Bizim memlekette siyaset bazen hizmet yarışından çok düğünde sandalye kapmaca oyununa benziyor. Müzik durunca herkes bir koltuğa oturmaya çalışıyor. Son günlerde CHP'de yaşananlara bakınca insanın aklına tam da bu geliyor.
Mutlak butlan kararı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun "arınacağız" çıkışı derken parti içinde adeta büyük temizlik mi var, büyük hesaplaşma mı var, anlamak için insanın yanında hukukçu, siyaset bilimci ve bir de falcı gezdirmesi gerekiyor.
Son olarak 9 milletvekilinin disipline sevk edilmesi ve üyeliklerinin silinmesine yönelik süreç CHP koridorlarını iyice hareketlendirdi. Ankara'da her gün yeni bir kulis, yeni bir dedikodu, yeni bir senaryo yazılıyor. Öyle ki bazı CHP'liler sabah kalkınca önce hava durumuna değil, "Acaba bugün kimi ihraç ettiler?" haberlerine bakar oldu..
İşin Bursa tarafı da ayrı bir hikaye…
CHP seçmeni çay ocağında, kahvede, pazarda aynı soruyu soruyor:
"Şimdi ne olacak?"
Özgür Özel'e yakın duranların mı yüzü gülecek, yoksa Kılıçdaroğlu ekibi mi ipi göğüsleyecek?
Kulislerde konuşulanlara göre Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'ın durumu da merak konusu. Görevden alınacağı yönünde iddialar havada uçuşuyor. Yani CHP'de şu sıralar koltuklar o kadar hareketli ki insan oturmaya korkar. Bir bakmışsın oturduğun koltuk akşam başka birinin olmuş!
Dün Büyükşehir Belediye Meclisi'ni izlerken de ilginç manzaralar vardı. CHP Grup Sözcüsü Avukat Yücel Akbulut, Rüşvet ve Yolsuzluk iddialarıyla tutuklanan Mustafa Bozbey'e destek konuşması yaparken bazı CHP'lilerin ortalarda görünmemesi dikkat çekti.
Hatta sohbet ettiğim bir CHP'li meclis üyesi espriyi patlattı:
"Yakında Yücel Bey grup toplantısını başka bir il başkanıyla yapmak zorunda kalabilir."
Yanımızdakiler güldü ama o kahkahanın içinde biraz endişe, biraz da siyasi hesap vardı.
Bir tarafta Kılıçdaroğlu taraftarları umutlu bekleyişini sürdürüyor. Diğer tarafta Özgür Özel cephesi pes etmiyor. Olağanüstü kurultay için yüzlerce imzanın genel merkeze teslim edildiği ajanslara düştü. Ancak Kılıçdaroğlu cephesi de "Tedbir kararı var, o iş öyle kolay değil" diyerek frene basıyor.
Velhasıl görünen tabloya bakılırsa CHP'de kimse ayağını gazdan çekmiyor.
Parti içinde öyle bir hava oluştu ki herkes birbirine siyaset yapmaktan çok hukuk maddesi anlatıyor. CHP koridorları parti binasından çok adliye kantinine dönmüş durumda.
Bir eski CHP yöneticisinin dediği gibi:
"Özgür Özel büyük fedakarlık yaptı ama sonunda bir hataya yenildi." Doğru mu yanlış mı zaman gösterecek.
Ancak görünen o ki CHP'nin önümüzdeki haftaları oldukça sıcak geçecek.
Bir başka dikkat çeken konu ise üslup meselesi...
Bugün Özgür Özel taraftarlarının kullandığı sert dile, Kılıçdaroğlu taraftarları da aynı sertlikle cevap veriyor. Oysa siyasette bazen söylenen değil, söyleniş şekli kırar insanı.
Çünkü lafın kendisi yara açmaz bazen; tonu açar.
Son tabloya göre CHP'nin Meclis'teki milletvekili sayısı da 138'den 129'a düştü. Bundan sonra kaç kişi Özgür Özel'in yanında saf tutacak, kaç kişi Kemal Bey'in arkasında duracak, bunu da önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Şimdilik CHP cephesinde durum şu:
Kavga bitmedi...
Hakem düdüğü çalmadı...
Tribünler gergin...
Oyuncular birbirine bakıyor...
Ve herkes aynı soruyu soruyor:
"Maçın sonunda kupayı kim kaldıracak?"
Bekleyelim, görelim...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ercan Akyıldız
CHP'de koltuk oyunu; "Kim ayakta kalacak..."
Bizim memlekette siyaset bazen hizmet yarışından çok düğünde sandalye kapmaca oyununa benziyor. Müzik durunca herkes bir koltuğa oturmaya çalışıyor. Son günlerde CHP'de yaşananlara bakınca insanın aklına tam da bu geliyor.
Mutlak butlan kararı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun "arınacağız" çıkışı derken parti içinde adeta büyük temizlik mi var, büyük hesaplaşma mı var, anlamak için insanın yanında hukukçu, siyaset bilimci ve bir de falcı gezdirmesi gerekiyor.
Son olarak 9 milletvekilinin disipline sevk edilmesi ve üyeliklerinin silinmesine yönelik süreç CHP koridorlarını iyice hareketlendirdi. Ankara'da her gün yeni bir kulis, yeni bir dedikodu, yeni bir senaryo yazılıyor. Öyle ki bazı CHP'liler sabah kalkınca önce hava durumuna değil, "Acaba bugün kimi ihraç ettiler?" haberlerine bakar oldu..
İşin Bursa tarafı da ayrı bir hikaye…
CHP seçmeni çay ocağında, kahvede, pazarda aynı soruyu soruyor:
"Şimdi ne olacak?"
Özgür Özel'e yakın duranların mı yüzü gülecek, yoksa Kılıçdaroğlu ekibi mi ipi göğüsleyecek?
Kulislerde konuşulanlara göre Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'ın durumu da merak konusu. Görevden alınacağı yönünde iddialar havada uçuşuyor. Yani CHP'de şu sıralar koltuklar o kadar hareketli ki insan oturmaya korkar. Bir bakmışsın oturduğun koltuk akşam başka birinin olmuş!
Dün Büyükşehir Belediye Meclisi'ni izlerken de ilginç manzaralar vardı. CHP Grup Sözcüsü Avukat Yücel Akbulut, Rüşvet ve Yolsuzluk iddialarıyla tutuklanan Mustafa Bozbey'e destek konuşması yaparken bazı CHP'lilerin ortalarda görünmemesi dikkat çekti.
Hatta sohbet ettiğim bir CHP'li meclis üyesi espriyi patlattı:
"Yakında Yücel Bey grup toplantısını başka bir il başkanıyla yapmak zorunda kalabilir."
Yanımızdakiler güldü ama o kahkahanın içinde biraz endişe, biraz da siyasi hesap vardı.
Bir tarafta Kılıçdaroğlu taraftarları umutlu bekleyişini sürdürüyor. Diğer tarafta Özgür Özel cephesi pes etmiyor. Olağanüstü kurultay için yüzlerce imzanın genel merkeze teslim edildiği ajanslara düştü. Ancak Kılıçdaroğlu cephesi de "Tedbir kararı var, o iş öyle kolay değil" diyerek frene basıyor.
Velhasıl görünen tabloya bakılırsa CHP'de kimse ayağını gazdan çekmiyor.
Parti içinde öyle bir hava oluştu ki herkes birbirine siyaset yapmaktan çok hukuk maddesi anlatıyor. CHP koridorları parti binasından çok adliye kantinine dönmüş durumda.
Bir eski CHP yöneticisinin dediği gibi:
"Özgür Özel büyük fedakarlık yaptı ama sonunda bir hataya yenildi." Doğru mu yanlış mı zaman gösterecek.
Ancak görünen o ki CHP'nin önümüzdeki haftaları oldukça sıcak geçecek.
Bir başka dikkat çeken konu ise üslup meselesi...
Bugün Özgür Özel taraftarlarının kullandığı sert dile, Kılıçdaroğlu taraftarları da aynı sertlikle cevap veriyor. Oysa siyasette bazen söylenen değil, söyleniş şekli kırar insanı.
Çünkü lafın kendisi yara açmaz bazen; tonu açar.
Son tabloya göre CHP'nin Meclis'teki milletvekili sayısı da 138'den 129'a düştü. Bundan sonra kaç kişi Özgür Özel'in yanında saf tutacak, kaç kişi Kemal Bey'in arkasında duracak, bunu da önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Şimdilik CHP cephesinde durum şu:
Kavga bitmedi...
Hakem düdüğü çalmadı...
Tribünler gergin...
Oyuncular birbirine bakıyor...
Ve herkes aynı soruyu soruyor:
"Maçın sonunda kupayı kim kaldıracak?"
Bekleyelim, görelim...