SON DAKİKA
Hava Durumu

YILDIRIM’DA GÜZEL ŞEYLER OLUYOR

Yazının Giriş Tarihi: 19.10.2026 17:53
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.10.2026 17:53

Yıldırım’da yeni kültür sanat sezonunun kapıları, yalnızca bir etkinlik takvimiyle değil, insanı merkeze alan bir anlayışla açıldı. Açılışa ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Kevser Öztürk, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, MHP İl Başkan Yardımcısı Mustafa Dinçer, Necip Fazıl Kısakürek’in torunları Şeyma Kısakürek Sönmezocak ile Emrah Kısakürek, ünlü sunucu Alp Kırşan, yapımcı ve yönetmen Murat Çeri, ünlü oyuncular Deniz Barut, Caner Topçu, Hakan Meriçliler ve sanatseverler katıldı.

Bu bağlamda…

Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programı, sergisiyle, filmiyle ve söyleşisiyle sanatın farklı yüzlerini bir araya getirdi. Ancak bu buluşmanın asıl kıymeti, salonda yaşananlardan biraz daha fazlasındaydı. Çünkü mesele yalnızca sanatla buluşmak değil, sanatın insana ne kattığını yeniden hatırlamaktı.

Yıldırım Belediyesi’nin 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu için seçtiği bu tema, üzerinde durmayı fazlasıyla hak ediyor.

Necip Fazıl Kısakürek’in özel eşyalarının, fotoğraflarının ve kitaplarının yer aldığı sergi, geçmişle bugün arasında anlamlı bir köprü kurdu. Bir insanı, bir düşünce dünyasını ve bir dönemin izlerini tanımak; bazen sayfalar dolusu bilgi okumaktan çok daha fazlasını anlatır. Bir eşya, bir fotoğraf ya da yıllar önce yazılmış bir kitap, bizi hiç yaşamadığımız zamanlara götürebilir. Üstelik yalnızca geçmişi tanımamızı değil, bugünü de sorgulamamızı sağlar.

Ardından izleyiciyle buluşan Bir Adam Yaratmak filmi ve gösterim sonrasındaki söyleşi, bu düşünsel yolculuğu başka bir boyuta taşıdı. Edebiyatın sinemayla, düşüncenin görüntüyle buluştuğu bu program, sanatın farklı dallarının birbirini nasıl beslediğini de gösterdi. Yönetmen Murat Çeri ve oyuncularla gerçekleştirilen söyleşi ise eserin perde arkasına uzanarak izleyicilere farklı bir bakış açısı sundu.

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın konuşmasında vurguladığı insan merkezli yaklaşım da burada önem kazanıyor. Kültür ve sanat, yalnızca boş zamanları değerlendirmek için başvurulan alanlar değildir. İnsanın kendisini tanımasına, başkasının duygusunu anlamasına, farklı düşüncelere kulak vermesine ve dünyaya daha geniş bir pencereden bakmasına imkân sağlar. Bir tiyatro oyunu bazen söyleyemediğimiz bir sözü söyler. Bir kitap, yıllardır cevabını aradığımız soruyu önümüze koyar. Bir film, hiç tanımadığımız bir insanın acısını kendi acımız gibi hissettirebilir.

Yıldırım’da hayata geçirilen kültür sanat çalışmalarının yanı sıra duyurulan Uludağ Tiyatro Okulu da önemli bir gelişme.

Gelişme diyorum…Çünkü, çocukların ve gençlerin yalnızca sanat izleyen değil, sanat üreten bireyler olarak yetişmesi düşüncesi, üzerinde durulması gereken bir hedef. Her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir yetenek, her gencin içinde anlatılmayı bekleyen bir hikâye olabilir. Önemli olan, o hikâyenin ortaya çıkabileceği ortamı hazırlamak.

Bir tiyatro okulunun değeri de yalnızca geleceğin oyuncularını yetiştirmesiyle ölçülmez. Sahneye çıkan bir genç, kendini ifade etmeyi öğrenir. Başkasının hikâyesini canlandıran bir çocuk, empati kurmayı deneyimler. Bir metni yorumlayan, bir karakteri anlamaya çalışan insan, kendi düşüncelerini de yeniden gözden geçirir. Sanatın dönüştürücü gücü biraz da buradan gelir.

Elbette bütün bu hedeflerin gerçek karşılığını bulması, programların sürekliliğine, toplumun farklı kesimlerine ulaşmasına ve gençlerin bu imkânlardan ne ölçüde yararlanabildiğine bağlı. Kültür sanat faaliyetleri birkaç salonun duvarları arasında kalmamalı; mahallenin, okulun, ailenin ve gündelik hayatın bir parçası hâline gelmeli. Bir çocuğun ilk kez tiyatroyla tanışması, bir gencin ilk kez kendi yazdığı metni paylaşması ya da bir vatandaşın yıllardır merak ettiği bir sanat dalına adım atması, bazen büyük bir açılış töreninden çok daha kalıcı sonuçlar doğurabilir.

Yıldırım’ın tarihî ve kültürel birikimi düşünüldüğünde, önünde böyle bir imkân var. Geçmişin mirasını korumak kadar onu yeni kuşakların diliyle yeniden anlatmak da önemli. Gelenekle geleceği buluşturmak, kültürü yalnızca hatırlanan bir değer olmaktan çıkarıp yaşayan bir deneyime dönüştürmek gerekiyor.

Yeni kültür sanat sezonunun Yıldırım’a ve Bursa’ya en büyük katkısı da bu olabilir: İnsanların birbirini daha iyi anladığı, gençlerin kendilerini ifade edecek alanlar bulduğu, düşüncenin ve estetiğin gündelik hayatın içinde daha fazla yer tuttuğu bir şehir iklimi oluşturmak.

Çünkü bir şehri yalnızca yolları, binaları ve meydanları ayakta tutmaz. O şehre ruh veren, içinde yaşayan insanların hayalleri, düşünceleri, hatıraları ve birbirlerine gösterdikleri saygıdır.

Yıldıırm’da güzel şeyler oluyor.

SEVGİYLE KALIN!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.