Bursa’nın turizm potansiyelini artık anlatmaktan biraz sıkılmadık mı?
Uludağ’ımız var, tarihi mirasımız var, Osmanlı’nın ilk başkentiyiz. Cumalıkızık’tan İznik’e, termal kaynaklardan gastronomiye, doğadan denize kadar saymakla bitmeyecek değerlerimiz var.
Peki bütün bunların karşılığını turizmde yeterince alabiliyor muyuz?
Bence hayır.
İşte bu yüzden BTSO ve TÜRSAB iş birliğinde düzenlenen 5’inci Bursa Turizm Zirvesi’ni önemli buluyorum. Çünkü bu kez mesele sadece Bursa’nın turizm potansiyelini anlatmak değil, bu potansiyeli nasıl ekonomik değere dönüştüreceğimizi konuşmak.
Zirvenin temasının “Yerel Kalkınma” olması da gayet anlamlı
Çünkü turizm yalnızca otellerden ibaret değil. Turizm; esnaf, restoran, ulaşım, rehber, üretici, müze, tarihi eser ve kırsal kalkınma demek. Yani turistin Bursa’da bıraktığı her kuruşun şehrin farklı noktalarına yayılması demek.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın zirvede:
“Bursa’nın turisti şehre getirme konusunda büyük bir problemi yok. Asıl üzerinde durmamız gereken konu, gelen turistin Bursa’da daha uzun süre konaklamasını sağlayabilmek.” diyerek konuyu özetledi aslında…
Kendisinin de bu konuda daha çok çalışması gerektiğini de burada belirtmeliyim. Kürsülerde konuşmalar çok güzel ama hayata geçirmek mesele…
Gerçekten …
Bursa’ya turist geliyor ama ne kadar kalıyor?
Bir gün Uludağ, biraz tarihi merkez, belki Cumalıkızık… Sonra başka bir destinasyona.
Oysa Bursa’nın üç günlük, beş günlük, hatta bir haftalık turizm rotası çıkarılabilir.
Sabah tarihi Bursa, öğlen gastronomi, akşam termal… Ertesi gün İznik, başka bir gün doğa turizmi. Üzerine fuar, kongre, kültür-sanat ve alışveriş eklendiğinde ortaya çok daha güçlü bir Bursa hikâyesi çıkar.
Bunu yapabilir miyiz?
Elbette yapabiliriz.
Yeter ki Bursa’yı parça parça değil, bir bütün olarak pazarlayalım.
Bursa sadece tarihiyle değil, ekonomisiyle de turizm şehri olmalı
Burkay’ın dikkat çektiği fuar ve kongre turizmi de burada büyük önem taşıyor.
Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatı ve 16 milyar dolarlık ithalatı bulunan, 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip bir Bursa’dan söz ediyoruz.
Böyle güçlü bir üretim kentinin kongre ve fuar turizminde de söz sahibi olması gerekiyor.
BTSO’nun Bursa’da 20’nin üzerinde uluslararası nitelikte fuar düzenlemesi bu açıdan çok değerli.
Çünkü fuar için gelen ziyaretçi sadece otelde kalmıyor. Restorana gidiyor, taksiye biniyor, alışveriş yapıyor, şehri tanıyor. Yani doğrudan Bursa ekonomisine katkı sağlıyor.
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya da Bursa’nın tarihi, termali, kış turizmi ve gastronomisiyle önemli bir destinasyon olduğunu vurgularken, başarı için doğru destinasyon yönetimi ve güçlü iş birliği gerektiğini söyledi.
Hasan Eker’in verdiği 350’ye yakın seyahat acentesi bilgisi ise Bursa’nın aslında ciddi bir turizm altyapısına sahip olduğunu gösteriyor.
Demek ki elimizde malzeme var.
Eksik olan biraz ortak akıl, biraz güçlü tanıtım ve biraz da uygulama.
Artık konuşmaktan çok yapmalıyız
Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu’nun “Kamu, yerel yönetimler ve özel sektörün tam iş birliği şart” vurgusu da bu nedenle önemli.
Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Numan Çakır da ulaşım ve çevre altyapısından tarihi eserlerin ihyasına, kırsal turizmden tanıtıma kadar sektörün yanında olduklarını ifade etti.
Aslında herkes aynı şeyi söylüyor:
Bursa turizmde daha ileri gidebilir.
Biz Bursalılar da diyoruz ki…
Bu zirvede konuşulanlar toplantı salonunda kalmasın.
Artık Bursa’nın turizmde yeni bir hikâye yazması gerekiyor.
Uludağ’ı sadece kışın hatırlamayalım.
İznik’i daha güçlü tanıtalım.
Termal turizmi markalaştıralım.
Gastronomimizi çeşitlendirelim.
Kırsal turizmi geliştirelim.
Fuar ve kongre turizmini büyütelim.
Ve en önemlisi, Bursa’ya gelen turistin bir gece değil, birkaç gece kalmasını sağlayalım.
Çünkü turizm, Bursa için sadece prestij meselesi değil; ciddi bir ekonomik fırsat.
Bizim artık “Bursa turizm şehridir” dememize gerek yok.
Bursa zaten turizm şehri.
Şimdi sıra, sahip olduğumuz bu zenginliği gerçekten ekonomiye kazandırmakta.
Kısacası…
Bursa’nın turizm potansiyelini daha fazla konuşmayalım.
Bursa’yı turizme kazandıralım.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Emine KAYA
Bursa’yı Turizme Kazandıralım!
Bursa’nın turizm potansiyelini artık anlatmaktan biraz sıkılmadık mı?
Uludağ’ımız var, tarihi mirasımız var, Osmanlı’nın ilk başkentiyiz. Cumalıkızık’tan İznik’e, termal kaynaklardan gastronomiye, doğadan denize kadar saymakla bitmeyecek değerlerimiz var.
Peki bütün bunların karşılığını turizmde yeterince alabiliyor muyuz?
Bence hayır.
İşte bu yüzden BTSO ve TÜRSAB iş birliğinde düzenlenen 5’inci Bursa Turizm Zirvesi’ni önemli buluyorum. Çünkü bu kez mesele sadece Bursa’nın turizm potansiyelini anlatmak değil, bu potansiyeli nasıl ekonomik değere dönüştüreceğimizi konuşmak.
Zirvenin temasının “Yerel Kalkınma” olması da gayet anlamlı
Çünkü turizm yalnızca otellerden ibaret değil. Turizm; esnaf, restoran, ulaşım, rehber, üretici, müze, tarihi eser ve kırsal kalkınma demek. Yani turistin Bursa’da bıraktığı her kuruşun şehrin farklı noktalarına yayılması demek.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın zirvede:
“Bursa’nın turisti şehre getirme konusunda büyük bir problemi yok. Asıl üzerinde durmamız gereken konu, gelen turistin Bursa’da daha uzun süre konaklamasını sağlayabilmek.” diyerek konuyu özetledi aslında…
Kendisinin de bu konuda daha çok çalışması gerektiğini de burada belirtmeliyim. Kürsülerde konuşmalar çok güzel ama hayata geçirmek mesele…
Gerçekten …
Bursa’ya turist geliyor ama ne kadar kalıyor?
Bir gün Uludağ, biraz tarihi merkez, belki Cumalıkızık… Sonra başka bir destinasyona.
Oysa Bursa’nın üç günlük, beş günlük, hatta bir haftalık turizm rotası çıkarılabilir.
Sabah tarihi Bursa, öğlen gastronomi, akşam termal… Ertesi gün İznik, başka bir gün doğa turizmi. Üzerine fuar, kongre, kültür-sanat ve alışveriş eklendiğinde ortaya çok daha güçlü bir Bursa hikâyesi çıkar.
Bunu yapabilir miyiz?
Elbette yapabiliriz.
Yeter ki Bursa’yı parça parça değil, bir bütün olarak pazarlayalım.
Bursa sadece tarihiyle değil, ekonomisiyle de turizm şehri olmalı
Burkay’ın dikkat çektiği fuar ve kongre turizmi de burada büyük önem taşıyor.
Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatı ve 16 milyar dolarlık ithalatı bulunan, 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip bir Bursa’dan söz ediyoruz.
Böyle güçlü bir üretim kentinin kongre ve fuar turizminde de söz sahibi olması gerekiyor.
BTSO’nun Bursa’da 20’nin üzerinde uluslararası nitelikte fuar düzenlemesi bu açıdan çok değerli.
Çünkü fuar için gelen ziyaretçi sadece otelde kalmıyor. Restorana gidiyor, taksiye biniyor, alışveriş yapıyor, şehri tanıyor. Yani doğrudan Bursa ekonomisine katkı sağlıyor.
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya da Bursa’nın tarihi, termali, kış turizmi ve gastronomisiyle önemli bir destinasyon olduğunu vurgularken, başarı için doğru destinasyon yönetimi ve güçlü iş birliği gerektiğini söyledi.
Hasan Eker’in verdiği 350’ye yakın seyahat acentesi bilgisi ise Bursa’nın aslında ciddi bir turizm altyapısına sahip olduğunu gösteriyor.
Demek ki elimizde malzeme var.
Eksik olan biraz ortak akıl, biraz güçlü tanıtım ve biraz da uygulama.
Artık konuşmaktan çok yapmalıyız
Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu’nun “Kamu, yerel yönetimler ve özel sektörün tam iş birliği şart” vurgusu da bu nedenle önemli.
Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Numan Çakır da ulaşım ve çevre altyapısından tarihi eserlerin ihyasına, kırsal turizmden tanıtıma kadar sektörün yanında olduklarını ifade etti.
Aslında herkes aynı şeyi söylüyor:
Bursa turizmde daha ileri gidebilir.
Biz Bursalılar da diyoruz ki…
Bu zirvede konuşulanlar toplantı salonunda kalmasın.
Artık Bursa’nın turizmde yeni bir hikâye yazması gerekiyor.
Uludağ’ı sadece kışın hatırlamayalım.
İznik’i daha güçlü tanıtalım.
Termal turizmi markalaştıralım.
Gastronomimizi çeşitlendirelim.
Kırsal turizmi geliştirelim.
Fuar ve kongre turizmini büyütelim.
Ve en önemlisi, Bursa’ya gelen turistin bir gece değil, birkaç gece kalmasını sağlayalım.
Çünkü turizm, Bursa için sadece prestij meselesi değil; ciddi bir ekonomik fırsat.
Bizim artık “Bursa turizm şehridir” dememize gerek yok.
Bursa zaten turizm şehri.
Şimdi sıra, sahip olduğumuz bu zenginliği gerçekten ekonomiye kazandırmakta.
Kısacası…
Bursa’nın turizm potansiyelini daha fazla konuşmayalım.
Bursa’yı turizme kazandıralım.