
Bir başka yazıda görüşmek üzere. Hoşça kalın.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bahri PALAS
İstihdam…
Ülkemizin kalkınarak sanayi devi medeni ülkeler arasına katılmasını en iyisinin bizim devletimiz olmasını hangimiz istemeyiz ki. Dünyanın en büyük ülkelerinden biriyiz elbette. Çok genç bir nüfusa sahibiz. Bu da dışarıdaki birçok ülkeyi kıskandırıyor ve rahatsız ediyor. Eski Cumhurbaşkanımız rahmetli Turgut ÖZAL’ın bir sözü gönlüme düştü bu yazıyı yazarken hemen buraya iliştiriyorum.
Evet demişti ki ‘’ Bu gömleğe sığmıyoruz. ‘’ bu gömlek bize çok dar geliyor dostlar. Dışarıya taşıyoruz. Bu kadar yani. Eksiklerimiz var. Tamamlanır, bundan hiçbir şüphem yok. Çok eski ve köklü bir milletiz. Hatalarımızdan ders alarak, aynı hataları daha sonra yapmayarak yolumuza devam edebiliriz. Bu hatalarımızdan en önemlisi de sanayi konusunda dışarıya bağımlı bir ülke konumunda kalmamızdır. Sanayicimize yeterli destek ve olanakları sağlamamamızdır. Bunun kasti olarak yapıldığını düşünmeye başladım.
Bir düşünsenize cep telefonunu bile yurt dışından çok yüksek fiyatlara alıyoruz. Dışarıya borçlanıyor ve sonra borcumuzu ödeyebilmek için denk bütçe yapabilmek için vatandaşımızın ümüğünü sıkıyoruz. Oysa ki biz bu cep telefonunu niye yapamayalım. Milyonlarca dolar, varlığımızı hazmedemeyen ecnebi ülkelerine niye para kazandıralım.
Başta bankacılık sistemi olmak üzere karlı ticaretin yapıldığı her alanda paçayı yabancı sermayeli şirketlere kaptırmışız. Aklıma geldikçe, düşündükçe resmen çıldırıyorum.
Bu iş böyle gitmez. Ben Bursa doğumluyum ve elli altı yıldır burada yaşıyorum. Bursa sudan ibaret bir şehir olmasına rağmen tanınmış bütün su markaları yabancı sermayenin elinde. Vatandaş olarak ta soruyorum. NİYE ?
Bizim bunları çıkartıp, işleyecek, şekillendirip, ambalajlayıp satışını yapacak kalifiye çalışanlarımızın olmayışındanmıdır? Hayır bu da değil. İş arayan, arayıpta bulamayan, en azından eğitim aldığı mesleği yapamayan binlerce cıva gibi gencimiz var.
Kimse kusura bakmasın, şu parti, bu parti meselesi olduğu için yazmıyorum bunu. Vatanını seven bir vatandaş olarak yazıyorum. Ülkemiz maalesef üretim olarak esaret altına alınmış ve bir tüketim devleti haline gelmişiz.
Yine de ümitsiz değiliz, mutlaka bir gün bu esaretin prangaları kırılacak ve dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline geleceğiz. Biz gençlerimize bu konuda güveniyoruz. Bizden daha duyarlı olacaklar hiç şüphesiz.
Değerli okuyucularım ekonomi bir makinanın içerisindeki makinaya hareket veren dişliler gibidir. Bu dişlilerden bir tanesi çalışmaz ise, ya da tam olarak yerli yerinde değil ise makine çalışmaz kısacası ekonomi istediğimiz tarzda işlemez. Böyle olunca da; dayatmacı bir modelle vergi toplamaya çalışırız.
Devletimizin desteklediği, dayanışmacı toplum modeli ekonomi çalışmanın en önemli konularından biride bu makinenin dişlileri örneğini anlatımı mıdır.
Devletimiz destek olup ucuz sanayi bölgesi fabrika arsası, ucuz sanayi cereyanı, girdilerin ucuza temin edilebilmesi için uygun krediler temin ederek, çeşitli vergi avantajları ve istihdama dayalı birçok kolaylığı müteşebbise sunarak sanayicilerimizin güçlü olmasını sağlayacaktır.
Devletimizde bu sanayi işletmelerinden vergi alarak devletimizin daha güçlü olmasını sağlayacaktır.
Evet , aynı zamanda genç işsiz vatandaşlarımıza istihdam olanakları sağlanmış olacaktır.
İSTİHDAM demişken; geçen 3-4 NİSAN 2026 tarihinde Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Fuar alanında girişlerin ücretsiz olduğu Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa İş Ofisi ve PERYÖN Güney Marmara işbirliği ile düzenlenen Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması ( BİİB) ve İnsan Yönetimi Zirvesi gerçekleşti.
Bursa’da İstihdam Buluşması yapıldı.
İşverenlerimizi ve İş arayanlarımızı bir araya getirerek güzel bir çalışma yapan PARLA ‘ya Büyük Şehir Belediyemize, Bursalı bir vatandaş olarak ve gazetem adına teşekkür ediyorum. Bu tarz fuarların sayılarının artmasını da ayriyeten talep ediyorum.
Bursa’nın lokomotif sektörleri olan otomotiv, tekstil, teknoloji ve hizmet alanlarında faaliyet gösteren 180 firmanın katıldığı firmanın yer aldığı buluşmada iş arayan vatandaşlarımız iş veren temsilcileri ile zahmetsiz bir şekilde bir araya gelebildiler. Başvurularını bırakabilme fırsatı buldular.
En önemlisi de bence herkese eşit fırsat ilkesinin sunuluyor olmasıydı. Belki de bu tarz fuarlar bize dayın, amcan olmadan liyakat ile işyerlerine girip çalışma imkanları sunacaktır. Liyakatli tercihler demek birlikte üretmek, birlikte çok daha fazla büyümek demektir. Bundan dolayı da etkinliğe talep çok fazlaydı. Aynı zamanda iş arayan vatandaşlarımız İş başvuru formu doldurdukları firmaları daha yakinen tanıma fırsatı da bulmuş oldular.
15 panel, seminer ve söyleşi, 21 eğitim programı, 45 konuşmacı ve eğitmen, 2 performans gösteriminin yer aldığı organizasyonun, istihdamı arttırmayı, kariyer gelişimini destekleyici ve insan yönetimi vizyonunu güçlendirmeyi amaçladığı ve katılımcılara yeni fırsatlar verdiğini gözlemlemiş olduk.
Emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ederim.
Bir başka yazıda görüşmek üzere. Hoşça kalın.