Değerli okuyucularım; yine yeni bir haftanın ilk gününe, koca bir ayın da son gününe besmele çekerek başladık. Masama oturup günlük gazetelerde ve sosyal medyada sörf yaparken gözüme takılan bir soru çok dikkatimi çekti. Bu soruyu da köşe yazımın başlığı olarak köşeme taşıdım. Umarım sıkılmadan keyifle okursunuz.
Evet; bir düşünelim bakalım yeni Dünya düzeninde gerçekten bize yer var mı?
Son günlerde dikkatinizi çekti mi bilmiyorum face’de gezinirken çok fazla hızlı ve anlayarak okuma eğitimlerinin reklamlarıyla karşılaşır olduk. Bunun sebebi de; yeni dünya ya hazırlık olarak düşünüyorum.
Artık 'ne biliyorsun?' sorusunun yerini 'ne kadar hızlı öğrenebiliyorsun?' almaya başladı.
Zaman ikame edilemeyen hayatımızdaki tek unsur. Yerine kesinlikle farklı bir şey koyamıyoruz. Bundan dolayıdır ki; çok ekonomik hareket etmemiz gerekiyor. Bu kelimeleri yazıya aktarırken hemen aklıma bir ‘ hadis ‘ geldi. Tam da bu günümüzü ifade ediyor.
‘’ Bir günü bir gününe eşit olan ziyandadır. ‘’ Ne kadar muhteşem bir söz. Bin Altı yüz yıl öncesinden.
‘ Yeni dünya, kapılarını sadece diplomalarına güvenenlere değil, hayallerinin peşinden koşanlara açıyor. Eğer bugün bir yazılım dili öğrenmeye başlıyor, yarın diksiyonunu geliştiriyor, ertesi gün ise yapay zekayı bir araç olarak kullanmayı deniyorsan; bir, iki yabancı dil öğrenmeye ve geliştirmeye çalışıyorsan, kısaca kendini geliştirmek adına her fırsatı değerlendiriyorsan, sakın endişelenme.
‘’Bu dünyada sadece yerin hazır değil, aynı zamanda o dünyanın mimarlarından biri de sensin. ‘’
Bu dünya artık eskisi gibi dönmüyor. Çok hızlandı. Kimimiz bu dünyanın dönüş hızına ayak uydurabilecek ve hayatta başarılı olabilecekken, kimimizde bu hıza yetişemeyip çarkların arasında un ufak olup gideceğiz. Yani çok fazla hayat ziyan olacak. Neden? Okumadığımız için Yüce kitabımızın ilk emri olan oku ayetini kulak arkası ettiğimiz için.
Cilalı taş devrinden, tekerleğin bulunmasına, oradan sanayi devrimine oradan dijital devrime derken bingo şimdi yapay zeka çağındayız. Zaman ve zaman içerisindeki gelişme dur durak bilmiyor. Her gün bir şeyler kendini yenilerken ve cenabı hakkın her an farklı bir şan alışta olduğunu seyrederken acaba kendimize ‘’ biz kendimizi yenileyebiliyor muyuz, geliştirebiliyor muyuz diye hiç soruyor muyuz?
Yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte iki konu çok önem kazanacak; bunlardan biri yapay zekaya uyum sağlama yeteneğimizi geliştirebilmemiz ve yaşam boyu öğrenme mecburiyetinde kalacak olmamız. Eskiden bir üniversitelerden alınan diploma yeterli oluyorken, bu gün bilgilerin işe yarama seviyesi oldukça değer kaybetti. Yani kısaca dün edinmiş olduğumuz bilginin tabiri caiz ise ‘ raf ömrü ‘ oldukça kısaldı.
Yeni yapay zeka dünyamızda, bir makam sahibi olmak, bir koltuk sahibi olmak anlamına kesinlikle gelmeyecek bu düşüncenin belki de son demlerini yaşıyoruz. Artık bir makam sahibi olmak demek önemli yetkinliklere sahip olmak anlamına gelecek.
Yapay zekaya sen hakimsen, yönlendiren sen isen kesinlikle yapay zeka senin bir rakibin olmayacak, rakibin olmayacağı gibi senin mükemmel bir iş partnerin olacak. Ama teknolojik gelişmelere, yapay zekayı kodlamaya hakim değil isek işimizi elimizden alacak bir rakipten daha fazlası olacak.
Kod bilmek artık ikinci bir dili bilmek kadar bizler için önemli. Mutlaka Büyükşehir ve diğer belediyelerimizin düzenlemiş oldukları ücretsiz Dijital Okuryazarlık ve Yazılım kurslarına katılım sağlayarak kendimizi bu alanlarda geliştirmeye çalışalım.
Elbette ki sadece bu kadarı yeterli değil, en az bir iki tane yabancı dili rahatlıkla konuşabilecek seviyede öğrenmeliyiz. Evet, evet bunlar içinde belediyelerimizin ücretsiz kursları mevcut. Sen kendini yetiştirmek iste yeter ki.
Değerli okuyucu genç kardeşlerim yeni dünya olarak isimlendirdiğim bu yapay zekanın kurallarını belirleyeceği dünyada sadece merak ettiğin, ilgilendiğin, emek harcadığın kadar sana yer var. Öğrenmeyi bıraktığımız an, bu yeni dünya bizi devre dışı bırakır. Bizden daha istekli, sabırlı ve yılmak bilmeyen yeni oyuncuları kendi alemine sokar.
Yeni dünyada sana yer var mı? Sorusunun cevabı, başkasının sana ne vereceğinde değil, senin kendine ne kattığında gizli anlayabilirsek.
Bu söyleyeceğim cümleyi kariyer için olduğu kadar aynı zamanda ülkemiz olarak ta, dinimiz olarak ta düşünebiliriz.
İşin ehli değilsek bir gün bu işi elimizden alırlar ve daha fazla hak eden birine verirler. O gün kızmaca darılmaca yok.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bahri PALAS
Yeni dünya’da sana yer varmı…
Değerli okuyucularım; yine yeni bir haftanın ilk gününe, koca bir ayın da son gününe besmele çekerek başladık. Masama oturup günlük gazetelerde ve sosyal medyada sörf yaparken gözüme takılan bir soru çok dikkatimi çekti. Bu soruyu da köşe yazımın başlığı olarak köşeme taşıdım. Umarım sıkılmadan keyifle okursunuz.
Evet; bir düşünelim bakalım yeni Dünya düzeninde gerçekten bize yer var mı?
Son günlerde dikkatinizi çekti mi bilmiyorum face’de gezinirken çok fazla hızlı ve anlayarak okuma eğitimlerinin reklamlarıyla karşılaşır olduk. Bunun sebebi de; yeni dünya ya hazırlık olarak düşünüyorum.
Artık 'ne biliyorsun?' sorusunun yerini 'ne kadar hızlı öğrenebiliyorsun?' almaya başladı.
Zaman ikame edilemeyen hayatımızdaki tek unsur. Yerine kesinlikle farklı bir şey koyamıyoruz. Bundan dolayıdır ki; çok ekonomik hareket etmemiz gerekiyor. Bu kelimeleri yazıya aktarırken hemen aklıma bir ‘ hadis ‘ geldi. Tam da bu günümüzü ifade ediyor.
‘’ Bir günü bir gününe eşit olan ziyandadır. ‘’ Ne kadar muhteşem bir söz. Bin Altı yüz yıl öncesinden.
‘ Yeni dünya, kapılarını sadece diplomalarına güvenenlere değil, hayallerinin peşinden koşanlara açıyor. Eğer bugün bir yazılım dili öğrenmeye başlıyor, yarın diksiyonunu geliştiriyor, ertesi gün ise yapay zekayı bir araç olarak kullanmayı deniyorsan; bir, iki yabancı dil öğrenmeye ve geliştirmeye çalışıyorsan, kısaca kendini geliştirmek adına her fırsatı değerlendiriyorsan, sakın endişelenme.
‘’Bu dünyada sadece yerin hazır değil, aynı zamanda o dünyanın mimarlarından biri de sensin. ‘’
Bu dünya artık eskisi gibi dönmüyor. Çok hızlandı. Kimimiz bu dünyanın dönüş hızına ayak uydurabilecek ve hayatta başarılı olabilecekken, kimimizde bu hıza yetişemeyip çarkların arasında un ufak olup gideceğiz. Yani çok fazla hayat ziyan olacak. Neden? Okumadığımız için Yüce kitabımızın ilk emri olan oku ayetini kulak arkası ettiğimiz için.
Cilalı taş devrinden, tekerleğin bulunmasına, oradan sanayi devrimine oradan dijital devrime derken bingo şimdi yapay zeka çağındayız. Zaman ve zaman içerisindeki gelişme dur durak bilmiyor. Her gün bir şeyler kendini yenilerken ve cenabı hakkın her an farklı bir şan alışta olduğunu seyrederken acaba kendimize ‘’ biz kendimizi yenileyebiliyor muyuz, geliştirebiliyor muyuz diye hiç soruyor muyuz?
Yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte iki konu çok önem kazanacak; bunlardan biri yapay zekaya uyum sağlama yeteneğimizi geliştirebilmemiz ve yaşam boyu öğrenme mecburiyetinde kalacak olmamız. Eskiden bir üniversitelerden alınan diploma yeterli oluyorken, bu gün bilgilerin işe yarama seviyesi oldukça değer kaybetti. Yani kısaca dün edinmiş olduğumuz bilginin tabiri caiz ise ‘ raf ömrü ‘ oldukça kısaldı.
Yeni yapay zeka dünyamızda, bir makam sahibi olmak, bir koltuk sahibi olmak anlamına kesinlikle gelmeyecek bu düşüncenin belki de son demlerini yaşıyoruz. Artık bir makam sahibi olmak demek önemli yetkinliklere sahip olmak anlamına gelecek.
Yapay zekaya sen hakimsen, yönlendiren sen isen kesinlikle yapay zeka senin bir rakibin olmayacak, rakibin olmayacağı gibi senin mükemmel bir iş partnerin olacak. Ama teknolojik gelişmelere, yapay zekayı kodlamaya hakim değil isek işimizi elimizden alacak bir rakipten daha fazlası olacak.
Kod bilmek artık ikinci bir dili bilmek kadar bizler için önemli. Mutlaka Büyükşehir ve diğer belediyelerimizin düzenlemiş oldukları ücretsiz Dijital Okuryazarlık ve Yazılım kurslarına katılım sağlayarak kendimizi bu alanlarda geliştirmeye çalışalım.
Elbette ki sadece bu kadarı yeterli değil, en az bir iki tane yabancı dili rahatlıkla konuşabilecek seviyede öğrenmeliyiz. Evet, evet bunlar içinde belediyelerimizin ücretsiz kursları mevcut. Sen kendini yetiştirmek iste yeter ki.
Değerli okuyucu genç kardeşlerim yeni dünya olarak isimlendirdiğim bu yapay zekanın kurallarını belirleyeceği dünyada sadece merak ettiğin, ilgilendiğin, emek harcadığın kadar sana yer var. Öğrenmeyi bıraktığımız an, bu yeni dünya bizi devre dışı bırakır. Bizden daha istekli, sabırlı ve yılmak bilmeyen yeni oyuncuları kendi alemine sokar.
Yeni dünyada sana yer var mı? Sorusunun cevabı, başkasının sana ne vereceğinde değil, senin kendine ne kattığında gizli anlayabilirsek.
Bu söyleyeceğim cümleyi kariyer için olduğu kadar aynı zamanda ülkemiz olarak ta, dinimiz olarak ta düşünebiliriz.
İşin ehli değilsek bir gün bu işi elimizden alırlar ve daha fazla hak eden birine verirler. O gün kızmaca darılmaca yok.