Bursa’nın ruhuna dikkat kesildiğinizde, duyacağınız ilk seslerden biri gölge ile ışığın asırlardır sürdürdüğü o zarif dansın fısıltısıdır.
İşte o fısıltı Karagöz ve Hacivat’tır…
Bu ise…
Bu şehrin yalnızca bir kültürel değeri değil; aynı zamanda bir hafıza mekânı, bir kimlik, bir kök hikâyesidir.
Bursa’nın bu değeri için Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı tarafından düzenlenen 21. Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali, aslında sadece bir sahne etkinliği değil; bir geleneğin yeniden nefes almasıdır. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde başlayan bu büyük buluşma, Kocaeli Şehir Tiyatrosu’nun kahkahası bol “Şebo Müzikali” ile perdeyi açtı. Hem eğlendirdi hem düşündürdü; özellikle sokak hayvanlarının yuvalandırılmasına dair verdiği mesajlarla gönüllere dokundu.
***
Festivalin açılışında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in,“Karagöz, gölge oyunları alanında dünya çapında seçkin bir konuma sahip.” cümlesi yalnızca bir tespit değil; aynı zamanda Bursa’nın yüzyıllardır taşıdığı bu kültürel mirasa sahip çıkma iradesinin de altını çiziyor.
Çünkü Karagöz dediğiniz şey, sadece iki deriden figürün perdeye yansıması değildir; yaşadığımız coğrafyanın esprisi, zekâsı, taşlaması, hafifliği ve ağırbaşlılığının bir arada durduğu bir yan aynadır.
***
UNIMA Türkiye Millî Merkezi’nin de desteğiyle uluslararası bir kimlik kazanan festival, işte tam bu nedenle yalnızca Bursalılar için değil, dünyanın dört bir yanında gelen misafirler için de bir kültür diplomasisi alanına dönüşüyor. Konuklar, ülkelerine dönerken aslında valizlerine sadece hediyelik eşya değil; Bursa’nın hikâyesini, samimiyetini, kültürel derinliğini de götürüyor. Bir anlamda gönüllü “kültür elçileri” oluyorlar.
***
Festival alanında çocuklara özel olarak hazırlanan kukla bölümleri, oyun alanları ve eğlenceli gösteriler, geleceğin sanat izleyicisini şimdiden sahnenin büyüsüne dâhil ediyor. Çünkü bir geleneği yaşatmanın en güçlü yolu, onu çocukların meraklı bakışlarına emanet edebilmektir.
Bozbey’in de vurguladığı gibi, festival 10 gün boyunca çok renkli, çok sesli, çok kültürlü bir atmosfer sunacak Bursalılara. Gösteriler, atölyeler, performanslar…
Her biri Bursa’nın bu büyük mirasını daha geniş kitlelerle buluşturma amacı taşıyor.
Peki bütün bunlar bize ne söylüyor?
Aslında çok basit: Bursa, yalnızca tarihiyle değil, kültürünü yaşatmadaki kararlılığıyla da bir başkenttir.
Karagöz’ün perdesi her açıldığında, bu şehir aslında kendi geçmişine, kendi mizahına ve kendi insanına yeniden göz kırpar.
Ve bizler, bu gölge ile ışığın buluşmasına her tanıklık ettiğimizde biraz daha Bursa oluruz.
Neticede…
Karagöz, bu şehrin sesidir. Bu festival ise o sesi duyulur kılan en güçlü platformlardan biri.
Bu yüzden…
Gelin, birkaç günlüğüne gündemin gürültüsünü bir kenara bırakalım.
Gelin, desteğini iki sopanın arasına sıkıştırdığı ince mizahı, halkın zekâsıyla yoğrulmuş gölge oyununu yeniden hatırlayalım.
Çünkü kültür, seyrettikçe yaşar.
Karagöz ise ancak güldükçe…
Tüm Bursalılar için iyi seyirler.
SEVGİYLE KALIN!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Emine KAYA
Gölgenin ışığa dönüştüğü şehir
Bursa’nın ruhuna dikkat kesildiğinizde, duyacağınız ilk seslerden biri gölge ile ışığın asırlardır sürdürdüğü o zarif dansın fısıltısıdır.
İşte o fısıltı Karagöz ve Hacivat’tır…
Bu ise…
Bu şehrin yalnızca bir kültürel değeri değil; aynı zamanda bir hafıza mekânı, bir kimlik, bir kök hikâyesidir.
Bursa’nın bu değeri için Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı tarafından düzenlenen 21. Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali, aslında sadece bir sahne etkinliği değil; bir geleneğin yeniden nefes almasıdır. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde başlayan bu büyük buluşma, Kocaeli Şehir Tiyatrosu’nun kahkahası bol “Şebo Müzikali” ile perdeyi açtı. Hem eğlendirdi hem düşündürdü; özellikle sokak hayvanlarının yuvalandırılmasına dair verdiği mesajlarla gönüllere dokundu.
***
Festivalin açılışında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in, “Karagöz, gölge oyunları alanında dünya çapında seçkin bir konuma sahip.” cümlesi yalnızca bir tespit değil; aynı zamanda Bursa’nın yüzyıllardır taşıdığı bu kültürel mirasa sahip çıkma iradesinin de altını çiziyor.
Çünkü Karagöz dediğiniz şey, sadece iki deriden figürün perdeye yansıması değildir; yaşadığımız coğrafyanın esprisi, zekâsı, taşlaması, hafifliği ve ağırbaşlılığının bir arada durduğu bir yan aynadır.
***
UNIMA Türkiye Millî Merkezi’nin de desteğiyle uluslararası bir kimlik kazanan festival, işte tam bu nedenle yalnızca Bursalılar için değil, dünyanın dört bir yanında gelen misafirler için de bir kültür diplomasisi alanına dönüşüyor. Konuklar, ülkelerine dönerken aslında valizlerine sadece hediyelik eşya değil; Bursa’nın hikâyesini, samimiyetini, kültürel derinliğini de götürüyor. Bir anlamda gönüllü “kültür elçileri” oluyorlar.
***
Festival alanında çocuklara özel olarak hazırlanan kukla bölümleri, oyun alanları ve eğlenceli gösteriler, geleceğin sanat izleyicisini şimdiden sahnenin büyüsüne dâhil ediyor. Çünkü bir geleneği yaşatmanın en güçlü yolu, onu çocukların meraklı bakışlarına emanet edebilmektir.
Bozbey’in de vurguladığı gibi, festival 10 gün boyunca çok renkli, çok sesli, çok kültürlü bir atmosfer sunacak Bursalılara. Gösteriler, atölyeler, performanslar…
Her biri Bursa’nın bu büyük mirasını daha geniş kitlelerle buluşturma amacı taşıyor.
Peki bütün bunlar bize ne söylüyor?
Aslında çok basit:
Bursa, yalnızca tarihiyle değil, kültürünü yaşatmadaki kararlılığıyla da bir başkenttir.
Karagöz’ün perdesi her açıldığında, bu şehir aslında kendi geçmişine, kendi mizahına ve kendi insanına yeniden göz kırpar.
Ve bizler, bu gölge ile ışığın buluşmasına her tanıklık ettiğimizde biraz daha Bursa oluruz.
Neticede…
Karagöz, bu şehrin sesidir. Bu festival ise o sesi duyulur kılan en güçlü platformlardan biri.
Bu yüzden…
Gelin, birkaç günlüğüne gündemin gürültüsünü bir kenara bırakalım.
Gelin, desteğini iki sopanın arasına sıkıştırdığı ince mizahı, halkın zekâsıyla yoğrulmuş gölge oyununu yeniden hatırlayalım.
Çünkü kültür, seyrettikçe yaşar.
Karagöz ise ancak güldükçe…
Tüm Bursalılar için iyi seyirler.
SEVGİYLE KALIN!