Bursa Teknik Üniversitesi 2010 yılında Bursa’nın ikinci devlet üniversitesi olarak kurulduğunda birçok kişi onu yalnızca yeni bir eğitim kurumu olarak görüyordu. Ancak geçen yıllar gösterdi ki BTÜ, klasik bir üniversite anlayışının çok ötesine geçmeyi hedefleyen bir vizyonla yola çıktı. Özellikle mühendislik, teknoloji, sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge alanlarında ortaya koyduğu çalışmalarla kısa sürede dikkat çeken bir akademik merkez haline geldi.
Kuruluşundan bu yana savunma sanayiinden yapay zekâya, çevre teknolojilerinden ileri malzeme üretimine kadar birçok alanda projeler geliştiren üniversite; Bursa sanayisiyle kurduğu güçlü bağ sayesinde teoriyi üretimle buluşturan önemli bir model oluşturdu. Teknoloji Transfer Ofisi, Bursateknopark, girişimcilik merkezleri ve uluslararası projelerle BTÜ, yalnızca öğrenci yetiştiren değil aynı zamanda teknoloji üreten bir yapıya dönüştü.
Bugün gelinen noktada üniversitenin uluslararası arenada da daha görünür hale geldiğini görüyoruz. Bunun son örneklerinden biri de II. Polonya - Türkiye Rektörler Forumu oldu.
BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Uyanık, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar başkanlığındaki Türkiye Akademik Heyeti ile birlikte II. Polonya - Türkiye Rektörler Forumu’na katıldı.
Burada…
Gdansk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen forumda, Türk ve Polonyalı yükseköğretim temsilcileri arasında akademik iş birlikleri, Ar-Ge kapasitesi ve bilimsel hareketlilik konuları ele alındı.
BTÜ heyetinin forumdaki aktif rolü, üniversitenin artık küresel akademik iş birliklerinde söz sahibi olma hedefini açık şekilde ortaya koyuyor.
Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar öncülüğünde yürütülen çalışmalar, Bursa’nın sanayi kimliğiyle akademiyi daha güçlü biçimde buluşturuyor. Forumda ele alınan çift kullanımlı teknolojiler, savunma sanayii, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir teknolojiler gibi başlıklar, aslında geleceğin dünyasını şekillendirecek stratejik alanlar arasında yer alıyor. BTÜ’nün bu başlıklarda masada olması önemli bir başarıdır.
Özellikle 2027 yılında hayata geçirilmesi planlanan uzay ve havacılık temalı teknopark hedefi, Bursa adına heyecan verici bir vizyon sunuyor. Yıllardır otomotiv kenti olarak anılan Bursa’nın artık yüksek teknoloji, savunma ve havacılık alanlarında da güçlü bir merkez olma potansiyeli taşıdığı görülüyor. Bu dönüşümün akademik ayağında ise BTÜ önemli bir rol üstleniyor.
Polonya’daki üniversitelerle imzalanan iş birliği protokolleri de sıradan diplomatik temaslar değil. Öğrenci ve akademisyen değişimleri, ortak araştırmalar ve uluslararası projeler sayesinde hem üniversitenin hem de Bursa’nın bilimsel görünürlüğü daha da artacaktır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından ortaya konulan uluslararasılaşma vizyonunun sahadaki en somut örneklerinden biri de budur. Türk üniversiteleri artık sadece yerel değil küresel ölçekte rekabet eden yapılar haline geliyor.
Kısacası mesele yalnızca bir forum ziyareti değil… Mesele, Bursa’nın bilimde, teknolojide ve yüksek katma değerli üretimde söz sahibi olma yolculuğudur. Ve görünen o ki Bursa Teknik Üniversitesi bu yolculukta sessiz ama oldukça sağlam adımlarla ilerlemeye devam ediyor.
SEVGİYLE KALIN!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Emine KAYA
BTÜ, Bursa’yı geleceğin teknoloji üssüne taşıyor
Bursa Teknik Üniversitesi 2010 yılında Bursa’nın ikinci devlet üniversitesi olarak kurulduğunda birçok kişi onu yalnızca yeni bir eğitim kurumu olarak görüyordu. Ancak geçen yıllar gösterdi ki BTÜ, klasik bir üniversite anlayışının çok ötesine geçmeyi hedefleyen bir vizyonla yola çıktı. Özellikle mühendislik, teknoloji, sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge alanlarında ortaya koyduğu çalışmalarla kısa sürede dikkat çeken bir akademik merkez haline geldi.
Kuruluşundan bu yana savunma sanayiinden yapay zekâya, çevre teknolojilerinden ileri malzeme üretimine kadar birçok alanda projeler geliştiren üniversite; Bursa sanayisiyle kurduğu güçlü bağ sayesinde teoriyi üretimle buluşturan önemli bir model oluşturdu. Teknoloji Transfer Ofisi, Bursateknopark, girişimcilik merkezleri ve uluslararası projelerle BTÜ, yalnızca öğrenci yetiştiren değil aynı zamanda teknoloji üreten bir yapıya dönüştü.
Bugün gelinen noktada üniversitenin uluslararası arenada da daha görünür hale geldiğini görüyoruz. Bunun son örneklerinden biri de II. Polonya - Türkiye Rektörler Forumu oldu.
BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Uyanık, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar başkanlığındaki Türkiye Akademik Heyeti ile birlikte II. Polonya - Türkiye Rektörler Forumu’na katıldı.
Burada…
Gdansk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen forumda, Türk ve Polonyalı yükseköğretim temsilcileri arasında akademik iş birlikleri, Ar-Ge kapasitesi ve bilimsel hareketlilik konuları ele alındı.
BTÜ heyetinin forumdaki aktif rolü, üniversitenin artık küresel akademik iş birliklerinde söz sahibi olma hedefini açık şekilde ortaya koyuyor.
Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar öncülüğünde yürütülen çalışmalar, Bursa’nın sanayi kimliğiyle akademiyi daha güçlü biçimde buluşturuyor. Forumda ele alınan çift kullanımlı teknolojiler, savunma sanayii, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir teknolojiler gibi başlıklar, aslında geleceğin dünyasını şekillendirecek stratejik alanlar arasında yer alıyor. BTÜ’nün bu başlıklarda masada olması önemli bir başarıdır.
Özellikle 2027 yılında hayata geçirilmesi planlanan uzay ve havacılık temalı teknopark hedefi, Bursa adına heyecan verici bir vizyon sunuyor. Yıllardır otomotiv kenti olarak anılan Bursa’nın artık yüksek teknoloji, savunma ve havacılık alanlarında da güçlü bir merkez olma potansiyeli taşıdığı görülüyor. Bu dönüşümün akademik ayağında ise BTÜ önemli bir rol üstleniyor.
Polonya’daki üniversitelerle imzalanan iş birliği protokolleri de sıradan diplomatik temaslar değil. Öğrenci ve akademisyen değişimleri, ortak araştırmalar ve uluslararası projeler sayesinde hem üniversitenin hem de Bursa’nın bilimsel görünürlüğü daha da artacaktır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından ortaya konulan uluslararasılaşma vizyonunun sahadaki en somut örneklerinden biri de budur. Türk üniversiteleri artık sadece yerel değil küresel ölçekte rekabet eden yapılar haline geliyor.
Kısacası mesele yalnızca bir forum ziyareti değil… Mesele, Bursa’nın bilimde, teknolojide ve yüksek katma değerli üretimde söz sahibi olma yolculuğudur. Ve görünen o ki Bursa Teknik Üniversitesi bu yolculukta sessiz ama oldukça sağlam adımlarla ilerlemeye devam ediyor.
SEVGİYLE KALIN!