İnegöl, sadece doğal güzellikleri ve ekonomik yükselişi ile değil, aynı zamanda genç nüfusunun dinamikliğiyle de adından söz ettiriyor.
2026 yılını Gençlik Yılı ilan eden İnegöl Belediyesi, Gençlik Çalıştayı öncesi 100’ü aşkın lise ve üniversite öğrencisinin katılımıyla “Gençlik Yılı Arama Konferansı” gerçekleştirdi. Şehrin bugünü ve geleceğine ilişkin söz gençlere bırakıldı. Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Belediyesi’nin hizmet ettiği toplumu anlamaya çalışan bir modelle yönetildiğini ifade ederek “Bu işin öznesi sizlersiniz” diyerek onları toplumun en önemli katmanı olduğunu her seferinde hatırlatıyor.
Burada İnegöl’de alışılagelmiş “gençler dinlenmeli” söyleminin ötesine geçilmiş diyebiliriz.
Alper Taban’ın ortaya koyduğu yaklaşım, klasik belediyecilik anlayışından bilinçli bir kopuşu işaret ediyor. Çünkü burada mesele sadece gençlere proje üretmek değil; gençlerle birlikte düşünmek, hatta zaman zaman direksiyonu onlara bırakmak.
Bugün sıkça duyduğumuz bir cümle var…
“Gençler geleceğimiz.”
Ama İnegöl’de verilen mesaj biraz daha farklı… “Gençler sadece geleceğimiz değil, bugünün de öznesi.”
Bu cümle, aslında yapılan işin özeti.
***
Belediyelerin gençlik politikalarında en büyük sorun, çoğu zaman “dinliyormuş gibi yapmak.” Anketler yapılır, raporlar hazırlanır ama sahaya yansıyan pek bir şey olmaz.
İnegöl’deki bu organizasyonun en kritik tarafı ise tam burada ayrışıyor. Sorular hazır değil, cevaplar hazır değil. Hatta sorunlar bile hazır değil.
Sorunları da, çözümleri de gençler tarif ediyor.
Bu yaklaşım, katılımcı yönetimin teoride değil, pratikte uygulanmaya çalışıldığını gösteriyor. Üstelik bu sadece bir toplantı değil; önümüzdeki Gençlik Çalıştayı’nın da temelini oluşturacak bir zemin olacağı da kesin.
***
İnegöl’de öne çıkan en çarpıcı cümle: “Saçmalamak, saçmalamaktan korkmamak.”
Bu cümle Başkan Alper Taban’a ait
Türkiye’de bir yöneticiden böyle bir cümle duymak alışıldık değil. Çünkü bizde sistem genellikle “hata yapma” üzerine kurulu.
Oysa yenilik dediğimiz şey, biraz da o “saçma” fikirlerin içinden çıkar.
Bir belediye başkanının gençlere hata yapma özgürlüğü tanıması, aslında şunu söylüyor: “Ben sizi sadece dinlemiyorum, size alan açıyorum.”
***
Şimdi…
Şehrin verilerine baktığımızda İnegöl’ün elinde ciddi bir avantaj var.
Nedir diye sorarsanız?
0-29 yaş aralığında 137 bin genç nüfus.
Bu, birçok şehir için hayal bile edilemeyecek bir potansiyel.
İşte bu tür çalışmaların değeri tam burada ortaya çıkıyor. Eğer bu süreç sürdürülebilirse, İnegöl sadece sanayisiyle değil, genç aklıyla da büyüyen bir şehir olabilir.
***
İnegöl’de gençlere en güzel yatırım örneğini Nöbetçi Kitaphane’yi verebiliriz.
“Kütüphaneler erken kapanıyor.” Taleplerine kulak veren İnegöl yönetimi hemen bu uygulamayı devreye alarak önemli bir ihtiyacı giremiş oldu.
Bu bize şunu gösteriyor:
Gençlerin söylediği şeyler “küçük” değil, doğru okunduğunda doğrudan çözüme dönüşebiliyor.
***
Bu tür organizasyonlar her zaman umut verir.
Ama asıl mesele şu: Söylenenler ne kadar hayata geçecek?
Gençler bugün konuştu.
Yarın da sonuç görmek isteyecek.
Eğer bu süreç gerçekten takip edilir, geri bildirimler projeye dönüşür ve gençler sürecin içinde tutulursa, İnegöl önemli bir model haline gelebilir.
***
Bu tür çalışamların özetine baktığımızda; İnegöl’de bugün verilen mesaj net…
Gençler sadece dinlenen değil, yön veren bir güç olmak istiyor.
Yerel yönetimlerin de artık bu gerçeği kabul etmesi gerekiyor.
Çünkü şehirler artık sadece yollarla, binalarla değil; fikirlerle, katılımla ve genç akılla büyüyor.
SEVGİYLE KALIN!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Emine KAYA
İNEGÖL’DE GENÇ OLMAK
İnegöl, sadece doğal güzellikleri ve ekonomik yükselişi ile değil, aynı zamanda genç nüfusunun dinamikliğiyle de adından söz ettiriyor.
2026 yılını Gençlik Yılı ilan eden İnegöl Belediyesi, Gençlik Çalıştayı öncesi 100’ü aşkın lise ve üniversite öğrencisinin katılımıyla “Gençlik Yılı Arama Konferansı” gerçekleştirdi. Şehrin bugünü ve geleceğine ilişkin söz gençlere bırakıldı. Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Belediyesi’nin hizmet ettiği toplumu anlamaya çalışan bir modelle yönetildiğini ifade ederek “Bu işin öznesi sizlersiniz” diyerek onları toplumun en önemli katmanı olduğunu her seferinde hatırlatıyor.
Burada İnegöl’de alışılagelmiş “gençler dinlenmeli” söyleminin ötesine geçilmiş diyebiliriz.
Alper Taban’ın ortaya koyduğu yaklaşım, klasik belediyecilik anlayışından bilinçli bir kopuşu işaret ediyor. Çünkü burada mesele sadece gençlere proje üretmek değil; gençlerle birlikte düşünmek, hatta zaman zaman direksiyonu onlara bırakmak.
Bugün sıkça duyduğumuz bir cümle var…
“Gençler geleceğimiz.”
Ama İnegöl’de verilen mesaj biraz daha farklı…
“Gençler sadece geleceğimiz değil, bugünün de öznesi.”
Bu cümle, aslında yapılan işin özeti.
***
Belediyelerin gençlik politikalarında en büyük sorun, çoğu zaman “dinliyormuş gibi yapmak.” Anketler yapılır, raporlar hazırlanır ama sahaya yansıyan pek bir şey olmaz.
İnegöl’deki bu organizasyonun en kritik tarafı ise tam burada ayrışıyor. Sorular hazır değil, cevaplar hazır değil. Hatta sorunlar bile hazır değil.
Sorunları da, çözümleri de gençler tarif ediyor.
Bu yaklaşım, katılımcı yönetimin teoride değil, pratikte uygulanmaya çalışıldığını gösteriyor. Üstelik bu sadece bir toplantı değil; önümüzdeki Gençlik Çalıştayı’nın da temelini oluşturacak bir zemin olacağı da kesin.
***
İnegöl’de öne çıkan en çarpıcı cümle:
“Saçmalamak, saçmalamaktan korkmamak.”
Bu cümle Başkan Alper Taban’a ait
Türkiye’de bir yöneticiden böyle bir cümle duymak alışıldık değil. Çünkü bizde sistem genellikle “hata yapma” üzerine kurulu.
Oysa yenilik dediğimiz şey, biraz da o “saçma” fikirlerin içinden çıkar.
Bir belediye başkanının gençlere hata yapma özgürlüğü tanıması, aslında şunu söylüyor:
“Ben sizi sadece dinlemiyorum, size alan açıyorum.”
***
Şimdi…
Şehrin verilerine baktığımızda İnegöl’ün elinde ciddi bir avantaj var.
Nedir diye sorarsanız?
0-29 yaş aralığında 137 bin genç nüfus.
Bu, birçok şehir için hayal bile edilemeyecek bir potansiyel.
İşte bu tür çalışmaların değeri tam burada ortaya çıkıyor. Eğer bu süreç sürdürülebilirse, İnegöl sadece sanayisiyle değil, genç aklıyla da büyüyen bir şehir olabilir.
***
İnegöl’de gençlere en güzel yatırım örneğini Nöbetçi Kitaphane’yi verebiliriz.
“Kütüphaneler erken kapanıyor.” Taleplerine kulak veren İnegöl yönetimi hemen bu uygulamayı devreye alarak önemli bir ihtiyacı giremiş oldu.
Bu bize şunu gösteriyor:
Gençlerin söylediği şeyler “küçük” değil, doğru okunduğunda doğrudan çözüme dönüşebiliyor.
***
Bu tür organizasyonlar her zaman umut verir.
Ama asıl mesele şu:
Söylenenler ne kadar hayata geçecek?
Gençler bugün konuştu.
Yarın da sonuç görmek isteyecek.
Eğer bu süreç gerçekten takip edilir, geri bildirimler projeye dönüşür ve gençler sürecin içinde tutulursa, İnegöl önemli bir model haline gelebilir.
***
Bu tür çalışamların özetine baktığımızda; İnegöl’de bugün verilen mesaj net…
Gençler sadece dinlenen değil, yön veren bir güç olmak istiyor.
Yerel yönetimlerin de artık bu gerçeği kabul etmesi gerekiyor.
Çünkü şehirler artık sadece yollarla, binalarla değil;
fikirlerle, katılımla ve genç akılla büyüyor.
SEVGİYLE KALIN!