Bursa’da kentsel dönüşüm denilince ilk neresi akla geliyor diye sorarsanız, hiç düşünmeden Yıldırım derim.
Son yıllara Oktay Yılmaz başkanlığında başlayan kentsel dönüşüm hız kesmiyor. Bir çok mahallede bu dönüşüm devam ediyor.
Biliyoruz ki…
Bir şehrin geleceği yalnızca yükselen binalarla değil, o binaların içinde yaşayan insanların kendilerini ne kadar güvende hissettikleriyle şekillenir. Çünkü şehir dediğimiz şey beton yığınlarından ibaret değildir. İnsanıyla, sokaklarıyla, sosyal yaşamıyla ve geleceğe dair taşıdığı umutlarla bir bütündür.
İşte Yıldırım da bugün tam olarak böyle bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor.
Özellikle deprem gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda kentsel dönüşümün artık ertelenebilecek bir mesele olmadığı açık. Eskiyen yapıların yenilenmesi, güvenli konutların inşa edilmesi ve şehirlerin geleceğe hazırlanması hepimizin ortak sorumluluğu. Bu noktada yerel yönetimlere büyük görev düşüyor.
Şehrin paydaşları depremi dönüşümü hemen her platformda dile getiriyor fakat iş uygulamaya gelince biraz ağır hareket ediliyor. Yıldırım Belediyesi bu işi en doğru şekilde yapan tek ilçe diyebiliriz.
Bu bağlamda…
Yıldırım Belediyesi'nin 30 bin güvenli konut hedefiyle sürdürdüğü çalışmalar da bu açıdan dikkat çekici. Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'ın öncülüğünde yürütülen projeler, ilçenin geleceğine yönelik önemli bir hedef ortaya koyuyor.
Ancak burada asıl önemli olan yalnızca kaç binanın yenilendiği değil, dönüşümün nasıl gerçekleştirildiğidir.
Çünkü kentsel dönüşüm, eski binayı yıkıp yerine yenisini yapmak kadar basit bir süreç değil. İnsanların yaşam alanlarını, mahalle kültürünü, sosyal ihtiyaçlarını ve ekonomik koşullarını da hesaba katmak gerekiyor. Yeşil alanları, sosyal donatıları, ticari yaşam merkezlerini ve ulaşım imkânlarını düşünmeden yapılan bir dönüşüm, şehirleri yalnızca betonlaştırır.
Yıldırım'ın dönüşüm vizyonunda bu bütüncül yaklaşımın öne çıkarılması önemli.
Başkan Oktay Yılmaz'ın İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) üyeleriyle bir araya gelmesi de bu açıdan anlamlı. Çünkü böylesine büyük bir dönüşümün yalnızca belediyenin imkânlarıyla gerçekleştirilmesi kolay değil. Müteahhitlerin, mimarların, mühendislerin, kamu kurumlarının ve en önemlisi vatandaşların aynı hedef doğrultusunda buluşması gerekiyor.
Yılmaz'ın ortaya koyduğu 30 bin güvenli konut hedefi, bugüne kadar tamamlanan ve yapımı süren yaklaşık 5 bin bağımsız birim ve önümüzdeki dönemde inşa sürecinin başlatılması planlanan 2 bin 500 bağımsız birim, çalışmaların ölçeğini ortaya koyuyor.
Çınarönü, Mevlana ve Mimar Sinan'da tamamlanan projeler, Ulus, Davutkadı-Yediselviler ve Şirinevler'de devam eden çalışmalar ise dönüşümün ilçenin farklı noktalarına yayıldığını gösteriyor.
Elbette rakamlar önemli. Ancak dönüşümün gerçek başarısı, vatandaşın yeni evinde huzurla oturabilmesiyle ölçülecek.
Burada özellikle altını çizmek gereken bir başka konu da ortak akıl. Kentsel dönüşümde vatandaşın rızasını, mülkiyet haklarını ve beklentilerini dikkate almayan hiçbir projenin uzun vadede başarıya ulaşması kolay değil. Bu nedenle belediyenin sektör temsilcileriyle kurduğu iletişim kadar vatandaşlarla kuracağı güçlü diyalog da belirleyici olacak.
Yıldırım'ın önünde büyük bir fırsat var. Bu fırsat, ilçeyi yalnızca yapı stokunu yenileyerek değil, daha yaşanabilir, daha güvenli ve daha planlı bir kent kimliğine kavuşturarak değerlendirmekten geçiyor.
Yıldırım'ın geleceği de işte bu anlayışla şekillenecek.
Çünkü Yıldırımlılar ilçeyi, sağlam temeller, doğru kararlarla ve ortak iradeyle inşa etmek istiyorlar.
SEVGİYLE KALIN!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Emine KAYA
YILDIRIM’IN DÖNÜŞMESİ UMUT VERİYOR
Bursa’da kentsel dönüşüm denilince ilk neresi akla geliyor diye sorarsanız, hiç düşünmeden Yıldırım derim.
Son yıllara Oktay Yılmaz başkanlığında başlayan kentsel dönüşüm hız kesmiyor. Bir çok mahallede bu dönüşüm devam ediyor.
Biliyoruz ki…
Bir şehrin geleceği yalnızca yükselen binalarla değil, o binaların içinde yaşayan insanların kendilerini ne kadar güvende hissettikleriyle şekillenir. Çünkü şehir dediğimiz şey beton yığınlarından ibaret değildir. İnsanıyla, sokaklarıyla, sosyal yaşamıyla ve geleceğe dair taşıdığı umutlarla bir bütündür.
İşte Yıldırım da bugün tam olarak böyle bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor.
Özellikle deprem gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda kentsel dönüşümün artık ertelenebilecek bir mesele olmadığı açık. Eskiyen yapıların yenilenmesi, güvenli konutların inşa edilmesi ve şehirlerin geleceğe hazırlanması hepimizin ortak sorumluluğu. Bu noktada yerel yönetimlere büyük görev düşüyor.
Şehrin paydaşları depremi dönüşümü hemen her platformda dile getiriyor fakat iş uygulamaya gelince biraz ağır hareket ediliyor. Yıldırım Belediyesi bu işi en doğru şekilde yapan tek ilçe diyebiliriz.
Bu bağlamda…
Yıldırım Belediyesi'nin 30 bin güvenli konut hedefiyle sürdürdüğü çalışmalar da bu açıdan dikkat çekici. Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'ın öncülüğünde yürütülen projeler, ilçenin geleceğine yönelik önemli bir hedef ortaya koyuyor.
Ancak burada asıl önemli olan yalnızca kaç binanın yenilendiği değil, dönüşümün nasıl gerçekleştirildiğidir.
Çünkü kentsel dönüşüm, eski binayı yıkıp yerine yenisini yapmak kadar basit bir süreç değil. İnsanların yaşam alanlarını, mahalle kültürünü, sosyal ihtiyaçlarını ve ekonomik koşullarını da hesaba katmak gerekiyor. Yeşil alanları, sosyal donatıları, ticari yaşam merkezlerini ve ulaşım imkânlarını düşünmeden yapılan bir dönüşüm, şehirleri yalnızca betonlaştırır.
Yıldırım'ın dönüşüm vizyonunda bu bütüncül yaklaşımın öne çıkarılması önemli.
Başkan Oktay Yılmaz'ın İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) üyeleriyle bir araya gelmesi de bu açıdan anlamlı. Çünkü böylesine büyük bir dönüşümün yalnızca belediyenin imkânlarıyla gerçekleştirilmesi kolay değil. Müteahhitlerin, mimarların, mühendislerin, kamu kurumlarının ve en önemlisi vatandaşların aynı hedef doğrultusunda buluşması gerekiyor.
Yılmaz'ın ortaya koyduğu 30 bin güvenli konut hedefi, bugüne kadar tamamlanan ve yapımı süren yaklaşık 5 bin bağımsız birim ve önümüzdeki dönemde inşa sürecinin başlatılması planlanan 2 bin 500 bağımsız birim, çalışmaların ölçeğini ortaya koyuyor.
Çınarönü, Mevlana ve Mimar Sinan'da tamamlanan projeler, Ulus, Davutkadı-Yediselviler ve Şirinevler'de devam eden çalışmalar ise dönüşümün ilçenin farklı noktalarına yayıldığını gösteriyor.
Elbette rakamlar önemli. Ancak dönüşümün gerçek başarısı, vatandaşın yeni evinde huzurla oturabilmesiyle ölçülecek.
Burada özellikle altını çizmek gereken bir başka konu da ortak akıl. Kentsel dönüşümde vatandaşın rızasını, mülkiyet haklarını ve beklentilerini dikkate almayan hiçbir projenin uzun vadede başarıya ulaşması kolay değil. Bu nedenle belediyenin sektör temsilcileriyle kurduğu iletişim kadar vatandaşlarla kuracağı güçlü diyalog da belirleyici olacak.
Yıldırım'ın önünde büyük bir fırsat var. Bu fırsat, ilçeyi yalnızca yapı stokunu yenileyerek değil, daha yaşanabilir, daha güvenli ve daha planlı bir kent kimliğine kavuşturarak değerlendirmekten geçiyor.
Yıldırım'ın geleceği de işte bu anlayışla şekillenecek.
Çünkü Yıldırımlılar ilçeyi, sağlam temeller, doğru kararlarla ve ortak iradeyle inşa etmek istiyorlar.
SEVGİYLE KALIN!