SON DAKİKA
Hava Durumu

BURSA’DA FESTİVAL SONA ERDİ. PEKİ GERİYE NE KALDI?

Yazının Giriş Tarihi: 22.09.2026 16:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.09.2026 16:17

Üç gün boyunca Merinos Parkı’nda Bursa’nın kokusu vardı.

Kestane şekeri, tahinli pide, pideli köfte, İnegöl köftesi, süt helvası… Bir tarafta şefler, diğer tarafta üreticiler, kadın kooperatifleri, yerel işletmeler, gastronomi meraklıları…

Ve elbette kalabalıklar…

Uluslararası Bursa Gastronomi Festivali, “Fetheden Lezzetler” temasıyla kapılarını açtı ve üç gün boyunca Bursa’nın mutfak kültürünü görünür kılmaya çalıştı. 165 standın yer aldığı festivalde farklı ülkelerden kardeş şehirlerin de kendi mutfaklarını tanıtması, etkinliğe uluslararası bir boyut kazandırdı.

Ama bir köşe yazarı olarak insanın aklına şu soru geliyor:

Bursa’nın gastronomisini gerçekten tanıtıyor muyuz, yoksa sadece üç gün boyunca gastronomi festivali mi yapıyoruz?

İkisi aynı şey değil.

Çünkü Bursa’nın mutfağı sadece İskender’den, kestane şekerinden, İnegöl köftesinden ibaret değil.

Bursa; köylerinde hâlâ yaşayan tarifleriyle, ev mutfaklarıyla, unutulmaya yüz tutmuş yemekleriyle, tarımsal üretimiyle, Osmanlı saray mutfağından miras kalan kültürüyle çok daha büyük bir hikâyeye sahip.

Üstelik bu hikâyenin hammaddesi de Bursa’nın toprağında yetişiyor.

Şeftaliden kiraza, çilekten ahududuya, deveci armudundan Yenişehir biberine, Karacabey soğanına kadar Bursa’nın tarımsal zenginliği gastronominin temelini oluşturuyor. Kentin 37 tescilli coğrafi işaretli ürünü bulunması da bu potansiyelin tesadüf olmadığını gösteriyor.

İşte tam da burada festivalin asıl anlamı ortaya çıkıyor.

Bir festival sadece insanları alana getirip yemek yedirmekten ibaret olmamalı.

Festival, şehrin mutfak hafızasını geleceğe taşımanın aracı olmalı.

Bursa’nın köyündeki üretici, merkezdeki restoran, mahalledeki esnaf, kadın kooperatifi, genç aşçı ve gastronomi öğrencisi aynı hikâyenin parçası haline gelebilmeli.

Çünkü gastronomi yalnızca tabaktaki yemek değildir.

Gastronomi;

tarımdır, üreticidir, emektir, kültürdür, turizmdir, ekonomidir ve en önemlisi hafızadır.

Bu nedenle 5. Bursa Gastronomi Festivali’ne yalnızca “kaç kişi geldi?” diye bakmak eksik olur.

Asıl sorulması gereken şudur:

Kaç Bursalı kendi mutfağının değerini yeniden fark etti?

Kaç genç, Bursa’nın unutulmaya yüz tutmuş bir yemeğini öğrenmeye karar verdi?

Kaç üretici, ürününü daha geniş pazarlara ulaştırabilecek?

Kaç restoran, Bursa mutfağının geleneksel tariflerini menüsüne taşıyacak?

Ve festival alanında tanıtılan Bursa lezzetleri, festival bittikten sonra şehrin turizm rotalarında yaşamaya devam edecek mi?

Bence asıl başarı burada ölçülmeli.

Çünkü üç gün çok kısa.

Bursa’nın gastronomi mirası ise yüzyıllar boyunca oluşmuş durumda.

Bu yüzden festivalin önümüzdeki yıllarda yalnızca Merinos Parkı’nda kurulan stantlardan ibaret kalmaması gerektiğini düşünüyorum.

Bursa’nın tamamı bir gastronomi festivali alanına dönüşmeli.

İnegöl’ün köftesi kendi hikâyesiyle, Mustafakemalpaşa’nın tatlısı kendi coğrafyasıyla, İznik’in ürünleri kendi üreticileriyle, Keles’in kirazı kendi toprağında anlatılmalı.

İnsanlar Bursa’ya yalnızca festival zamanı gelmemeli.

Festival sayesinde Bursa’yı tanımalı, sonra Bursa’nın ilçelerini, köylerini, pazarlarını, restoranlarını ve üreticilerini keşfetmeli.

İşte o zaman gastronomi, gerçekten turizme dönüşür.

Bir başka önemli mesele de yerellik.

Dünyanın farklı ülkelerinden kardeş şehirlerin Bursa’ya gelip kendi mutfaklarını tanıtması elbette güzel.

Ancak Bursa’nın uluslararasılaşması, önce kendi değerlerine ne kadar sahip çıktığıyla anlam kazanır.

Kendi mutfak kültürümüzü yeterince tanımadan başkasının mutfağını tanıtmak, biraz eksik kalır.

Bursa’nın geleceğin gastronomi şehri olabilmesi için çocuklara, gençlere ve yeni nesil aşçılara daha fazla yatırım yapılması gerekiyor.

Çünkü bugün festival alanında gördüğümüz yemekler, yarının gastronomi mirası olacak.

Bursa’nın mutfak kültürüne duyulan merak.

İnsanlar festivalden ayrılırken “Ne güzel yemek yedik” demekten biraz daha fazlasını söylemeli…

“Bursa’nın mutfağını daha çok keşfetmeliyim.”

İşte o zaman festival amacına ulaşmış olur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.