Bursa’da siyaset de ekonomi de hiçbir zaman düz gitmez; ya virajlıdır ya da sürprizli. Son günlerde Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken kulisler de tam gaz kaynıyor. “Kim aday olacak, kim kimin karşısına çıkacak?” derken, sabah sabah yapılan bir kahvaltı daveti yine gündemin yönünü değiştirdi diyebiliriz.
Mekân belli: Sağıroğlu Restaurant. Müdavimler belli. Dostum-arkadaşım Şenol Kul'un başkanlığını yaptığı eski ANAP’lılar. Siyaset görmüş ama dostluğu bırakmamış benim de muhabirlik döneminden tanıdığım ve her defasında davet edildiğim dostluk grubu… Hani şu “emekli olduk ama muhabbetten değil” diyen mütevazi güzel insanlar. Masada Trabzon haşlaması var ama asıl lezzet sohbette.
Konuk kim? BTSO Başkanı İbrahim Burkay.
Burkay söze öyle klasik girişlerden yapmadı. Direkt Turgut Özal’lı bir anıyla açtı konuyu. “Yurt dışına çıkın, makine getirin, ihracat yapın” demiş Özal. Bugün geldiğimiz noktayı da buna bağladı. Yani lafın özü şu: “Adam yıllar önce söylemiş, biz de yapmışız, iyi ki de yapmışız.”
Masada herkesin kafasında aynı soru var aslında: “Seçimde ne olacak?”
Burkay konuya değinmedi,ama bana ulaşan bilgiye göre ilgili yerlerin bile ,seçimlerden sonra yola devam etmesini istediği. Kulislerin diğer ismi İş insanı Özer Matlı için de “Borsada devam et” bilgisinin verileceği ifade edildi .Başkan İbrahim Burkay açık açık söylemese de satır arasında adaylığı net: Bursa farklı bir şehir. Birileri oyun oynamak istensede, herkes işine bakacak.
Gelelim sohbetin en can alıcı kısmına…
Burkay dünyadan örnekler verdi. “Amerika 51 eyalet ama Kaliforniya hepsinden zengin” dedi. Mesaj açık: “Şehir önemli arkadaş!” Yani Bursa’yı Bursa'da atılan adımları küçümseyen varsa bir daha düşünsün.
Sonra aldı bizi 70’lere götürdü. Organize Sanayi Bölgesi kurulurken atılan manşetleri hatırlattı: “Bu bataklığa sanayi mi yapılır?” demişler. Bugün gelinen noktaya bakınca insanın aklına tek şey geliyor: Demek ki bazen riski alan kazanıyor..
Burkay’ın altını çizdiği bir cümle var ki, bence günün özeti: “Her dönemin gerçekleri var. Doğruyu herkes görüyor, önemli olan kim aksiyon alıyor.”
İşte Bursa’nın hikâyesi de biraz bu aslında. Konuşan çok, yapan az. Yapan da tarih yazıyor.
Tabii konu buraya kadar nostaljiyle geldi ama işin aslı dijitalde bitiyor. Burkay açık açık söyledi: “Konvansiyonel ticaret bitti.”
E-ticaret almış başını gidiyor. Her yıl yüzde 100 büyüyor. Millet gece pijamayla alışveriş yapıyor. Başkan da itiraf etti zaten: “Ben yapmam ama evdekiler yapıyor.”
Yani durum şu: Sen istemesen de dünya değişiyor. Görmezden gelirsen, oyun dışı kalırsın.
“Teknosab” dediğimiz proje de tam burada devreye giriyor. Bunun dışında 210 milyon dolarlık lojistik yatırımı, yeni nesil iş modelleri, veri merkezleri… Yani Bursa klasik sanayiden çıkıp başka bir lige geçmeye hazırlanıyor.
Eskiden fabrika kur, üret, sat… Bitti o iş. Şimdi lojistik, finans, veri, teknoloji… Kim bu oyunu doğru okursa o kazanacak.
Toparlarsak…
O sabah masada haşlama bahaneydi ama sohbet bayağı doyurucuydu. Eski siyaset kokusu, yeni ekonomi vizyonuyla karıştı. Bir yanda Özal’ın ruhu, diğer yanda dijital çağın gerçekleri…
Bursa yine bildiğimiz gibi: Hem geçmişiyle konuşuyor, hem geleceğe kafa yoruyor.
Ama en önemli soru hâlâ masada duruyor: Konuşmaya devam mı edeceğiz, yoksa gerçekten harekete mi geçeceğiz?
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
Başkan Burkay'dan net mesaj geldi…
Bursa’da siyaset de ekonomi de hiçbir zaman düz gitmez; ya virajlıdır ya da sürprizli. Son günlerde Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken kulisler de tam gaz kaynıyor. “Kim aday olacak, kim kimin karşısına çıkacak?” derken, sabah sabah yapılan bir kahvaltı daveti yine gündemin yönünü değiştirdi diyebiliriz.
Mekân belli: Sağıroğlu Restaurant. Müdavimler belli. Dostum-arkadaşım Şenol Kul'un başkanlığını yaptığı eski ANAP’lılar. Siyaset görmüş ama dostluğu bırakmamış benim de muhabirlik döneminden tanıdığım ve her defasında davet edildiğim dostluk grubu… Hani şu “emekli olduk ama muhabbetten değil” diyen mütevazi güzel insanlar. Masada Trabzon haşlaması var ama asıl lezzet sohbette.
Konuk kim? BTSO Başkanı İbrahim Burkay.
Burkay söze öyle klasik girişlerden yapmadı. Direkt Turgut Özal’lı bir anıyla açtı konuyu. “Yurt dışına çıkın, makine getirin, ihracat yapın” demiş Özal. Bugün geldiğimiz noktayı da buna bağladı. Yani lafın özü şu: “Adam yıllar önce söylemiş, biz de yapmışız, iyi ki de yapmışız.”
Masada herkesin kafasında aynı soru var aslında: “Seçimde ne olacak?”
Burkay konuya değinmedi,ama bana ulaşan bilgiye göre ilgili yerlerin bile ,seçimlerden sonra yola devam etmesini istediği. Kulislerin diğer ismi İş insanı Özer Matlı için de “Borsada devam et” bilgisinin verileceği ifade edildi .Başkan İbrahim Burkay açık açık söylemese de satır arasında adaylığı net: Bursa farklı bir şehir. Birileri oyun oynamak istensede, herkes işine bakacak.
Gelelim sohbetin en can alıcı kısmına…
Burkay dünyadan örnekler verdi. “Amerika 51 eyalet ama Kaliforniya hepsinden zengin” dedi. Mesaj açık: “Şehir önemli arkadaş!” Yani Bursa’yı Bursa'da atılan adımları küçümseyen varsa bir daha düşünsün.
Sonra aldı bizi 70’lere götürdü. Organize Sanayi Bölgesi kurulurken atılan manşetleri hatırlattı: “Bu bataklığa sanayi mi yapılır?” demişler. Bugün gelinen noktaya bakınca insanın aklına tek şey geliyor: Demek ki bazen riski alan kazanıyor..
Burkay’ın altını çizdiği bir cümle var ki, bence günün özeti: “Her dönemin gerçekleri var. Doğruyu herkes görüyor, önemli olan kim aksiyon alıyor.”
İşte Bursa’nın hikâyesi de biraz bu aslında. Konuşan çok, yapan az. Yapan da tarih yazıyor.
Tabii konu buraya kadar nostaljiyle geldi ama işin aslı dijitalde bitiyor. Burkay açık açık söyledi: “Konvansiyonel ticaret bitti.”
E-ticaret almış başını gidiyor. Her yıl yüzde 100 büyüyor. Millet gece pijamayla alışveriş yapıyor. Başkan da itiraf etti zaten: “Ben yapmam ama evdekiler yapıyor.”
Yani durum şu: Sen istemesen de dünya değişiyor. Görmezden gelirsen, oyun dışı kalırsın.
“Teknosab” dediğimiz proje de tam burada devreye giriyor. Bunun dışında 210 milyon dolarlık lojistik yatırımı, yeni nesil iş modelleri, veri merkezleri… Yani Bursa klasik sanayiden çıkıp başka bir lige geçmeye hazırlanıyor.
Eskiden fabrika kur, üret, sat… Bitti o iş. Şimdi lojistik, finans, veri, teknoloji… Kim bu oyunu doğru okursa o kazanacak.
Toparlarsak…
O sabah masada haşlama bahaneydi ama sohbet bayağı doyurucuydu. Eski siyaset kokusu, yeni ekonomi vizyonuyla karıştı. Bir yanda Özal’ın ruhu, diğer yanda dijital çağın gerçekleri…
Bursa yine bildiğimiz gibi: Hem geçmişiyle konuşuyor, hem geleceğe kafa yoruyor.
Ama en önemli soru hâlâ masada duruyor: Konuşmaya devam mı edeceğiz, yoksa gerçekten harekete mi geçeceğiz?
BTSO harekete geçmiş...Koşuyor. Ya diğerleri?