SON DAKİKA
Hava Durumu

Bu şehir fırsatçılığı affetmez...

Yazının Giriş Tarihi: 27.02.2026 14:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.02.2026 14:50

Ramazan’ın manevi iklimini iliklerimize kadar hissettiğimiz şu günlerde, Bursa’da tarihi ve kutsal mekânlar her zamankinden daha fazla ilgi görüyor.

Emir Sultan Camii, Yeşil Camii, Ulu Camii derken insanlar hem ibadetini yapıyor hem de bu manevi havayı soluyor. Ardından bir soluklanmak, bir nefes almak için yönünü Hanlar Bölgesi’ne çeviriyor.

Hanlar Bölgesi demişken…

Bugün biraz Koza Han’dan bahsedelim.

Malum, geçtiğimiz günlerde Vakıflar Bölge Müdürlüğü uhdesindeki Koza Han’da masa ve sandalyeler gelen şikâyetler üzerine kaldırıldı. Gerekçe neydi? Ortak kullanım alanlarının kapatılması, vatandaşın geçiş güzergâhının daraltılması, çevre düzeninin bozulması…Ard arda gelen şikayetler..

Her zaman olduğu gibi gelişmelerin ardından bir işletme yargı yoluna gitti. Bursa 3. İdare Mahkemesi tahliye işlemi hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Kararın ardından masa ve sandalyeler geçici olarak yeniden yerleştirildi.

Şimdi burada bu şehirde yaşayan insanlar adına da sormak istiyorum;

Mahkeme bu kararı verirken yerinde keşif yapıldı mı? Bölgenin mevcut hali görüldü mü? Bilirkişi raporu ne dedi? 25 yıllık kiracı olmak, kamuya ait ortak alanı istediğin gibi kullanma hakkı verir mi?

Bakın açık konuşalım…

Hiç kimse 25 yıllık kiracı diye vatandaşın hakkını görmezden gelemez. Hiç kimse insanların geçiş yolunu kapatamaz. Hele hele Ramazan ayında, bu mübarek günlerde, insanların sabrını zorlayacak uygulamalara kimsenin hakkı yok.

Bir de fiyat meselesi var.

İddia odur ki,17 liraya mal olan bir kahveyi 175 liraya satmak nedir?

Bir bardak çaya 50-60 lira istemek nedir?

Gitmedim, içmedim. Ama bize ulaşan onlarca şikâyet var. İnsanlar resmen isyan ediyor. “Abi bir kahve içtik, küçük altın parası ödedik” diyen var.

Olmaz.

Hem milleti soyacaksınız, hem ortak alanı kapatacaksınız, hem de iş uygulamaya gelince mahkemeye koşacaksınız… Yok öyle yağma!

Aynı tabloyu daha önce Cumalıkızık’ta gördük. “Köy kahvaltısı” diye 3 harfli marketlerden alınan ürünleri insanların önüne koyup astronomik fiyat isteyenler şimdi sinek avlıyor. Belediye el attı, çeki düzen verilmeye başlandı. Demek ki oluyormuş.

Koza Han için de gereken yapılmalı.

Unutmayalım…

Koza Han, 1491 yılında II. Bayezid tarafından İstanbul’daki cami ve medreselerine gelir sağlamak amacıyla yaptırıldı. Yani burası üç-beş esnafın keyfine göre şekillenecek bir yer değil. Burası milletindir. Bursalınındır.

Kimsenin kara kaşına, kara gözüne, kilosuna, ağırlığına bakarak değerlendirme yapamayız. Millet mağdur olurken susup; masa, sandalye kaldırılınca kıyamet koparmak adalet değildir.

Vakıflar Bölge Müdürlüğü devam eden hukuki süreçte gereken belgeleri süratle mahkemeye sunmalıdır. Belediyeler başta olmak üzere Ticaret İl Müdürlüğü denetçileri bu süreçte denetimlerini artırmalıdır. “Şikâyet gelsin de gidelim” anlayışıyla hiçbir yerde düzen sağlanmamıştır.

Koza Han özgür olmalıdır.

Ama bu özgürlük, başkasının hakkını çiğneme özgürlüğü değildir.

Orada kalacaklarsa çeki düzen verecekler.

Fiyatlarını makul seviyeye çekecekler.

Ortak alanlara saygı gösterecekler.

Aksi halde bugün masa konur, yarın yine kaldırılır. Bu kısır döngü devam eder.

Bursa’nın kalbi olan Hanlar Bölgesi’nde adaletli, düzenli ve vicdanlı bir ticaret anlayışı hâkim olmalıdır. Çünkü bu şehir; fırsatçılığı değil, ahiliği miras almıştır.

Ramazan ayındayız…

Biraz vicdan, biraz insaf… Çok mu?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.