MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ı yıllardır tanırım.
Bursa siyasetinin yetiştirdiği, kendi çizgisi ve duruşu olan isimlerden biridir. Öyle bugün başka, yarın başka konuşanlardan değildir. Nerede durduğu bellidir.
Önceki gün İznik’teydik.
MHP Bursa teşkilatlarının istişare kampının son günündeki toplantıya bazı gazeteci arkadaşlarımızla birlikte biz de katıldık. Büyükataman gündeme dair pek çok konuda önemli açıklamalar yaptı.
Ama benim dikkatimi en çok aile ve gençler konusunda söyledikleri çekti.
Çünkü mesele sadece siyaset değil.
Mesele doğrudan doğruya toplumun temeli olan aile meselesiydi..
Esasen, bizim millet olarak en önemli değerlerimizden biri ailedir. İnsan dediğin sadece parasıyla, makamıyla, tevkisiyle insan olmaz. Namus, haysiyet, dürüstlük, merhamet ve aile gibi değerler insanı insan yapan temel unsurlardır.
Büyükataman, Türkiye’nin küresel ölçekte bir ahlaki ve sosyal erozyonla karşı karşıya olduğunu söyledi. Türkiye'de sapkınlığın yayılması için faaliyet gösteren derneklere Hollanda, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fransa üzerinden fon aktarıldığına ilişkin devletin yürüttüğü incelemelerden söz etti… Aktarılan bu fonlar, karşımızdaki tehdidin küresel çapta bir organizasyon olduğunu açık göstergesi olduğunu üstüne basa basa vurguladı.
Burada bir parantez açmak gerekiyor.
Büyükataman’ın bu açıklamaları gerçekten önemli… Elbette devletin incelemesi, hukukun da gereğini yapması gerekir. Kim ne yapmış, hangi parayı nereden almış, ne için kullanmış; bunların tamamı belgeleriyle ortaya konularak gereği yapılmalıdır.
Ama şu da bir gerçek:
Aileyi zayıflatan, gençleri kötü alışkanlıklara iten, çocukları ve gençleri istismar eden her türlü oluşumun karşısında olmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Büyükataman’ın sözleri de esas itibarıyla bu hassasiyet üzerinden şekillendi.
Gençlik elden giderse gerisi zor
“Gençlik nereye gidiyor?” diye yıllardır soruyoruz.
Aslında cevap çok uzağımızda değil.
Çocuklarımızın elinde telefon, sosyal medyada geçirilen saatler ortada. Bir tarafta aile çocuğunu korumaya çalışıyor, diğer tarafta sosyal medya algoritmaları neyi önüne koyacağını kendisi belirliyor.
İşin doğrusu şu;
Çocuklarımızı sadece okulda değil, evde de korumak zorundayız.
Devlet görevini yapacak, aile görevini yapacak, okul görevini yapacak. Sosyal medya şirketleri de sorumluluktan kaçamayacak…
Çünkü çocuk söz konusuysa “Bana ne?” deme lüksümüz yok.
Aile varsa hayat var
Büyükataman’ın dikkat çektiği bir başka nokta ise “Devlet gereğini yapıyor MHP olarak bizde işin takipçisiyiz…”
Bakın;
Evinde huzuru olmayan insanın cebindeki paranın çokluğu ne işe yarar?
İnsan bazen bir sofranın etrafında toplanan ailesiyle, bir evladının “Baba” demesiyle, eşinin “Hoş geldin” demesiyle mutlu olur.
Kısacası hayatın hesabı sadece banka hesabından ibaret değildir.
Aile varsa hayat var…
İznik kampında gündeme gelen bir diğer önemli başlık ise “Terörsüz Türkiye” süreciydi.
Büyükataman, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı tarihi çağrıya dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ve duruşuyla sürecin devlet politikası haline geldiğini ifade etti.
MHP’nin bu konuda sorumluluk almaktan kaçınmadığını belirten Büyükataman, sürecin hukuki boyut kazandığını da söyledi.
Burada özellikle altı çizilmesi gereken nokta şu:
Terör örgütleriyle mücadelede şehitlerimizin, gazilerimizin ve onların ailelerinin hassasiyetleri göz ardı edilmediği, yapılan algı operasyonlarının da boşa düşürüldüğü İsmet Büyükataman’ın açıklamalarıyla bir kez daha netlik kazandı.
Devletin terörle mücadelede atacağı her adımın milletin güvenliği, ülkenin bütünlüğü ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Siyasetin sloganı başka, devletin sorumluluğu başkadır.
MHP’nin İznik kampından benim çıkardığım en önemli mesaj ise şu:
Türkiye’nin önünde sadece ekonomik sorunlar yok.
Aile var, gençlik var, sosyal medya var, uyuşturucu ve suçla mücadele var, terör meselesi var, toplumsal dayanışma var.
Yani mesele büyük.
Büyükataman’ın açıklamalarına bakılırsa Türkiye’nin güvenliğinin sadece sınırda nöbet tutmakla sınırlı olmadığı, Aileyi korumak da bir güvenlik meselesi olarak karşımıza çıkıyor. Gençliği korumak da bir gelecek meselesidir.
Sözün özü;
Siyasetçiler konuşur, gazeteciler yazar, vatandaş dinler…
Ama işin sonunda hepimiz aynı gemideyiz.
Çocuklarımızın geleceği, ailelerimizin huzuru ve ülkemizin güvenliği söz konusuysa, burada parti tabelasından önce memleket meselesine bakmak gerekiyor.
İznik’te MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman tarafından verilen mesajın özü de bana göre tam olarak buydu….
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
Büyükataman’dan İznik’te net mesajlar…
MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ı yıllardır tanırım.
Bursa siyasetinin yetiştirdiği, kendi çizgisi ve duruşu olan isimlerden biridir. Öyle bugün başka, yarın başka konuşanlardan değildir. Nerede durduğu bellidir.
Önceki gün İznik’teydik.
MHP Bursa teşkilatlarının istişare kampının son günündeki toplantıya bazı gazeteci arkadaşlarımızla birlikte biz de katıldık. Büyükataman gündeme dair pek çok konuda önemli açıklamalar yaptı.
Ama benim dikkatimi en çok aile ve gençler konusunda söyledikleri çekti.
Çünkü mesele sadece siyaset değil.
Mesele doğrudan doğruya toplumun temeli olan aile meselesiydi..
Esasen, bizim millet olarak en önemli değerlerimizden biri ailedir. İnsan dediğin sadece parasıyla, makamıyla, tevkisiyle insan olmaz. Namus, haysiyet, dürüstlük, merhamet ve aile gibi değerler insanı insan yapan temel unsurlardır.
Büyükataman, Türkiye’nin küresel ölçekte bir ahlaki ve sosyal erozyonla karşı karşıya olduğunu söyledi. Türkiye'de sapkınlığın yayılması için faaliyet gösteren derneklere Hollanda, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fransa üzerinden fon aktarıldığına ilişkin devletin yürüttüğü incelemelerden söz etti… Aktarılan bu fonlar, karşımızdaki tehdidin küresel çapta bir organizasyon olduğunu açık göstergesi olduğunu üstüne basa basa vurguladı.
Burada bir parantez açmak gerekiyor.
Büyükataman’ın bu açıklamaları gerçekten önemli… Elbette devletin incelemesi, hukukun da gereğini yapması gerekir. Kim ne yapmış, hangi parayı nereden almış, ne için kullanmış; bunların tamamı belgeleriyle ortaya konularak gereği yapılmalıdır.
Ama şu da bir gerçek:
Aileyi zayıflatan, gençleri kötü alışkanlıklara iten, çocukları ve gençleri istismar eden her türlü oluşumun karşısında olmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Büyükataman’ın sözleri de esas itibarıyla bu hassasiyet üzerinden şekillendi.
Gençlik elden giderse gerisi zor
“Gençlik nereye gidiyor?” diye yıllardır soruyoruz.
Aslında cevap çok uzağımızda değil.
Çocuklarımızın elinde telefon, sosyal medyada geçirilen saatler ortada. Bir tarafta aile çocuğunu korumaya çalışıyor, diğer tarafta sosyal medya algoritmaları neyi önüne koyacağını kendisi belirliyor.
İşin doğrusu şu;
Çocuklarımızı sadece okulda değil, evde de korumak zorundayız.
Devlet görevini yapacak, aile görevini yapacak, okul görevini yapacak. Sosyal medya şirketleri de sorumluluktan kaçamayacak…
Çünkü çocuk söz konusuysa “Bana ne?” deme lüksümüz yok.
Aile varsa hayat var
Büyükataman’ın dikkat çektiği bir başka nokta ise “Devlet gereğini yapıyor MHP olarak bizde işin takipçisiyiz…”
Bakın;
Evinde huzuru olmayan insanın cebindeki paranın çokluğu ne işe yarar?
İnsan bazen bir sofranın etrafında toplanan ailesiyle, bir evladının “Baba” demesiyle, eşinin “Hoş geldin” demesiyle mutlu olur.
Kısacası hayatın hesabı sadece banka hesabından ibaret değildir.
Aile varsa hayat var…
İznik kampında gündeme gelen bir diğer önemli başlık ise “Terörsüz Türkiye” süreciydi.
Büyükataman, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı tarihi çağrıya dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ve duruşuyla sürecin devlet politikası haline geldiğini ifade etti.
MHP’nin bu konuda sorumluluk almaktan kaçınmadığını belirten Büyükataman, sürecin hukuki boyut kazandığını da söyledi.
Burada özellikle altı çizilmesi gereken nokta şu:
Terör örgütleriyle mücadelede şehitlerimizin, gazilerimizin ve onların ailelerinin hassasiyetleri göz ardı edilmediği, yapılan algı operasyonlarının da boşa düşürüldüğü İsmet Büyükataman’ın açıklamalarıyla bir kez daha netlik kazandı.
Devletin terörle mücadelede atacağı her adımın milletin güvenliği, ülkenin bütünlüğü ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Siyasetin sloganı başka, devletin sorumluluğu başkadır.
MHP’nin İznik kampından benim çıkardığım en önemli mesaj ise şu:
Türkiye’nin önünde sadece ekonomik sorunlar yok.
Aile var, gençlik var, sosyal medya var, uyuşturucu ve suçla mücadele var, terör meselesi var, toplumsal dayanışma var.
Yani mesele büyük.
Büyükataman’ın açıklamalarına bakılırsa Türkiye’nin güvenliğinin sadece sınırda nöbet tutmakla sınırlı olmadığı, Aileyi korumak da bir güvenlik meselesi olarak karşımıza çıkıyor. Gençliği korumak da bir gelecek meselesidir.
Sözün özü;
Siyasetçiler konuşur, gazeteciler yazar, vatandaş dinler…
Ama işin sonunda hepimiz aynı gemideyiz.
Çocuklarımızın geleceği, ailelerimizin huzuru ve ülkemizin güvenliği söz konusuysa, burada parti tabelasından önce memleket meselesine bakmak gerekiyor.
İznik’te MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman tarafından verilen mesajın özü de bana göre tam olarak buydu….