Siyasette bazen yıllar süren değişimler olur, bazen de birkaç ay içerisinde ezberler bozulur. Türkiye’de yaşanan bu siyasi gelişme, işte tam da ikinci örneğe giriyor.
Cumhuriyet'in kurucu partisi, 100 yılı aşkın geçmişiyle Türk siyasetinin en köklü çınarı olan CHP, Türkiye’nin bir çok ilinde olduğu gibi Bursa'da artık belediyesi olmayan bir parti konumuna geldi. Osmangazi, Nilüfer, Mudanya, Gemlik, Mustafakemalpaşa ve Harmancık belediyelerinin YENİ Parti çatısı altında yoluna devam etmesiyle birlikte Bursa'da CHP'li tek bir belediye bile kalmadı.
Bursa Heykel’de yapılan basın açıklamasında, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem ve Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, CHP’den istifa ederek siyasi çalışmalarını Yeni Parti çatısı altında sürdüreceklerini açıkladı. Belediye başkanlarının yanı sıra belediye meclis üyelerinin yüzde 94’ü de CHP’den ayrılarak YENİ Parti’ye katıldığı bildirildi.
Burada, partinin adının ve siyasi çizgisinin halk tarafından belirlendiğini ifade etti. Yeşiltaş, "İsmini halkın koyduğu ve siyasi çizgisini halkın belirlediği Yeni Parti, tam anlamıyla bir halk hareketidir. Bizler halkımızla birlikte yeni nesil bir siyaset anlayışını var etmek için yola çıktık" dedi.
Şimdi genel duruma baktığımızda…
Bu tablo yalnızca belediye tabelalarının değişmesi değildir. Aynı zamanda CHP'nin uzun süredir yaşadığı iç hesaplaşmanın ve parti içindeki ayrışmanın geldiği son noktayı göstermektedir.
CHP, son yıllarda ideolojik tartışmaların, liderlik mücadelelerinin ve parti içi güç savaşlarının gölgesinde siyaset yaptı. Yerel seçimlerde elde edilen başarı, birlik görüntüsü oluşturmuş olsa da perde arkasındaki kırılmalar giderek büyüdü. Bugün gelinen noktada bu çatlaklar sadece parti yönetimini değil, yerel yönetimleri de etkileyen bir kopuşa dönüştü.
Bursa ise bunun en dikkat çekici örneği oldu.
Bugün bu sütunlarda genel siyasetin dışında özellikle Bursa özelinde bir şeyler yazmak doğru olacaktır kanaatindeyim.
Bir dönem "CHP'nin kalesi" olarak gösterilen Nilüfer'in de içinde bulunduğu altı belediyenin aynı siyasi çizgide yeni bir rota belirlemesi, Türkiye siyasetinde uzun süre konuşulacak bir gelişme olarak kayıtlara geçti. Bu durum, yalnızca CHP açısından değil, YENİ Parti açısından da önemli bir sıçrama anlamı taşıyor.
Ancak burada asıl sorulması gereken soru şudur…
Seçmen kime oy verdi?
Vatandaş sandıkta CHP'nin adaylarına mı, yoksa adayların kişisel performansına mı destek verdi? Bugün yaşanan değişim, bu soruyu yeniden gündeme taşıyor. Çünkü seçmenin oyuyla kazanılan belediyelerin farklı bir siyasi çatı altında yoluna devam etmesi, hukuki olmasa bile siyasi ve etik açıdan uzun süre tartışılacaktır.
Öte yandan CHP'nin Bursa'da yeniden nasıl toparlanacağı da ayrı bir merak konusu. Sıfır belediyeyle yeniden örgütlenmek, yeni kadrolar oluşturmak ve seçmene güven vermek kolay olmayacak. Parti için Bursa artık yeniden başlanacak bir şehir haline geldi.
Siyaset boşluk kabul etmez. Bir partinin zayıfladığı yerde mutlaka başka bir siyasi hareket güç kazanır. Bursa'da yaşanan tablo da bunun en somut örneği olarak karşımızda duruyor.
Asırlık bir çınarın Bursa'daki dalları birer birer başka bir ağaca geçti.
Şimdi herkesin cevabını aradığı soru şu…
Bu sadece Bursa ile sınırlı bir siyasi kırılma mı, yoksa Türkiye genelinde başlayacak daha büyük bir dönüşümün ilk işareti mi?
SEVGİYLE KALIN!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Emine KAYA
Asırlık CHP YENİ’lendi
Siyasette bazen yıllar süren değişimler olur, bazen de birkaç ay içerisinde ezberler bozulur. Türkiye’de yaşanan bu siyasi gelişme, işte tam da ikinci örneğe giriyor.
Cumhuriyet'in kurucu partisi, 100 yılı aşkın geçmişiyle Türk siyasetinin en köklü çınarı olan CHP, Türkiye’nin bir çok ilinde olduğu gibi Bursa'da artık belediyesi olmayan bir parti konumuna geldi. Osmangazi, Nilüfer, Mudanya, Gemlik, Mustafakemalpaşa ve Harmancık belediyelerinin YENİ Parti çatısı altında yoluna devam etmesiyle birlikte Bursa'da CHP'li tek bir belediye bile kalmadı.
Bursa Heykel’de yapılan basın açıklamasında, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem ve Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, CHP’den istifa ederek siyasi çalışmalarını Yeni Parti çatısı altında sürdüreceklerini açıkladı. Belediye başkanlarının yanı sıra belediye meclis üyelerinin yüzde 94’ü de CHP’den ayrılarak YENİ Parti’ye katıldığı bildirildi.
Burada, partinin adının ve siyasi çizgisinin halk tarafından belirlendiğini ifade etti. Yeşiltaş, "İsmini halkın koyduğu ve siyasi çizgisini halkın belirlediği Yeni Parti, tam anlamıyla bir halk hareketidir. Bizler halkımızla birlikte yeni nesil bir siyaset anlayışını var etmek için yola çıktık" dedi.
Şimdi genel duruma baktığımızda…
Bu tablo yalnızca belediye tabelalarının değişmesi değildir. Aynı zamanda CHP'nin uzun süredir yaşadığı iç hesaplaşmanın ve parti içindeki ayrışmanın geldiği son noktayı göstermektedir.
CHP, son yıllarda ideolojik tartışmaların, liderlik mücadelelerinin ve parti içi güç savaşlarının gölgesinde siyaset yaptı. Yerel seçimlerde elde edilen başarı, birlik görüntüsü oluşturmuş olsa da perde arkasındaki kırılmalar giderek büyüdü. Bugün gelinen noktada bu çatlaklar sadece parti yönetimini değil, yerel yönetimleri de etkileyen bir kopuşa dönüştü.
Bursa ise bunun en dikkat çekici örneği oldu.
Bugün bu sütunlarda genel siyasetin dışında özellikle Bursa özelinde bir şeyler yazmak doğru olacaktır kanaatindeyim.
Bir dönem "CHP'nin kalesi" olarak gösterilen Nilüfer'in de içinde bulunduğu altı belediyenin aynı siyasi çizgide yeni bir rota belirlemesi, Türkiye siyasetinde uzun süre konuşulacak bir gelişme olarak kayıtlara geçti. Bu durum, yalnızca CHP açısından değil, YENİ Parti açısından da önemli bir sıçrama anlamı taşıyor.
Ancak burada asıl sorulması gereken soru şudur…
Seçmen kime oy verdi?
Vatandaş sandıkta CHP'nin adaylarına mı, yoksa adayların kişisel performansına mı destek verdi? Bugün yaşanan değişim, bu soruyu yeniden gündeme taşıyor. Çünkü seçmenin oyuyla kazanılan belediyelerin farklı bir siyasi çatı altında yoluna devam etmesi, hukuki olmasa bile siyasi ve etik açıdan uzun süre tartışılacaktır.
Öte yandan CHP'nin Bursa'da yeniden nasıl toparlanacağı da ayrı bir merak konusu. Sıfır belediyeyle yeniden örgütlenmek, yeni kadrolar oluşturmak ve seçmene güven vermek kolay olmayacak. Parti için Bursa artık yeniden başlanacak bir şehir haline geldi.
Siyaset boşluk kabul etmez. Bir partinin zayıfladığı yerde mutlaka başka bir siyasi hareket güç kazanır. Bursa'da yaşanan tablo da bunun en somut örneği olarak karşımızda duruyor.
Asırlık bir çınarın Bursa'daki dalları birer birer başka bir ağaca geçti.
Şimdi herkesin cevabını aradığı soru şu…
Bu sadece Bursa ile sınırlı bir siyasi kırılma mı, yoksa Türkiye genelinde başlayacak daha büyük bir dönüşümün ilk işareti mi?
SEVGİYLE KALIN!