Uzun zamandır tartışmaların odağındaki Bursa’da siyaset yine bildiğiniz gibi… Hani derler ya “film gibi”, vallahi bu sefer fragman değil direkt aksiyon sahnesiyle girdik konuya.
Mustafa Bozbey "Yolsuzluk" iddiasıyla tutuklanınca, İçişleri Bakanlığı tarafından doğal olarak görevden de el çektirilmişti… E haliyle şehirde “Koltuğa hangi partiden kim oturacak?” sorusu aldı başını gitti. Ama aslında olacak olan çok netti: Kanun ne diyorsa o.
Yani?
Başkan yoksa, meclis toplanır, başkan vekilini seçer.
Oldu mu? Oldu.
Dün Büyükşehir Belediye meclisi toplandı, çoğunluk kimde? Cumhur İttifakı’nda. E sonuç? Cumhur ittifakının adayı Şahin Biba çıktı, üç turda da oyları topladı, koltuğa oturdu.
Hayırlı olsun... Bizde sık kullanılan ifadelerle "Allah utandırmasın."
Eeeee Koltuk dediğime bakmayın… mübarek şu günlerde bildiğin elektrikli sandalye gibi, oturması ayrı dert kalkması ayrı.
Meclis toplantısını Yıldırım'da ikinci defa koltuğa oturan başarılı işlere imza atan Oktay Yılmaz yönetti. Saat 12.12… Yani tam “dakika dakika siyaset” kıvamında...
Şimdi gelelim işin biraz daha “Bursa usulü” tarafına…
CHP ne yaptı?
Sanırım İl Başkanlığının da kararıyla CHP'li üyeler meclise girmedi… Ama sokağa indi.
Ortalık bir anda “miting mi var, maç mı var” moduna geçti. Barikatlar zorlandı, camlar kırıldı, Ankara Yolu kapandı… Kent Meydanı’nda oturma eylemi… Yani Bursa bir günlüğüne “sakin şehir” kimliğini askıya aldı.
Arada olan da oldu… CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu biber gazına maruz kalınca, hastanelik oldu. Keşke hiç yaşanmasaydı.
Şimdi işin en can alıcı sorusu:
“CHP ne bekliyordu?”
Yani şöyle mi olsun istediler:
“Başkan bizden, yerine de bizden biri gelsin… Siz de çoğunluksunuz ama bir jest yapın.”
İyi de siyaset “jest” işi değil, “hesap” işidir..
Bu işte 2+2 bazen 5 etmez, hep 4 eder.
Zaten AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan da bir gün öncesinden topa net girerek şu ifadeleri kullanmıştı:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Önce meclisteki tabloya saygı duyun.”
Yani Türkçesi şu:
“Arkadaşlar, skor tabelası ortada.”
Gerçekten de öyle…
Cumhur İttifakı 60 kişi, diğer taraf 45. Bu tabloyu görüp hala “ama biz…” diye başlamak biraz mahalle maçında “ben saymadım” demeye benziyor.
Sokağa taşan kısım için de iki çift laf edelim…
Siyaset yapılır, itiraz edilir, ses yükseltilir… Ama kapı kırarak, cam indirerek değil. Belediye meclisine topluca girme çabası da haliyle “maçı yarıda kesmeye çalışma” gibi algılandı. TBMM'de adalet Bakanı Akın Gürlek'in yemin töreninde ortaya konulmak istenen tavır hala hafızalarda yerini koruyor.
Devlet de “oyun devam” dedi, haklı olarak müdahale etti.
Gelelim işin bundan sonrasına…
Şahin Biba için süreç yeni başlıyor. Ama öyle “koltuğa oturdum, keyfime bakarım” durumu yok. Kirlenmiş isimlerden uzak durması kendi ekibini oluştururken bile ince eleyip sık dokuması kendi yararına olacaktır.
Çünkü önünde büyük bir ihtimal daha var:
Şayet tutuklu Başkan Mustafa Bozbey hakkında süreç mahkûmiyetle sonuçlanırsa, bu sefer iş değişir. Meclis bu kez vekil değil, direkt başkan seçmek durumunda..
Yani Bursa’da dizi yeni başladı… Daha ilk bölümdeyiz, finali konuşan çok ama Yargıtay’daki hele bir dosya her an gündeme gelebilir..
Son olarak şunu ifade etmek istiyorum;
Bursa’da siyaset her zamanki gibi…
Koltuk değişir, tartışma değişmez.
Ama şunu unutmayalım:
Bu işte en çok bağıran değil, en doğru hamleyi yapan kazanır.
Şimdilik sahne değişti, oyuncular yerini aldı…
Perde açık, bakalım ikinci perde nasıl gelecek..
Başkanlık koltuğuna oturan Şahin Biba ile şimdilik "siyasete" reset atılsa da..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
Biba ile "Siyasete" reset atıldı…
Uzun zamandır tartışmaların odağındaki Bursa’da siyaset yine bildiğiniz gibi… Hani derler ya “film gibi”, vallahi bu sefer fragman değil direkt aksiyon sahnesiyle girdik konuya.
Mustafa Bozbey "Yolsuzluk" iddiasıyla tutuklanınca, İçişleri Bakanlığı tarafından doğal olarak görevden de el çektirilmişti… E haliyle şehirde “Koltuğa hangi partiden kim oturacak?” sorusu aldı başını gitti. Ama aslında olacak olan çok netti: Kanun ne diyorsa o.
Yani?
Başkan yoksa, meclis toplanır, başkan vekilini seçer.
Oldu mu? Oldu.
Dün Büyükşehir Belediye meclisi toplandı, çoğunluk kimde? Cumhur İttifakı’nda. E sonuç? Cumhur ittifakının adayı Şahin Biba çıktı, üç turda da oyları topladı, koltuğa oturdu.
Hayırlı olsun... Bizde sık kullanılan ifadelerle "Allah utandırmasın."
Eeeee Koltuk dediğime bakmayın… mübarek şu günlerde bildiğin elektrikli sandalye gibi, oturması ayrı dert kalkması ayrı.
Meclis toplantısını Yıldırım'da ikinci defa koltuğa oturan başarılı işlere imza atan Oktay Yılmaz yönetti. Saat 12.12… Yani tam “dakika dakika siyaset” kıvamında...
Şimdi gelelim işin biraz daha “Bursa usulü” tarafına…
CHP ne yaptı?
Sanırım İl Başkanlığının da kararıyla CHP'li üyeler meclise girmedi… Ama sokağa indi.
Ortalık bir anda “miting mi var, maç mı var” moduna geçti. Barikatlar zorlandı, camlar kırıldı, Ankara Yolu kapandı… Kent Meydanı’nda oturma eylemi… Yani Bursa bir günlüğüne “sakin şehir” kimliğini askıya aldı.
Arada olan da oldu… CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu biber gazına maruz kalınca, hastanelik oldu. Keşke hiç yaşanmasaydı.
Şimdi işin en can alıcı sorusu:
“CHP ne bekliyordu?”
Yani şöyle mi olsun istediler:
“Başkan bizden, yerine de bizden biri gelsin… Siz de çoğunluksunuz ama bir jest yapın.”
İyi de siyaset “jest” işi değil, “hesap” işidir..
Bu işte 2+2 bazen 5 etmez, hep 4 eder.
Zaten AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan da bir gün öncesinden topa net girerek şu ifadeleri kullanmıştı:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Önce meclisteki tabloya saygı duyun.”
Yani Türkçesi şu:
“Arkadaşlar, skor tabelası ortada.”
Gerçekten de öyle…
Cumhur İttifakı 60 kişi, diğer taraf 45. Bu tabloyu görüp hala “ama biz…” diye başlamak biraz mahalle maçında “ben saymadım” demeye benziyor.
Sokağa taşan kısım için de iki çift laf edelim…
Siyaset yapılır, itiraz edilir, ses yükseltilir… Ama kapı kırarak, cam indirerek değil. Belediye meclisine topluca girme çabası da haliyle “maçı yarıda kesmeye çalışma” gibi algılandı. TBMM'de adalet Bakanı Akın Gürlek'in yemin töreninde ortaya konulmak istenen tavır hala hafızalarda yerini koruyor.
Devlet de “oyun devam” dedi, haklı olarak müdahale etti.
Gelelim işin bundan sonrasına…
Şahin Biba için süreç yeni başlıyor. Ama öyle “koltuğa oturdum, keyfime bakarım” durumu yok. Kirlenmiş isimlerden uzak durması kendi ekibini oluştururken bile ince eleyip sık dokuması kendi yararına olacaktır.
Çünkü önünde büyük bir ihtimal daha var:
Şayet tutuklu Başkan Mustafa Bozbey hakkında süreç mahkûmiyetle sonuçlanırsa, bu sefer iş değişir. Meclis bu kez vekil değil, direkt başkan seçmek durumunda..
Yani Bursa’da dizi yeni başladı… Daha ilk bölümdeyiz, finali konuşan çok ama Yargıtay’daki hele bir dosya her an gündeme gelebilir..
Son olarak şunu ifade etmek istiyorum;
Bursa’da siyaset her zamanki gibi…
Koltuk değişir, tartışma değişmez.
Ama şunu unutmayalım:
Bu işte en çok bağıran değil, en doğru hamleyi yapan kazanır.
Şimdilik sahne değişti, oyuncular yerini aldı…
Perde açık, bakalım ikinci perde nasıl gelecek..
Başkanlık koltuğuna oturan Şahin Biba ile şimdilik "siyasete" reset atılsa da..
Beklemekte, hatta izlemekte fayda var...