Değerli okuyucularım; bugün sizlerle Mali Müşavir meslektaşlarımın yaşadığı sorunları kısmen yazacağım. Çünkü Mali Müşavir meslektaşlarımız sahipsiz, kimsesiz, yalnızlar. Bir sıkıntı yaşasalar sahip çıkabilecek ve ya arkalarını dayayabilecekleri bir kurum yok maalesef.
Bu yazıyı iki hafta öncesi yazmam gerekiyordu lakin elimde birikmiş yazılarım olduğu için haliyle bu yazımda bu haftaya sarktı. İki hafta önce kadar gazetede yayınlanan bir yazımı yine gazete baskısından okuyunca inanın çok büyük keyif aldım. Gazete sayfaları arasında daha önce senin yazdığın bir yazıyı bir gazeteyi okur gibi, başka bir kişi okuyor gibi okuyorsun. Yazıda güzelse inanın büyük keyif verici bir an. İyide bu keyfi ben kendi kendime yaşıyorsam bunun ne kadar anlamı olabilir ki. İnsanlar özellikle mutlu olduğu anları dostlarıyla paylaşmak istiyor.
Her ne kadar Maslow hiyerarşisinde olmasa da görünür olmak diye bir ihtiyaç kademesi, İnsanlar tarafından görülüp, onlarında benim varlığımın farkında olmas, isteği, bence buda bir ihtiyaç. Acaba psikolojik bir sapmamı benim bu düşüncem bilemiyorum. Yok bence bir ihtiyaç, ihtiyaç olmamış olsaydı sosyal medyada bu kadar insan kendilerini gösterebilmek için bunca çabayı sarf etmezlerdi dimi ama.
Bak şimdi tam olarak bende karar veremedim. Ama birkaç yazı sonrasında Görülmek bir ihtiyaç mı diye bir başlık atarak sizlerin okumasına sunacağım inşallah. O an merak ettim; acaba benim arkadaşlarım, meslektaşlarım, komşularımda okuyorlar mı yazılarımı, onlarda okurken keyif alıyorlar mı? Acaba bu yazıyı benim arkadaşım yada meslektaşım yazmış, diye haklı olarak benimle gurur duyuyorlar mı ? J J
Çok uzun zamandan beridir görmediğim ve her akıma geldiğinde yanına gitmek istediğim SMMM Ömür KURT meslektaşım aklıma geldi. Hadi gidip bir çayını içeyim. Biraz hasbihal ederiz diye geçirdim içimden. Bakalım yazılarımı takip ediyor mu? Merak işte. Telefon rehberinde adını bulup telefonda ara tuşuna bastığım gibi Ömür KURT kardeşim aramama cevap verdi. Buyur abi cevabını yapıştırdı hemen telefonun avizesinden.
Nasılsın Ömür diye sorduktan sonra, müsaitsen biraz sonra yanına gelmek istiyorum dedim.
Tabii ki abi memnuniyet duyarım deyip, abi gel ofisteyim diye cevap verdi.
Bursa’da Meydan Gazetesinde son yayınlanan yazımın bulunduğu gazeteyi de koltuğumun altına takarak Ömür kardeşimin ofisine vardım. Uzun zamandan beri görüşmemiştik kendisiyle. Baya bir zaman geçmiş ki en son karşılaştığımızda bekar dı. Evlenmekle kalmamış üstüne bir de bize bir yeğen dünyaya getirmiş. Rabbim analı babalı büyütsün. Her şey gönüllerince olsun inşallah.
Hasbihal ilerledikçe, içim bir buruldu ki anlatamam. Bende bu mesleği icra ettiğim için çok iyi biliyorum Mali Müşavir arkadaşlarımız sıkıntılı. Lakin 18 Eylül 2017 tarihinde aynı gazetede Mali Müşavirler Tepkili diye bir başlık atarak meslektaşlarımızın sıkıntılarına dikkat çekmek istemiştim. Yazdığım yazının üzerine tamı tamına sekiz koca sene geçmiş ki maalesef değişen hiçbir şey olmamış. Bunca seneden sonra tekrardan Mali Müşavirler tepkili başlığını atmaya utandığım için başkaca bir başlık yapıştırdım en baş köşeye.
Niçin bu başlığı uygun gördüm hemen onu da burada siz okuyucularım ile paylaşıvereyim. Mali Müşavir arkadaşlarımız defterlerine baktıkları bütün firmaların gelir gider tablolarını, bilançolarını eksiksiz tam olarak oluşturup müşterilerinin beyanlarını oluştururken maalesef kendi gelir , gider tablolarını oluşturamıyorlar, kendi Bilançolarını tam olarak yapamıyorlar. Her seferinde açık veriyor kasaları. Ters bakiye çalışıyor. Harcanan onca emek karşılıksız kaldığı gibi bir gün olsun taktir edenleri de yok.. Ölmüşüz arkamızdan ağlayanımız yok.
Ömür KURT kardeşimle muhabbet ilerledikçe her zaman ki gibi yine Mali Müşavir arkadaşlarımızın yaşamış olduğu sıkıntılar en başta sohbet konumuzdu. Hele yaptığımız konuşmalardan bir iki tanesini gazetemin bu köşesine taşımayı uygun buldum.
Hele bir de ofisi yeni açtıysan; yeni müşteriler bulmak çok zor. Bunun sebebini yazmaya bile gerek yok. Herhangi bir yolda yada caddede giderken kapatılmış ama yerine yenisi açılmamış boş dükkanları mutlaka görüyorsunuzdur. Yeni işyeri açılışları çok kısıtlı. Ekonomi sıkıntılı olunca kimse yeni bir iş yeri açmayı göze alamıyor.
Diyelim ki yeni bir müşteri geldi, Odamızın ücret tarifesindeki yazılan tutarlar sadece tavsiye niteliğinde olduğundan, inanılmaz bir fiyat pergeli oluşmuş ve bunun için kimse kılını kıpırdatmıyor. İşini doğru düzgün yapmayan, işini savsaklayan kişiler ucuz fiyat verince üzülerek söylüyorum talep oraya kayıyor. Rekabet yasağı mutlaka bu işi icra eden arkadaşlar tarafından uygulanmalı ve Bursa Mali Müşavirler Odası bu işin takipçisi olmalı.
En sıkıntılı konu da Tahsilat konusu. Gece gündüz çalışıyor Emekçi meslektaşlarımız ama kıymet bilinmiyor. Müşteriler bu işin ne kadar sıkıntılı olduklarını bilmiyor. Toplanacak bu paralar ile Mali Müşavir kardeşim kirasını, işyeri aidatını, elektriğini, suyunu ödeyecek, ev geçindirecek, topluma faydalı evlatlar yetiştirmek için bir sürü eğitim öğretim masrafı yapacak.
Bunları neyle yapacak. Topladığı muhasebe ücretleri ile değil mi ?
Bu parayı da müşterilerinden toplayamazsa çok yazık günah olur.
Yine çok önemli bir mevzu; Meslektaşlarımız Vergi Dairelerinde yeterli saygınlığı göremiyor. Bu da bizi çok fazla rencide ediyor. Odamızın çok daha fazla kurumsallaştığını görmek bizi güçlü kılacaktır.
Biz ekonominin mutfağıyız. Biz maliyemizin gerçek emekçileriyiz.
Bu günlük bu kadar.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bahri PALAS
Ters Bakiye…
Değerli okuyucularım; bugün sizlerle Mali Müşavir meslektaşlarımın yaşadığı sorunları kısmen yazacağım. Çünkü Mali Müşavir meslektaşlarımız sahipsiz, kimsesiz, yalnızlar. Bir sıkıntı yaşasalar sahip çıkabilecek ve ya arkalarını dayayabilecekleri bir kurum yok maalesef.
Bu yazıyı iki hafta öncesi yazmam gerekiyordu lakin elimde birikmiş yazılarım olduğu için haliyle bu yazımda bu haftaya sarktı. İki hafta önce kadar gazetede yayınlanan bir yazımı yine gazete baskısından okuyunca inanın çok büyük keyif aldım. Gazete sayfaları arasında daha önce senin yazdığın bir yazıyı bir gazeteyi okur gibi, başka bir kişi okuyor gibi okuyorsun. Yazıda güzelse inanın büyük keyif verici bir an. İyide bu keyfi ben kendi kendime yaşıyorsam bunun ne kadar anlamı olabilir ki. İnsanlar özellikle mutlu olduğu anları dostlarıyla paylaşmak istiyor.
Her ne kadar Maslow hiyerarşisinde olmasa da görünür olmak diye bir ihtiyaç kademesi, İnsanlar tarafından görülüp, onlarında benim varlığımın farkında olmas, isteği, bence buda bir ihtiyaç. Acaba psikolojik bir sapmamı benim bu düşüncem bilemiyorum. Yok bence bir ihtiyaç, ihtiyaç olmamış olsaydı sosyal medyada bu kadar insan kendilerini gösterebilmek için bunca çabayı sarf etmezlerdi dimi ama.
Bak şimdi tam olarak bende karar veremedim. Ama birkaç yazı sonrasında Görülmek bir ihtiyaç mı diye bir başlık atarak sizlerin okumasına sunacağım inşallah. O an merak ettim; acaba benim arkadaşlarım, meslektaşlarım, komşularımda okuyorlar mı yazılarımı, onlarda okurken keyif alıyorlar mı? Acaba bu yazıyı benim arkadaşım yada meslektaşım yazmış, diye haklı olarak benimle gurur duyuyorlar mı ? J J
Çok uzun zamandan beridir görmediğim ve her akıma geldiğinde yanına gitmek istediğim SMMM Ömür KURT meslektaşım aklıma geldi. Hadi gidip bir çayını içeyim. Biraz hasbihal ederiz diye geçirdim içimden. Bakalım yazılarımı takip ediyor mu? Merak işte. Telefon rehberinde adını bulup telefonda ara tuşuna bastığım gibi Ömür KURT kardeşim aramama cevap verdi. Buyur abi cevabını yapıştırdı hemen telefonun avizesinden.
Nasılsın Ömür diye sorduktan sonra, müsaitsen biraz sonra yanına gelmek istiyorum dedim.
Tabii ki abi memnuniyet duyarım deyip, abi gel ofisteyim diye cevap verdi.
Bursa’da Meydan Gazetesinde son yayınlanan yazımın bulunduğu gazeteyi de koltuğumun altına takarak Ömür kardeşimin ofisine vardım. Uzun zamandan beri görüşmemiştik kendisiyle. Baya bir zaman geçmiş ki en son karşılaştığımızda bekar dı. Evlenmekle kalmamış üstüne bir de bize bir yeğen dünyaya getirmiş. Rabbim analı babalı büyütsün. Her şey gönüllerince olsun inşallah.
Hasbihal ilerledikçe, içim bir buruldu ki anlatamam. Bende bu mesleği icra ettiğim için çok iyi biliyorum Mali Müşavir arkadaşlarımız sıkıntılı. Lakin 18 Eylül 2017 tarihinde aynı gazetede Mali Müşavirler Tepkili diye bir başlık atarak meslektaşlarımızın sıkıntılarına dikkat çekmek istemiştim. Yazdığım yazının üzerine tamı tamına sekiz koca sene geçmiş ki maalesef değişen hiçbir şey olmamış. Bunca seneden sonra tekrardan Mali Müşavirler tepkili başlığını atmaya utandığım için başkaca bir başlık yapıştırdım en baş köşeye.
Niçin bu başlığı uygun gördüm hemen onu da burada siz okuyucularım ile paylaşıvereyim. Mali Müşavir arkadaşlarımız defterlerine baktıkları bütün firmaların gelir gider tablolarını, bilançolarını eksiksiz tam olarak oluşturup müşterilerinin beyanlarını oluştururken maalesef kendi gelir , gider tablolarını oluşturamıyorlar, kendi Bilançolarını tam olarak yapamıyorlar. Her seferinde açık veriyor kasaları. Ters bakiye çalışıyor. Harcanan onca emek karşılıksız kaldığı gibi bir gün olsun taktir edenleri de yok.. Ölmüşüz arkamızdan ağlayanımız yok.
Ömür KURT kardeşimle muhabbet ilerledikçe her zaman ki gibi yine Mali Müşavir arkadaşlarımızın yaşamış olduğu sıkıntılar en başta sohbet konumuzdu. Hele yaptığımız konuşmalardan bir iki tanesini gazetemin bu köşesine taşımayı uygun buldum.
Hele bir de ofisi yeni açtıysan; yeni müşteriler bulmak çok zor. Bunun sebebini yazmaya bile gerek yok. Herhangi bir yolda yada caddede giderken kapatılmış ama yerine yenisi açılmamış boş dükkanları mutlaka görüyorsunuzdur. Yeni işyeri açılışları çok kısıtlı. Ekonomi sıkıntılı olunca kimse yeni bir iş yeri açmayı göze alamıyor.
Diyelim ki yeni bir müşteri geldi, Odamızın ücret tarifesindeki yazılan tutarlar sadece tavsiye niteliğinde olduğundan, inanılmaz bir fiyat pergeli oluşmuş ve bunun için kimse kılını kıpırdatmıyor. İşini doğru düzgün yapmayan, işini savsaklayan kişiler ucuz fiyat verince üzülerek söylüyorum talep oraya kayıyor. Rekabet yasağı mutlaka bu işi icra eden arkadaşlar tarafından uygulanmalı ve Bursa Mali Müşavirler Odası bu işin takipçisi olmalı.
En sıkıntılı konu da Tahsilat konusu. Gece gündüz çalışıyor Emekçi meslektaşlarımız ama kıymet bilinmiyor. Müşteriler bu işin ne kadar sıkıntılı olduklarını bilmiyor. Toplanacak bu paralar ile Mali Müşavir kardeşim kirasını, işyeri aidatını, elektriğini, suyunu ödeyecek, ev geçindirecek, topluma faydalı evlatlar yetiştirmek için bir sürü eğitim öğretim masrafı yapacak.
Bunları neyle yapacak. Topladığı muhasebe ücretleri ile değil mi ?
Bu parayı da müşterilerinden toplayamazsa çok yazık günah olur.
Yine çok önemli bir mevzu; Meslektaşlarımız Vergi Dairelerinde yeterli saygınlığı göremiyor. Bu da bizi çok fazla rencide ediyor. Odamızın çok daha fazla kurumsallaştığını görmek bizi güçlü kılacaktır.
Biz ekonominin mutfağıyız. Biz maliyemizin gerçek emekçileriyiz.
Bu günlük bu kadar.