SON DAKİKA
Hava Durumu

BURSA’NIN GÜNDEMİ SU…

Yazının Giriş Tarihi: 26.01.2026 18:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.01.2026 18:51

Bursa uzun yıllar boyunca “su zengini şehir” olarak anıldı.

Uludağ’dan süzülen dereler, ovayı besleyen yeraltı suları, barajlar… Ancak gerçekler artık romantik anlatıları kaldırmıyor.

Bursa, suyla ilgili bir eşikten geçti. Ve bu eşik, “yarın” değil, bugün.

Bursa’da geçtiğimiz günlerde su çalıştayı yapıldı.

Önce yapılan çalıştayın genel bir durumuna bakalım.

Çalıştayda…

Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün süren çalıştay kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırdı.

Çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, “Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir” ifadelerini kullandı.

Başkan Yılmaz’ın “çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz” sözleri oldukça iddialıydı.

***

Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’nda yaptığı açıklamalar, resmen bir uyarı metniydi.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verileri çarpıcı:
2050 yılında ulaşılması beklenen dünya sıcaklığına, 2025 Temmuz’unda ulaşıldı.
Yani takvimler ilerlemeden, kriz kapımıza dayandı.

Bozbey’in altını çizdiği bir başka gerçek daha var:
Türkiye kişi başına düşen yıllık 1519 metreküplük su miktarıyla “su sıkıntısı çeken ülke” kategorisinde. Artan nüfusla bu rakam 2030’da 1200’e, 2050’de 1069’a düşecek.

Bu ne demek?
Bu, Türkiye’nin su kıtlığı yaşayan bir ülke olacağı anlamına geliyor.

Bursa cephesinde tablo daha da düşündürücü. Son bir yılda barajlardaki su miktarı yaklaşık yüzde 30 azaldı. Yeraltı su seviyesi Bursa Ovası’nda 250 metrenin altına indi. Bilim insanları, Bursa Ovası’nın her yıl 6 santimetre çöktüğünü söylüyor. Sebep açık: Yeraltı suyunu hoyratça çekiyoruz.

Ve belki de en çarpıcı cümle şuydu:

“Bursa artık su şehri değildir.”

Bu cümle bir tespit mi, yoksa bir itiraf mı?
Aslında ikisi de.

Bozbey’in yaklaşımı dikkat çekici bir yerde duruyor. “Suyu siyaset malzemesi yapmayalım” derken, meseleyi polemik alanından çıkarıp ortak akıl zeminine çekiyor. Çınarcık Barajı örneği bunun somut karşılığı. “Eğer yapılmamış olsaydı bugün daha zor günler yaşardık” cümlesi, altyapı yatırımlarının ideolojiden bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Ancak asıl kritik nokta şu:
Su havzalarında maden faaliyetine karşı net bir duruş.
“Her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğini biliyoruz” diyerek, çevreyle ekonomi arasındaki o zor dengeye açıkça taraf oluyor. Bu, yerel yönetimler açısından kolay bir pozisyon değil ama geleceği düşünüyorsanız başka da çareniz yok.

Çalıştayda bir başka önemli başlık da, üretim ve su dengesi üzerineydi.
Bursa bir sanayi kenti. Aynı zamanda tarım kenti. Bunu inkâr edemezsiniz. Ama Bozbey’in dediği gibi, üretimi yok saymadan, suyu da tüketmeden yeni bir denge kurmak zorundayız. Çünkü rakamlar ortada: Suyun yüzde 70’i tarımda, yüzde 15’i sanayide, yüzde 15’i konutlarda kullanılıyor.

Vahşi sulama artık lüks değil, tehlike.

“Al, kullan, at” dönemi bitti.
Yeni paradigma net: “Geri kazan, yeniden değerlendir.”

Gri su, modern sulama, kayıp-kaçakla mücadele, SCADA sistemleri… Bunlar artık süslü proje başlıkları değil; Bursa’nın hayatta kalma enstrümanları.

Biz de burada diyoruz, kürsü konuşmaları oldukça olumlu. Raflarda kalmaması şehrimiz ve bizim için önemli.

Tozlanmasın çalıştay o raflarda…

SEVGİYLE KALIN!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.