SON DAKİKA
Hava Durumu

Ver şunu da biraz biz ölelim..

Yazının Giriş Tarihi: 05.02.2026 16:58
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.02.2026 16:59

Nasreddin Hoca bir eve misafir olur. Yemeğe oturulur. Masaya çok nefis bir çorba gelir. Ev sahibinin elinde kepçe, hocanın elinde ise ufacık bir kaşık vardır. Hoca ufacık kaşıkla çorbayı tadımlık yudumlarken ev sahibi kepçeyle çorbayı her içişinde: "Oh!!! Öldüm !!!, Oh!!! Öldüm !!!" der ve kepçeyi tekrar çorbaya batırıp içer.

Hoca en sonunda dayanamaz ve adamın elinden kepçeyi alarak: "yahu ver şunu da biraz da biz ölelim!" der.

Hoca bu, her ne derse vardır bir hikmeti her bir sözünün. Hikmetsiz bir söz etmemişler. O günün evliyası, velisi belki biraz da şakayla karışık hikmet ehli delisi.

Ne kadar ciddi problemleri, ne kadar basit ve eğlenceli bir şekilde çözebilecek zekâya sahipsin ya hoca, bugünde lazım senin gibi biri. Ben bu boşluğu tamamlayamıyorum be hocam ne ettiysem. Belki de senin gibi bir ustam olmayışından.

Şimdi gelelim konumuza girebilmek için hikmet dairesinde anlatılmış bu kıssayı tefsir etmeye.

Çorba ne ola ki, kaşık, evet hocanın elindeki kaşık, ev sahibinin elindeki kepçe, hocanın elindeki kaşık, ev sahibinin evi ne ola ki;

Şimdi her birini yerli yerine koyup, bu güne yaklaştıralım ve kendimizden anlatalım kıssayı.

Öncelikle ev sahibi kim bir bakalım. İktidar, iktidar ortakları ve iktidara yakın olanlar.

Ev sahibinin evi; onu da meclis olarak alalım.

Çorba da, devletimizin bize sunduğu kolaylıklar ve imkanlar.

Bizim elimizdeki kaşık, biz fukara halkın devletin imkanlarından yararlanış miktarı ve şekli.

Son olarak ev sahibinin elindeki kepçe, şimdi bunu da siz anlayın canım okurlarım.

Kıssa da ki gibi aynen. Devlete ne kadar yakınsan elindeki kepçe o kadar büyük, ne kadar uzaksan da elinde ki kaşık o kadar küçük.

Çorba hep aynı çorba lakin sayın vekilimize beş yüz bin gibi bir aylık para yetmezken bizim gibi fukaralar, emekliyse, emekli maaşıyla, çalışan ise asgari ücretle geçinmeye mahkum edilmiş. Küçücük kaşıkla çorbayı içmeye mecbur bırakılmışken, sayın vekillerimiz de kepçeyle çorbayı mideye indirme telaşına düşmüşler. Afiyet şeker olsun. Bir de şikâyetçiler ha. Para yetmiyorsa yapma mecburiyetinde değilsiniz sayın vekillerimiz. Başkaları gelir yapar. Gözümüz yok. Yiyin şifa olsun da lakin el insaf ucundan köşesinden bize de olsun.

Şu kepçeyi seçim arifesinde azıcık bize de verin de bizimde karnımız doysun.

Azıcık bizde tokluktan ölelim. Hep açlıktan şikayet etmeyelim, değil mi?

Emekli maaşlarımıza daha yeni zam geldi biliyorsunuz. Birkaç köşe yazımdan önce kaleme almıştım emeklilere yapılan zammı ve demiştim ki zam gelse ne olacak bir iki aya kalmaz verilen zam bizden nasıl olsa fazlası ile geri alınır. Evet dediğim gibi de oldu.

Ocak enflasyon oranı yüzde 2,5, en fazla olarak ta yüzde 3 - 3,5 bekleniyordu. İnanın ben de yüzde 3 -3,5 gibi çıkar diye düşünüyordum fakat 2026 Ocak oranı 4,84 olarak çıktı. Bu ne demek; Devletimizin SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin 2026 ilk yarı zammının yüzde 11,20 olduğu ve yaklaşık aldıkları zammın yarısını, memurlar ve emeklilerinin ise dörtte birinden fazlasını geri aldı. Hayırlı, uğurlu, kademli olsun.

Tabii ki güzel tarafı yok mu var elbette ki; Enflasyonda ki yıllık düşüş devam ederek, ocaktaki aylık enflasyon geçen yılın Ocak ayına göre 5,03’lük oranın altında kaldığı için enflasyon yıllık bazda düşmeye devam etti.

İnanın kıymetli okurlarım, yıllardır Mali Müşavirim yani ekonominin içerisindeyim. 2026 Ocaktaki enflasyonun geçen senenin enflasyonundan daha düşük çıktığına sevinmeli miyim yoksa bir emekli olarak verilen emekli zammının yarısının daha ilk ayda elimizden alındığına üzülmeli miyim. İnanın içimden bir ses üzülmelisin kardeşim diyor.

Bu arada unutmadan hemen şunu da belirtmeliyim ki;

2026 Ocaktaki aylık oranla birlikte 202-2028 dönemine ait Orta Vadeli Programda yüzde 16 olarak öngörülen TÜFE enflasyonun yüzde otuzluk kısmı şimdiden gerçekleşti. Ne yapalım maçın bundan sonraki durumuna bakacağız.

Bu saatten sonra hedefler tutar mı diye bana sorarsanız. Zannetmiyorum. Ama bu her şeyin sonu demek te değil. Çünkü biz Ülkece yüksek enflasyonla yaşamaya alışık bir milletiz. Hele hele bazı kesimler için yüksek enflasyon büyük bir rant konusu. Lakin bu konuya değinmeyeceğim.

Bu köşe yazım da bu kadar. Tekrar görüşmek üzere. Bu konuyla alakalı bir yazı daha kaleme almak istiyorum. Nasip.

Saygılarımla….

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.