Bir kenti geleceğe taşıyan en güçlü irade, gençliğin hayalleridir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in üniversite öğrencileriyle bir araya geldiği “Başkan Gençlerle Kahvaltıda” buluşması, bu gerçeğin altını bir kez daha çizdi.
Bursa’da gençlerin birçok konuda bir adım olduğunu belirterek başlamak istiyorum yazıma.
Başkan Bozbey’in bu buluşması da önem arz ettiğini belirtmek lazım.
Çünkü burada verilen mesaj nettir…
“Gençler sadece dinlenen değil, yönetime yön veren aktörlerdir.”
Bugün yerel yönetimlerde en çok eleştirilen konuların başında, gençlerin karar mekanizmalarının dışında tutulması geliyor. Son dönemlerde gençlere verilen önemine herkes farkında…
Bozbey’in bu son yaklaşımı, klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçiyor. Gençlerin vizyonunu, belediyenin yol haritasının merkezine koyan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olduğunun göstergesi.
Özellikle ulaşım konusundaki açıklamalar dikkat çekici. Öğrenci abonman sisteminin yeniden düzenlenmesi, rakamlarla desteklenen bir analiz sonucu hayata geçirilmiş.
“Aylık değil, kullanılan kadar” mantığı; popülist değil, akılcı bir sosyal belediyecilik örneği. Öğrencinin cebini düşünen bir yaklaşım, lafla değil, uygulamayla ortaya konmuş durumda.
Bir başka önemli başlık ise gençlik merkezleri ve spor yatırımları. Rakamlar, yapılan işin boyutunu açıkça gösteriyor. 18 spor merkezi, milyonları aşan kullanıcı sayısı, tamamlanan ve tamamlanmak üzere olan tesisler…
Bunlar yalnızca bina değil; gençlerin sosyalleştiği, kendini geliştirdiği, hayata tutunduğu alanlar. Yerel yönetimlerin asıl görevi de tam olarak budur.
Ancak konuşmanın belki de en sembolik cümlesi şuydu: “Bursa’da okuyup Uludağ’ı görmeyen gencimiz kalmayacak.”
Bu cümle sadece bir gezi vaadi değil. Aidiyet duygusunun altını çizen, “Bu şehir senin” diyen bir anlayışın ifadesi.
Sözlerinin devamında Bozbey’in açıklamalarını şu şekilde dile getiriyor;
"Gençlerin vizyonu, bizim yol haritamız. Bizim için 'yönetim' demek, gençlerin sesine kulak vermek demek. Bursa’yı birlikte güzelleştirmeye devam edeceğiz. Gençlerimizin vizyoner bakış açılarını yönetim stratejimizin merkezine koyuyoruz. Kentimizi sadece bugünün ihtiyaçlarıyla değil, gençliğin sürdürülebilir gelecek beklentileriyle tasarlıyoruz. 'Ortak Akıl' ve sosyal belediyecilik anlayışımızla; gençlerimizin enerjisini Bursa’nın yarınlarına rehber kılıyoruz. Ayrıca Bursa’da okuyup hiç Uludağ’a gitmemiş öğrencilere, Uludağ’a götürme sözü veriyorum. Uludağ'ı görmeyen gencimiz kalmayacak”
Bozbey’in “Başka şehirlerden gelmiş olsanız da bu süreçte Bursalısınız” sözleri de aynı yere çıkıyor. Kentle genç arasında kurulan bu bağ, Bursa’nın geleceği açısından son derece kıymetli.
Bugün birçok şehir gençlerini kaybederken, Bursa’da gençleri merkeze alan bir yönetim dili kuruluyor. “Ortak akıl” vurgusu, sadece bir slogandan ibaret değil; üniversite topluluklarıyla doğrudan temas, bunun en somut göstergesi.
Şunu açıkça söylemek gerekir:
Gençleri sadece törenlerde hatırlayan değil, masaya oturtan bir belediyecilik anlayışı, Bursa için önemli bir kazanımdır.
Çünkü geleceği planlamak, geleceğin sahipleriyle konuşmayı gerektirir.
Ve görünen o ki, Bursa’da artık gençler sadece dinleyici değil; söz sahibi.
SAĞLIKLA KALIN
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Emine KAYA
Gençlerin şehrinde, gençlerle yönetim
Bir kenti geleceğe taşıyan en güçlü irade, gençliğin hayalleridir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in üniversite öğrencileriyle bir araya geldiği “Başkan Gençlerle Kahvaltıda” buluşması, bu gerçeğin altını bir kez daha çizdi.
Bursa’da gençlerin birçok konuda bir adım olduğunu belirterek başlamak istiyorum yazıma.
Başkan Bozbey’in bu buluşması da önem arz ettiğini belirtmek lazım.
Çünkü burada verilen mesaj nettir…
“Gençler sadece dinlenen değil, yönetime yön veren aktörlerdir.”
Bugün yerel yönetimlerde en çok eleştirilen konuların başında, gençlerin karar mekanizmalarının dışında tutulması geliyor. Son dönemlerde gençlere verilen önemine herkes farkında…
Bozbey’in bu son yaklaşımı, klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçiyor. Gençlerin vizyonunu, belediyenin yol haritasının merkezine koyan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olduğunun göstergesi.
Özellikle ulaşım konusundaki açıklamalar dikkat çekici. Öğrenci abonman sisteminin yeniden düzenlenmesi, rakamlarla desteklenen bir analiz sonucu hayata geçirilmiş.
“Aylık değil, kullanılan kadar” mantığı; popülist değil, akılcı bir sosyal belediyecilik örneği. Öğrencinin cebini düşünen bir yaklaşım, lafla değil, uygulamayla ortaya konmuş durumda.
Bir başka önemli başlık ise gençlik merkezleri ve spor yatırımları. Rakamlar, yapılan işin boyutunu açıkça gösteriyor. 18 spor merkezi, milyonları aşan kullanıcı sayısı, tamamlanan ve tamamlanmak üzere olan tesisler…
Bunlar yalnızca bina değil; gençlerin sosyalleştiği, kendini geliştirdiği, hayata tutunduğu alanlar. Yerel yönetimlerin asıl görevi de tam olarak budur.
Ancak konuşmanın belki de en sembolik cümlesi şuydu:
“Bursa’da okuyup Uludağ’ı görmeyen gencimiz kalmayacak.”
Bu cümle sadece bir gezi vaadi değil. Aidiyet duygusunun altını çizen, “Bu şehir senin” diyen bir anlayışın ifadesi.
Sözlerinin devamında Bozbey’in açıklamalarını şu şekilde dile getiriyor;
"Gençlerin vizyonu, bizim yol haritamız. Bizim için 'yönetim' demek, gençlerin sesine kulak vermek demek. Bursa’yı birlikte güzelleştirmeye devam edeceğiz. Gençlerimizin vizyoner bakış açılarını yönetim stratejimizin merkezine koyuyoruz. Kentimizi sadece bugünün ihtiyaçlarıyla değil, gençliğin sürdürülebilir gelecek beklentileriyle tasarlıyoruz. 'Ortak Akıl' ve sosyal belediyecilik anlayışımızla; gençlerimizin enerjisini Bursa’nın yarınlarına rehber kılıyoruz. Ayrıca Bursa’da okuyup hiç Uludağ’a gitmemiş öğrencilere, Uludağ’a götürme sözü veriyorum. Uludağ'ı görmeyen gencimiz kalmayacak”
Bozbey’in “Başka şehirlerden gelmiş olsanız da bu süreçte Bursalısınız” sözleri de aynı yere çıkıyor. Kentle genç arasında kurulan bu bağ, Bursa’nın geleceği açısından son derece kıymetli.
Bugün birçok şehir gençlerini kaybederken, Bursa’da gençleri merkeze alan bir yönetim dili kuruluyor. “Ortak akıl” vurgusu, sadece bir slogandan ibaret değil; üniversite topluluklarıyla doğrudan temas, bunun en somut göstergesi.
Şunu açıkça söylemek gerekir:
Gençleri sadece törenlerde hatırlayan değil, masaya oturtan bir belediyecilik anlayışı, Bursa için önemli bir kazanımdır.
Çünkü geleceği planlamak, geleceğin sahipleriyle konuşmayı gerektirir.
Ve görünen o ki, Bursa’da artık gençler sadece dinleyici değil; söz sahibi.
SAĞLIKLA KALIN